ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada İran ile yürütülen müzakere sürecine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Trump, İran’ın hiçbir koşul altında nükleer silah sahibi olmaması gerektiğini belirterek, bu konuda net ve bağlayıcı bir anlaşmanın yapılmasının zorunlu olduğunu ifade etti.
Trump ayrıca küresel enerji ve ticaret açısından stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın tamamen açık hale getirilmesi gerektiğini savundu. Boğazda her iki yönde de ticari gemilerin serbest, kesintisiz ve ücretsiz şekilde geçiş yapmasının sağlanmasını isteyen Trump, bölgedeki ticaret akışının önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini dile getirdi.
“DENİZ ABLUKASI KALDIRILDI” İDDİASI
Trump’ın açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri ise Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine ilişkin ifadeleri oldu. ABD Başkanı, bölgede bulunabilecek deniz mayınlarının temizlenmesi gerektiğini belirterek, geçmişte ABD güçlerinin bazı mayınları denizaltı operasyonlarıyla etkisiz hale getirdiğini öne sürdü. Trump, boğazdaki deniz ablukasının kaldırıldığını iddia ederek, gemilerin yeniden normal faaliyetlerine dönebileceğini ve ülkelerine dönüş süreçlerinin başlayabileceğini söyledi.
NÜKLEER MATERYALİN İMHASI İÇİN ULUSLARARASI ÇAĞRI
Trump, İran’ın yer altında depoladığı ileri sürülen zenginleştirilmiş nükleer materyalin uluslararası gözetim altında çıkarılması ve tamamen imha edilmesi gerektiğini de savundu. Bu sürecin İran ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile koordinasyon içerisinde yürütülebileceğini belirten Trump, ABD’nin de gerekli teknik kapasiteye sahip ülkeler arasında bulunduğunu ifade etti. Washington yönetiminin uluslararası iş birliği çerçevesinde söz konusu materyallerin ortadan kaldırılması konusunda rol oynayabileceğini dile getirdi.

GÖZLER BEYAZ SARAY’DAKİ KRİTİK TOPLANTIDA
Trump, müzakerelerle ilgili henüz nihai kararın verilmediğini belirterek değerlendirmelerin Beyaz Saray’daki Durum Odası’nda sürdüğünü açıkladı. ABD Başkanı, taraflar arasındaki görüşmelerde son aşamaya gelindiğini ima ederken, nihai kararını vermek amacıyla Durum Odası’nda gerçekleştirilecek toplantıya katılacağını da duyurdu. Açıklama, Washington’da İran dosyasına ilişkin kritik kararların gündemde olduğu yönündeki beklentileri artırdı.
İRAN CEPHESİNDEN SERT YANIT GELDİ
Trump’ın açıklamaları İran’da ise tepkiyle karşılandı. İran merkezli Fars Haber Ajansı’na konuşan ve adı açıklanmayan kaynaklar, ABD Başkanı’nın değerlendirmelerini “gerçekler ve yalanların karışımı” olarak nitelendirdi. İranlı kaynaklar, Trump’ın müzakere sürecine ilişkin kamuoyuna sunduğu bazı bilgilerin gerçeği yansıtmadığını ve taslak anlaşmanın önemli bölümlerinin çarpıtıldığını savundu. Açıklamalarda, Trump’ın kamuoyunda diplomatik bir başarı görüntüsü oluşturmak istediği öne sürüldü.
“HÜRMÜZ BOĞAZI MADDELER ARASINDA YOK”
Tahran kaynakları özellikle Trump’ın, İran’ın zenginleştirilmiş nükleer materyalinin imha edileceği yönündeki açıklamalarına itiraz etti. Yetkililer, böyle bir maddenin üzerinde uzlaşı sağlanan taslak metinde yer almadığını ileri sürdü.
Aynı şekilde Trump’ın, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı herhangi bir ücret talep etmeden açacağı yönündeki açıklamalarının da taslak anlaşmada bulunmadığı belirtildi. İranlı yetkililer, boğazdaki düzenlemelerin kendi planları doğrultusunda yürütüleceğini ve alınacak kararların Tahran’ın belirlediği çerçevede uygulanacağını ifade etti.

DONDURULMUŞ VARLIKLAR VE ATEŞKES DETAYI
İranlı kaynaklar, kamuoyuna yansımayan bazı önemli başlıklara da dikkat çekti. Açıklamalarda, ABD’nin İran’a ait milyarlarca dolarlık dondurulmuş varlığının serbest bırakılmasının taslak metindeki önemli maddelerden biri olduğu öne sürüldü. Bunun yanında Lübnan’da kapsamlı bir ateşkes sağlanmasına yönelik düzenlemelerin de müzakere edilen başlıklar arasında yer aldığı ifade edildi. İran tarafı, Trump’ın açıklamalarında bu konulara değinmemesini eleştirdi.
HAMANEY CEPHESİNDEN HÜRMÜZ RESTİ
Öte yandan İran basınında yer alan açıklamalarda, Tümgeneral Rızai’nin ABD’ye yönelik sert mesajları da dikkat çekti. Tesnim Haber Ajansı’na konuşan Rızai, ABD ve İsrail’in bölgede ortak bir strateji izlediğini savundu. Rızai, İran’ın bölgedeki varlığının hedef alındığını öne sürerek, “İran var olduğu sürece planladıkları yeni düzenlerin hiçbiri gerçekleşmeyecektir” ifadelerini kullandı.
ABD’nin İran’a yönelik uyguladığı deniz ablukasına da değinen Rızai, Washington yönetiminin bu uygulamayı sonlandırmak zorunda kalacağını söyledi. İranlı komutan, bunun diplomatik yollarla gerçekleşebileceğini ancak sonuç alınamaması halinde farklı yöntemlerin de gündeme gelebileceğini belirtti.
MÜZAKERELERDE BELİRSİZLİK SÜRÜYOR
Washington ve Tahran’dan gelen karşılıklı açıklamalar, taraflar arasında yürütülen müzakerelerde henüz tam bir uzlaşının sağlanamadığını ortaya koydu. Trump, nükleer materyalin imhası ve Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılması gibi başlıkları öne çıkarırken, İran tarafı bu maddelerin taslak anlaşmada yer almadığını savunuyor.




