Yerli savunma sanayisinin önemli projelerinin sergilendiği TEKNOFEST Mavi Vatan, deniz ve su altı teknolojilerinde geliştirilen yeni sistemlere ev sahipliği yapıyor.
ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, festival kapsamında yaptığı açıklamalarda Bayraktar TB3 SİHA'ya kazandırılan yeni kabiliyete ilişkin önemli bilgiler verdi. Akyol, ASELSAN tarafından geliştirilen ASELBUOY P ve ASELBUOY POD sistemlerinin TB3 üzerinde ilk kez sergilendiğini belirtti.
Bu sistemlerle TB3'ün yalnızca havadan keşif ve gözetleme yapan bir platform olmaktan çıkarak denizaltı tespit görevlerinde de kullanılabileceği ifade edildi.

Akyol, daha önce uçaklarla gerçekleştirilen denizaltı tespit görevlerinin artık insansız hava araçlarıyla yapılabileceğine dikkat çekerek, TB3'ün uzun süre havada kalabilmesi ve pilot gerektirmemesi sayesinde önemli avantajlar sağlayacağını söyledi.
ASELBUOY SİSTEMLERİ NASIL ÇALIŞIYOR?
ASELSAN'ın geliştirdiği sistem, temel olarak havadan denize bırakılan sonobuoyların denizaltı tespitinde kullanılmasına dayanıyor.
TB3 tarafından bırakılan ASELBUOY POD, paraşüt yardımıyla deniz yüzeyine indiriliyor. Suya ulaştıktan sonra sistemin sensörleri su altına gönderiliyor ve denizaltılardan kaynaklanan akustik verilerin tespit edilmesine yönelik görev yürütülüyor.
Elde edilen veriler değerlendirilerek denizaltının konumu belirlenmeye çalışılıyor. Böylece hava platformu, geniş bir deniz alanında denizaltı arama ve tespit görevi gerçekleştirebiliyor.
Akyol, sistemlerin çoklu şekilde kullanılabileceğini belirterek, tespit edilen denizaltının konum bilgilerinin üst unsurlara aktarılabileceğini ifade etti.

“UÇAKLA DEĞİL, SİHA İLE YAPILIYOR”
Ahmet Akyol, söz konusu yeteneğin TB3'e kazandırılmasının Türkiye açısından önemli bir teknolojik kazanım olduğunu vurguladı.
Akyol, “Şimdi SİHA ile yapılıyor, milli ASELSAN sistemleriyle yapılıyor” diyerek, daha önce ithal sistemlerle ve insanlı uçaklarla gerçekleştirilen görevlerin milli insansız hava araçları üzerinden yürütülebileceğine dikkat çekti.
TB3'ün uzun süre havada kalabilmesi, insanlı uçaklara kıyasla operasyon maliyetinin daha düşük olması ve pilot riski taşımaması, sistemin öne çıkan avantajları arasında gösteriliyor.
ASELSAN Genel Müdürü, gelecekte torpido entegrasyonunun da sağlanmasıyla TB3'ün yalnızca denizaltıları tespit eden değil, denizaltı savunma harbinin farklı aşamalarında görev alabilen bir platforma dönüşeceğini belirtti.
MAVİ VATAN'IN YENİ VURUCU GÜÇLERİ: KILIÇ VE TUFAN
TEKNOFEST Mavi Vatan'da ASELSAN'ın sergilediği projeler TB3 ile sınırlı değil.
Festivalde DERİNGÖZ, KILIÇ ve TUFAN gibi insansız su altı ve su üstü sistemleri de ziyaretçilerin ilgisine sunuldu.
Akyol, KILIÇ'ın insansız kamikaze su altı aracı, TUFAN'ın ise insansız kamikaze su üstü aracı olarak geliştirildiğini belirtti. Her iki sistemin de sürüş, dalış ve seyir görüntülerinin ilk kez festival kapsamında yayımlandığını söyledi.
Akyol'a göre söz konusu araçların AR-GE aşaması tamamlandı ve üretim süreçlerine geçildi. Sistemlerin Türk Silahlı Kuvvetleri'ne teslim edilmek üzere üretimlerinin sürdüğü belirtildi.

OTONOM VE YAPAY ZEKA DESTEKLİ SİSTEMLER
KILIÇ ve TUFAN'ın dikkat çeken özellikleri arasında otonom hareket kabiliyeti, yapay zeka teknolojileri, menzil ve harp başlığı kapasitesi bulunuyor.
Akyol, sistemlerin çoklu üretime uygun ve maliyet etkin şekilde geliştirildiğini ifade etti.
Bu özellikler, insansız deniz araçlarının gelecekte yalnızca tek bir platform olarak değil, birden fazla aracın koordineli şekilde görev yaptığı sürü sistemlerinin parçası olmasının önünü açıyor.
DERİNGÖZ SU ALTINDAKİ GÖREVLER İÇİN GELİŞTİRİLDİ
Festivalde sergilenen bir diğer önemli sistem ise DERİNGÖZ oldu.
ASELSAN tarafından geliştirilen insansız su altı araçları, su altındaki farklı görev ihtiyaçlarına yönelik olarak tasarlanıyor. Bu tür platformlar, insanlı denizaltıların veya dalgıçların ulaşmasının riskli ya da maliyetli olduğu bölgelerde keşif ve gözetleme görevlerinde kullanılabilecek teknolojiler arasında yer alıyor.
Böylece Türkiye'nin su altı alanındaki teknolojik kapasitesi, yalnızca klasik denizaltı sistemleriyle değil, küçük ve otonom insansız platformlarla da genişletiliyor.

MİLDEN'DE ASELSAN İMZASI
Ahmet Akyol'un açıklamalarındaki bir diğer önemli başlık ise Milli Denizaltı Projesi (MİLDEN) oldu.
Akyol, Gölcük'te yürütülen milli denizaltı çalışmalarında ASELSAN'ın çok sayıda kritik sistem üzerinde görev aldığını belirtti.
ASELSAN'ın bugüne kadar Türk Deniz Kuvvetleri envanterindeki denizaltıların modernizasyonunda kullanılan milli sonar sistemleri geliştirdiğini ifade eden Akyol, denizaltıların adeta “gören gözleri” olan sensörlerin yerlileştirilmesinde önemli aşama kaydedildiğini söyledi.
Şirketin yalnızca sonar sistemleriyle sınırlı kalmadığı, periskop, elektronik harp, haberleşme ve çeşitli sensör sistemlerinin yerlileştirilmesi konusunda da çalışmalar yürüttüğü belirtildi.

“TAMAMEN MİLLİ DENİZALTIYA GEÇİYORUZ”
Akyol, Türkiye'nin mevcut denizaltılarının modernizasyonunda elde edilen tecrübenin artık milli denizaltı geliştirme çalışmalarına aktarıldığını ifade etti.
Bu kapsamda MİLDEN'in Gölcük Tersanesi'nde geliştirildiğini belirten Akyol, ASELSAN'ın da proje kapsamında kritik sistemlerin geliştirilmesinde görev aldığını açıkladı.
Akyol, MİLDEN'de kullanılacak sensör, silah, haberleşme ve elektronik harp sistemlerinin ASELSAN tarafından geliştirildiğini belirtti. Bunlar arasında sonar, elektronik harp, haberleşme ve radar sistemleri gibi denizaltının görev kabiliyetini doğrudan etkileyen teknolojiler bulunuyor.
ASELSAN Genel Müdürü ayrıca Gölcük'te MİLDEN çalışmalarına katkı sağlayacak yeni bir ASELSAN tesisinin temelinin atıldığını da aktardı.




