Banka hesaplarının bilgileri dışında dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılması nedeniyle haklarında soruşturma açılan ve kamuoyunda “IBAN mağdurları” olarak bilinen vatandaşlar, Ankara’da dikkat çeken bir eyleme imza attı. TCK 158 Mağdurları Platformu üyeleri, Ulus’taki Zafer Anıtı önünde toplanarak Türk Ceza Kanunu’nun nitelikli dolandırıcılık suçunu düzenleyen 158’inci maddesinin uzlaşma kapsamına alınmasını talep etti. Grup, “TCK 158 uzlaşma istiyor” yazılı pankart açtı.
“MAĞDURKEN SANIK HALİNE GELDİK”
Platform adına basın açıklamasını yapan TCK 158 Mağdurları Platformu Başkanı İlyas Ataş, binlerce vatandaşın iyi niyetle hareket ettiğini söyledi. Ataş, IBAN’ların çoğu zaman iş bulma vaadi, yardım talebi ya da ticari güven ilişkileri gerekçesiyle üçüncü kişilere verildiğini belirtti. Ataş, şu ifadeleri kullandı:
“Vatandaşların IBAN’ları, bilgileri ve açık rızaları olmadan dolandırıcılıkta kullanılmaktadır. Bu işlemler sonucunda asıl dolandırıcılar yerine IBAN sahibi kişiler sanık durumuna düşmektedir. İnsanlar hem dolandırılmakta hem de cezalandırılmaktadır.”
“ZARARI KARŞILASAK DA YARGILANMAYA DEVAM EDİYORUZ”
Mağduriyetin yalnızca maddi boyutla sınırlı olmadığını vurgulayan Ataş, birçok kişinin zararı telafi etmesine rağmen adli süreçlerin sona ermediğini söyledi. Açıklamada, IBAN sahiplerinin farklı illerde açılan çok sayıda dosya nedeniyle adli para cezalarıyla karşı karşıya kaldığı ve her dosya için 3 yıldan 10 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığına dikkat çekildi.
Ataş, 11’inci Yargı Paketi ile bankacılık, kripto ve operatörler alanında önleyici düzenlemeler yapıldığını hatırlatarak, “Bu düzenlemeler yapılmadan önce zaten binlerce kişi mağdur olmuştu. Soruyoruz: Peki mağdurlar ne olacak?” dedi.
“BU ARTIK TOPLUMSAL BİR SORUN”
Asliye Ceza Mahkemelerine devredilen dosyaların çözüm üretmediğini savunan Ataş, bunun yalnızca ağır ceza mahkemelerinin iş yükünü azaltmaya yönelik bir adım olduğunu belirtti:
“Yaşanan tablo artık bireysel bir mağduriyet değildir. Türkiye genelinde binlerce aileyi etkileyen ciddi bir toplumsal sorunla karşı karşıyayız. Talebimiz nettir: TCK 158 uzlaşma kapsamına alınmalıdır.”
“OĞLUM CEZAEVİNDE, PSİKOLOJİSİ BOZULDU”
Eyleme katılan mağdur yakınları da yaşadıkları dramı anlattı. Oğlu cezaevinde bulunan Tuğba Doğan, yaşadıklarını şu sözlerle dile getirdi:
“Oğlum, arkadaşı tarafından IBAN’ını vermesi için ikna ediliyor. Kartının olmadığını söylüyor. Parayı oğlum çekip teslim ediyor. Şu an 16 yıl ceza aldı. Evladımızın psikolojisi tamamen bozuldu. İntihar etme durumuna geldi. Artık bittik, tükendik. Evladımızı istiyoruz.”
IBAN’INI BAŞKASINA KULLANDIRMANIN CEZASI NEDİR?
Türk Ceza Kanunu’na göre, bir banka hesabının bilinçli şekilde dolandırıcılık faaliyetlerinde kullandırılması halinde kişi, “nitelikli dolandırıcılık” suçlamasıyla karşı karşıya kalabiliyor. TCK 158 kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve adli para cezası olarak düzenleniyor. Eğer IBAN sahibi, dolandırıcılık kastı olmaksızın, ihmal veya kandırılma sonucu hesabını kullandırmışsa dahi, uygulamada çoğu zaman sanık sıfatıyla yargılanabiliyor.
Mevcut mevzuatta TCK 158 suçu uzlaşma kapsamında yer almıyor, bu da mağdur ile zarar gören taraf arasında anlaşma sağlansa bile ceza yargılamasının devam etmesine yol açıyor. Hukukçular, özellikle kast unsuru bulunmayan dosyalar için uzlaşma veya daha esnek değerlendirme yapılmasının mağduriyetleri azaltabileceğini belirtiyor.






