Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dilekçe Komisyonuna vatandaşlar tarafından iletilen başvurular arasında sosyal haklardan eğitim sistemine, çalışma hayatından idari yapılanmaya kadar farklı konularda talepler yer aldı. Eylül ayı içerisinde komisyona toplam 1.426 dilekçe gönderilirken günlük başvuru ortalaması 48 olarak kaydedildi.
Başvuruların illere göre dağılımında İstanbul ilk sırada yer alırken Ankara ikinci, İzmir ise üçüncü sıraya yerleşti. Başkentte yaşayan vatandaşların da yoğun biçimde başvurduğu komisyon, bireysel ve toplumsal sorunların Meclis'e taşınabildiği başvuru kanalları arasında bulunuyor.
ANKARA'NIN TEKİRDAĞ'A BAĞLANMASI TALEP EDİLDİ
Komisyona iletilen dilekçeler arasındaki en sıra dışı önerilerden biri, Ankara'nın Tekirdağ'a bağlanması oldu. Türkiye'nin başkenti olan Ankara'nın başka bir ile bağlanmasını isteyen başvuru, dilekçelerde yer alan farklı talepler arasında öne çıktı. Ankara'nın idari statüsüne ilişkin bu talep, vatandaşların Meclis'e birbirinden oldukça farklı konularda başvurabildiğini gösteren örneklerden biri oldu.

KADINLARA YÖNELİK SOSYAL MEDYA ZORBALIĞI İÇİN YASA TALEBİ
Dilekçeler arasında kadınlara yönelik sosyal medya zorbalığına karşı özel bir yasal düzenleme yapılması isteği de yer aldı. Dijital platformlarda hakaret, tehdit ve kişilik haklarını hedef alan saldırılarla mücadele edilmesi talebi, başvurulardaki toplumsal konulardan biri olarak öne çıktı.
Türkiye'de sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen eylemler, içeriklerin niteliğine göre mevcut ceza ve hukuk mevzuatı kapsamında değerlendirilebiliyor. Başvuruda ise özellikle kadınlara yönelik sosyal medya zorbalığına karşı düzenleme yapılması istendi.
ÜNİVERSİTELERDE LİSANS EĞİTİMİ ÜÇ YILA İNDİRİLSİN İSTENDİ
Eğitim alanındaki talepler de komisyona sunulan dilekçeler arasında yer buldu. Üniversitelerde lisans eğitiminin dört yıldan üç yıla indirilmesi önerilirken sağlık alanındaki lisans programlarının altı yıla çıkarılması da istendi.
Öneriler, yükseköğretimde eğitim sürelerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin farklı beklentileri gündeme taşıdı. Üniversitelerde eğitim süreleri programın türüne ve ilgili mevzuata göre değişiyor. Lisans eğitiminin süresine ilişkin genel bir değişiklik yapılması ise yükseköğretim sisteminde kapsamlı bir düzenleme gerektiriyor.
60 YAŞ VE ÜZERİNE YEŞİL PASAPORT ÖNERİSİ
Komisyona ulaşan talepler arasında 60 yaş ve üzerindeki vatandaşlara yeşil pasaport hakkı tanınması da bulunuyor. Bu öneriyle yaş kriteri üzerinden daha geniş bir vatandaş grubunun hususi pasaport hakkından yararlanması istendi.

Yeşil pasaport, mevzuatta belirlenen şartları taşıyan kişilere verilen hususi damgalı pasaport türü olarak biliniyor. Mevcut uygulamada hak sahipliği yalnızca yaşa bağlı değil; kişinin statüsü ve ilgili yasal koşullar da belirleyici oluyor. Komisyona sunulan dilekçe ise bu hakkın 60 yaş ve üzerindeki vatandaşları kapsayacak şekilde genişletilmesini talep ediyor.
ÇALIŞMA HAYATI VE SOSYAL GÜVENLİK İÇİN YENİ DÜZENLEME İSTEKLERİ
Çalışma hayatına ilişkin başvurularda iş ilanlarında ücret bilgisinin zorunlu olarak belirtilmesi, yıllık izin süresinin altı haftaya çıkarılması ve istifa eden çalışanlara da kıdem tazminatı ödenmesi yönünde talepler yer aldı. Sosyal güvenlik ve aile hukukuyla ilgili öneriler arasında yoksulluk nafakasının evlilik süresine göre sınırlandırılması ve nafaka süresi sona erdikten sonra ihtiyaç sahiplerine devlet desteği sağlanması da bulunuyor.
Ayrıca kiralık katil tutarak cinayete azmettirenlere en üst sınırdan ceza verilmesi ve mağdur yakınlarının uğradığı zararlar bakımından sorumluluk getirilmesi istendi. Bu başvurular, ceza adaleti ve sosyal politikalar konusunda vatandaşların farklı düzenleme beklentilerini ortaya koydu.
ASKERLİK SONRASI MAAŞ VE BELEDİYELERİN TEK ÇATI ALTINDA TOPLANMASI TALEBİ
Dilekçelerde yer alan bir başka öneri, askerlik hizmeti sırasında psikolojik sorun yaşayan kişilere terhis sonrasında maaş bağlanması oldu. Talep, askerlik sürecinde ortaya çıkan psikolojik sorunların ardından kişilerin ekonomik açıdan desteklenmesine yönelik bir düzenleme yapılmasını içeriyor.
Yerel yönetimlerle ilgili başvurularda ise Türkiye genelindeki bütün belediyelerin “Belediye Genel Müdürlüğü” adı altında tek bir üst kurumda toplanması önerildi. Bunun yanında vatandaşların belirli sayıda imza toplayarak TBMM'ye doğrudan kanun teklifi sunabilmesini sağlayacak bir “halk teşebbüsü hakkı” oluşturulması da talep edildi.
TBMM DİLEKÇE KOMİSYONU BAŞVURULARI NASIL DEĞERLENDİRİYOR?
Anayasa'nın 74'üncü maddesi, vatandaşların kendileriyle veya kamuyla ilgili dilek ve şikâyetlerini yetkili makamlara ve TBMM'ye yazılı olarak iletebilmesini güvence altına alıyor. Dilekçe hakkının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar ise 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun kapsamında düzenleniyor.
TBMM Dilekçe Komisyonu, görev alanına giren başvuruları inceleyebiliyor, gerekli durumlarda ilgili kurum ve kuruluşlardan bilgi ve belge talep edebiliyor ve idari denetim yapılmasını isteyebiliyor. Kanuni düzenleme gerektiren başvurular da değerlendirme sonucunda milletvekillerine bildirilebiliyor.





