Ankara’nın Keçiören ilçesinde 5 Şubat’ta düzenlenen yürüyüşün ardından şeriat ve laiklik tartışması yeniden gündeme taşındı. Sol görüşlü grupların gerçekleştirdiği eyleme tepki gösteren Köklü Değişim Gençlik Kolları, ilçenin farklı noktalarına “İslam’a ve Şeriatı’na sahip çıkıyoruz” mesajı içeren pankartlar astı.

Adalet Bakanı Gürlek, Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Zupancic ile Bir Araya Geldi
Adalet Bakanı Gürlek, Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Zupancic ile Bir Araya Geldi
İçeriği Görüntüle

H B B F8K S W I A A B7M J

Yaşanan gelişmeler, Ankara kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

SOL PARTİ’NİN YÜRÜYÜŞÜ BÜYÜK TEPKİ ÇEKMİŞTİ

5 Şubat akşamı Keçiören İncirli Danişment Kavşağı’nda bir araya gelen SOL Parti üyeleri ve destekçileri, “Karanlığa karşı halk yürüyüşü” adı altında bir eylem gerçekleştirdi. Yürüyüş sırasında “Yaşasın laiklik, kahrolsun şeriat” ve “Bu halka Taliban düzenini dayatamazsınız” sloganları atıldı.

Polis ekipleri, eylem sırasında bölgede güvenlik önlemleri alarak barikat kurdu. Ancak grup, barikatı aşarak Keçiören İlçe Örgütü binası önüne kadar yürüdü. Olay sırasında geniş güvenlik tedbirleri dikkat çekti.

SOL Parti yetkilileri, söz konusu yürüyüşü laiklik mücadelesinin bir parçası olarak değerlendirdiklerini açıkladı. Parti temsilcileri, yaşananların daha geniş kapsamlı “Aydınlık Ülke Yürüyüşleri” sürecinin devamı olduğunu ifade etti.

KÖKLÜ DEĞİŞİM’DEN PANKARTLI KARŞILIK

Yürüyüşte atılan sloganlara tepki gösteren Köklü Değişim Gençlik Kolları ise Keçiören genelinde pankart çalışması yaptı. İlçenin farklı cadde ve noktalarına asılan pankartlarda, “Yaşasın İslam, yaşasın Şeriat, Laikliğe ve gericiliğe karşı İslam Şeriatı’na tam bağlıyız” ifadeleri yer aldı.

H B B F8S Ta0 A Am 2 J

Gençlik yapılanması, söz konusu yürüyüşte atılan sloganları “İslam’a hakaret” olarak nitelendirirken, İslam’a ve şeriata sahip çıkacaklarını deklare ettiklerini duyurdu.

Yaşanan gelişmeler sonrası muhafazakâr çevreler ve bazı sivil toplum kuruluşları, yürüyüşte atılan sloganları “İslam karşıtlığı” ve “inançlara hakaret” olarak değerlendirdi.

Kaynak: Fatma Doğanay