İran ile ABD arasında devam eden temaslar ve nükleer program konusundaki tartışmalar yeni bir gerilime sahne oldu. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD Başkanı Donald Trump’ın iki ülke arasındaki müzakereler ve İran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin yaptığı değerlendirmelere yanıt verdi.
Tahran yönetimi adına açıklamalarda bulunan Bekayi, taraflar arasında mesaj alışverişinin sürdüğünü ancak henüz nihai bir anlaşma veya uzlaşının sağlanamadığını belirtti. İranlı sözcü, özellikle Trump’ın “İran nükleer silah sahibi olmayacağını kabul etmeli” yönündeki ifadelerine karşı çıkarak, ülkesinin bağımsız karar alma hakkına vurgu yaptı.
“47 YIL ÖNCE BUYURGAN DİLİ REDDETTİK”
Bekayi, İran’ın dış baskılarla hareket eden bir ülke olmadığını ifade ederek, Batılı ülkelerin Tahran’a yönelik söylemlerini eleştirdi. İranlı sözcü, “Biz ‘zorunluluk’ ve ‘şöyle yapmalısınız’ anlayışıyla 47 yıl önce vedalaştık. Batılı tarafların İran İslam Cumhuriyeti hakkında konuşurken ‘şöyle olmalı, böyle olmalı’ şeklinde buyurgan bir dil kullanma hakkı yoktur. İran, kararlarını kendi halkının çıkarları ve meşru hakları doğrultusunda alır” ifadelerini kullandı.

“ABLUKANIN KALDIRILACAĞI SÖYLEMİ PROPAGANDA OLABİLİR”
Bekayi, Trump’ın ABD Donanması’nın Hürmüz Boğazı çevresindeki İran limanlarına yönelik uygulamalarının kaldırılabileceğine ilişkin sözlerini de değerlendirdi. Söz konusu uygulamaların başından itibaren hukuka aykırı olduğunu savunan İranlı yetkili, bunun yalnızca İran’a yönelik bir baskı unsuru değil, aynı zamanda uluslararası deniz taşımacılığına müdahale anlamına geldiğini söyledi.
ABD’nin bu konuda atacağı somut adımların beklenmesi gerektiğini belirten Bekayi, açıklamaların fiili uygulamalarla desteklenip desteklenmeyeceğinin zaman içinde görüleceğini ifade etti. İranlı sözcü, bu tür açıklamaların propaganda amacı taşıyabileceğine de dikkat çekerek, “Eğer böyle bir uygulama sona erdirilecekse, aslında birkaç hafta önce başlatılan hukuka aykırı bir girişim de sonlandırılmış olacaktır. En başından beri böyle bir adımın atılmaması gerekiyordu” değerlendirmesinde bulundu.

HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN İRAN-UMMAN VURGUSU
Açıklamalarında Hürmüz Boğazı’nın statüsüne de değinen Bekayi, bölgedeki yönetim ve güvenlik mekanizmalarının İran ile Umman tarafından belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Dünyanın en önemli enerji ve ticaret geçiş noktalarından biri olarak kabul edilen Hürmüz Boğazı’nın iki ülkenin karasularında bulunduğunu hatırlatan Bekayi, uluslararası ticaretin kesintisiz devam etmesinin yanı sıra bölge ülkelerinin güvenlik ve egemenlik haklarının da korunması gerektiğini ifade etti. İranlı sözcü, bu nedenle Tahran ve Maskat yönetimlerinin ortak çıkarları gözeten bir mekanizma üzerinde çalışmasının önem taşıdığını dile getirdi.
“ÖNCELİĞİMİZ SAVAŞIN SONA ERMESİ”
Bekayi, mevcut süreçte İran’ın öncelikli hedefinin bölgede yaşanan çatışma ortamının sona erdirilmesi olduğunu belirtti. Bununla birlikte, kamuoyunda sıkça gündeme gelen nükleer müzakerelere ilişkin ayrıntılı teknik görüşmelerin şu aşamada yürütülmediğini söyledi. İran ile ABD arasında çeşitli kanallardan temasların devam ettiğini ifade eden Bekayi, buna rağmen tarafların henüz kapsamlı ve nihai bir anlaşma noktasına ulaşamadığını vurguladı.




