Saldırıda bir sivilin yaralandığı ve hastaneye kaldırıldığı bildirilirken, Suriye Dışişleri Bakanlığı saldırının İsrail'in Suriye topraklarına yönelik son dönemde gerçekleştirdiği operasyonların devamı niteliğinde olduğunu belirtti.
İSRAİL İHA'SI SİVİL ARACI HEDEF ALDI
Suriye'nin resmi haber ajansı SANA'nın aktardığı bilgilere göre İsrail'e ait İHA, Batı Şam kırsalındaki Beit Jinn beldesinde, Beit Jinn Çiftliği ile Beit Jinn köyü arasındaki yolda seyreden bir aracı hedef aldı.
İlk açıklamalarda saldırıda bir sivilin yaralandığı ve yaralının tedavi edilmek üzere hastaneye götürüldüğü bildirildi. Daha sonraki Suriye Dışişleri Bakanlığı açıklamasında ise saldırıda birden fazla sivilin yaralandığı belirtildi. Yaralıların sağlık durumuna ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.
Saldırının ardından bölgedeki Birleşmiş Milletler Ateşkes Gözlem Gücü (UNDOF) personelinin olay yerine gittiği de SANA tarafından duyuruldu.

ŞAM: "ULUSLARARASI HUKUKUN BARİZ ŞEKİLDE ÇİĞNENMESİ"
Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığından yapılan açıklamada, saldırı en sert ifadelerle kınandı. Bakanlık, sivil aracın hedef alınmasını Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik açık bir ihlal olarak nitelendirdi.
Şam yönetimi ayrıca saldırının uluslararası hukukun bariz şekilde çiğnenmesi anlamına geldiğini belirtti. Açıklamada, söz konusu saldırının münferit bir olay olmadığı, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik tekrarlanan saldırılarının bir parçası olduğu savunuldu.
Suriye yönetimi, İsrail'i saldırıların sonuçlarından tamamen sorumlu tutarken, bu tür operasyonların devam etmesinin bölgedeki gerilimi daha da artıracağı uyarısında bulundu.
"BÖLGESEL İSTİKRAR TEHDİT EDİLİYOR"
Şam yönetiminin açıklamasında, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik saldırılarının yalnızca ülkenin egemenliğini ihlal etmediği, aynı zamanda bölgesel güvenlik ve istikrar açısından da ciddi risk oluşturduğu vurgulandı.
Suriye Dışişleri Bakanlığı, saldırıların sürmesinin bölgede tansiyonu ve istikrarsızlığı artırabileceğini, sivillerin güvenliğini tehlikeye atabileceğini ifade etti. Bu nedenle uluslararası toplumun ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin harekete geçmesi çağrısında bulunuldu.

BM GÜVENLİK KONSEYİ'NE ÇAĞRI
Suriye, saldırıların durdurulması için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve uluslararası topluma sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yaptı.
Dışişleri Bakanlığı, uluslararası toplumdan İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarını durdurmak için hukuki ve siyasi sorumluluklarını üstlenmesini istedi. Şam yönetimi, İsrail'in Suriye'nin egemenliğini tekrar tekrar ihlal ettiğini savunarak bu saldırılara son verilmesi gerektiğini bildirdi.
İSRAİL'İN SURİYE SALDIRILARI
Beit Jinn saldırısı, İsrail ile Suriye arasındaki gerilimin yeniden yükseldiği bir dönemde gerçekleşti. Son günlerde İsrail'in Suriye topraklarına yönelik askeri operasyonları uluslararası gündemin önemli başlıklarından biri haline geldi.
İsrail, 18 Ağustos'ta Suriye'nin kuzeybatısındaki Ebu Zuhur Hava Üssü'ne hava saldırıları düzenlemiş, saldırıda pist ve bazı altyapı unsurları zarar görmüştü. İsrail tarafı operasyonu, Suriye'nin bölgede Türkiye ile askeri işbirliğini artıracağına ilişkin güvenlik endişeleriyle gerekçelendirmişti. Türkiye ve Suriye ise İsrail'in gerekçelerine tepki göstermişti.
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da Ebu Zuhur saldırısını "gereksiz bir tırmanma" olarak nitelendirerek bölgedeki gerilimin kontrol altında tutulması gerektiğini belirtmişti. Washington'ın Türkiye, İsrail ve Suriye arasında gerilimi azaltmaya yönelik temaslarını sürdürdüğü aktarılmıştı.
İSRAİL'DEN SALDIRI AÇIKLAMASI
Beit Jinn'deki son saldırıya ilişkin İsrail tarafının ise hedef alınan kişinin İsrail güçleri açısından "acil tehdit" oluşturduğunu ileri sürdüğü bildirildi. Ancak saldırının hedefindeki kişinin kimliği ve İsrail'in operasyonu hangi istihbarata dayanarak gerçekleştirdiğine ilişkin ayrıntılar kamuoyuna açıklanmadı.
SALDIRILARIN ARKA PLANINDA SURİYE'NİN DEĞİŞEN DENGELERİ VAR
İsrail'in Suriye'deki askeri operasyonları, Beşşar Esed yönetiminin Aralık 2024'te devrilmesinin ardından yeni bir boyut kazandı. İsrail, Golan Tepeleri'nin büyük bölümünü 1967'den bu yana kontrolünde tutarken, Esed yönetiminin sona ermesinin ardından Suriye'deki askeri hareketliliğini artırdı.
İsrail, 1974'te imzalanan kuvvetlerin ayrıştırılması anlaşmasının yeni koşullar altında geçerliliğini yitirdiğini savunarak Golan Tepeleri'ndeki tampon bölgeye ve çevresindeki bazı noktalara asker konuşlandırdı. Son dönemde Suriye'deki askeri tesisler, silah depoları ve stratejik altyapılar da İsrail operasyonlarının hedefi oldu.




