Ankara Sanayi Odası’nın Ağustos ayı Meclis Toplantısı’nda konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye’nin sanayi politikasında yaşanan değişimleri ve küresel rekabetin yeni koşullarını değerlendirdi. Toplantıda stratejik sektörlerin desteklenmesi, enflasyonla mücadele sürecinde üretimin korunması, Ankara sanayisinin büyüme potansiyeli ve Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nin Türk sanayisine sağlayabileceği fırsatlar ele alındı.

Ardıç, küresel ölçekte sanayi politikalarının yeni bir döneme girdiğini belirterek devletlerin artık yalnızca düzenleyici konumda kalmadığını ifade etti. Buna göre stratejik teşvikler, uzun vadeli ve uygun maliyetli finansman imkanları ile kamu alımları, ülkelerin küresel rekabette kullandığı başlıca araçlar arasında yer alıyor.

Bu dönüşüm içerisinde savunma sanayisi, siber güvenlik, uydu ve radar sistemleri ulusal güvenlik açısından öne çıkan alanlar olurken; yarı iletkenler, yapay zeka, robotik ve kuantum teknolojileri ekonomik ve teknolojik rekabetin kritik başlıkları arasında bulunuyor. Batarya, elektrikli araç, güneş paneli ve hidrojen teknolojilerinin ise enerji dönüşümünde belirleyici sektörler haline geldiği belirtildi.

TÜRK MÜTEAHHİTLİK SEKTÖRÜNDE ANKARA VURGUSU

Konuşmasında Türk müteahhitlik sektörünün uluslararası alandaki konumuna da değinen Ardıç, ENR 2026 listesinde yer alan Türk müteahhitlik firmalarının sayısının 45'ten 48'e yükseldiğini hatırlattı. Listede bulunan şirketlerin 22'sinin Ankara merkezli olmasının başkent sanayisi açısından gurur verici olduğunu söyleyen Ardıç, listede yükseliş gösteren Türk firmalarını ve çalışanlarını kutladı.

ARDIÇ: TEŞVİKLER KÜRESEL REKABETE HAZIRLAMALI

Küresel rekabetin yalnızca üretim ve ihracat rakamları üzerinden değerlendirilmediğini belirten Ardıç, ülkelerin stratejik sektörlere yönelik politikalarının giderek daha fazla önem kazandığını söyledi. Çin'in güneş paneli, lityum batarya ve elektrikli araç gibi alanlarda güçlü bir üretim kapasitesine ulaşmasında stratejik finansman ve teknoloji politikalarının etkili olduğunu belirten Ardıç, OECD verilerinin de bu modelin küresel rekabet üzerindeki etkisini ortaya koyduğunu ifade etti.

Ardıç, Türkiye'nin sanayi politikası açısından temel hedefin bütün işletmelere aynı biçimde destek sağlayan genel bir teşvik sistemi oluşturmak olmaması gerektiğini belirterek, stratejik sektörlerin belirlenmesi ve bu alanlarda teknoloji geliştirme, verimlilik, ihracat, yerlileştirme ve nitelikli istihdam kapasitesi bulunan firmaların uzun vadeli araçlarla büyütülmesi gerektiğini söyledi.

Benzine Zam Pompaya Yansıdı! İşte İl İl Yeni Akaryakıt Fiyatları
Benzine Zam Pompaya Yansıdı! İşte İl İl Yeni Akaryakıt Fiyatları
İçeriği Görüntüle

Teşviklerin işletmeleri geçici olarak ayakta tutan yardımlar yerine, şirketleri küresel rekabete hazırlayan ve teknolojik gelişimi destekleyen bir sanayi politikası aracı olması gerektiğini ifade eden Ardıç, Türkiye'nin kendi üretim yapısı, finansman imkanları ve dış ticaret ilişkilerine uygun bir model oluşturmasının önemine işaret etti.

A W774864 02

SANAYİCİ İÇİN FİNANSMAN VE TALEP BASKISI

Destek mekanizmalarının yeniden ele alınması gerektiğini belirten Ardıç, değerlendirmede yalnızca desteğin kime verildiğine değil, hangi stratejik alana yönlendirildiğine bakılması gerektiğini söyledi.

Stratejik sektörlerin kamu ve özel sektörün ortak çalışmasıyla belirlenmesini öneren Ardıç, hangi şirketlerin destekleneceği konusunda ise performansın belirleyici olması gerektiğini kaydetti. Yatırım yapan, büyüyen ve ihracatını artıran işletmelerin desteklerinin büyüme ve ihracat taahhütleri doğrultusunda devam etmesi gerektiğini ifade etti.

Ardıç, sanayicilerin mevcut koşullarda yüksek finansman maliyetleri, uzun tahsilat vadeleri ve daralan taleple karşı karşıya olduğunu belirterek, kısa vadeli rahatlama sağlayacak tedbirlerle uzun vadeli seçici destek sisteminin aynı anda yürütülmesi gerektiğini söyledi.

ENFLASYONLA MÜCADELEDE ÜRETİM VURGUSU

Konuşmasının ekonomi bölümünde dezenflasyon sürecine de değinen Ardıç, yıllık enflasyonun Mayıs 2024'teki yüzde 75 seviyesinden yüzde 30'lu seviyelere gerilemesini önemli bir gelişme olarak nitelendirdi. Bununla birlikte enflasyonla mücadele sürecinin sanayiciler açısından önemli maliyetler oluşturduğunu belirten Ardıç, fiyat istikrarı sağlanırken üretim kapasitesinin korunması gerektiğini söyledi.

Sanayicilerin yeni yatırım yapmaktan önce mevcut koşullarda faaliyetlerini sürdürebilmenin yollarını hesapladığını ifade eden Ardıç, dezenflasyon programının sanayisizleşmeye dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. Ardıç, enflasyonla mücadelenin yalnızca Merkez Bankası'nın faiz politikası üzerinden yürütülemeyeceğini belirterek kamu harcamaları, vergi politikaları, yönetilen ve yönlendirilen fiyatlar ile beklenti yönetiminin para politikasıyla güçlü bir eş güdüm içerisinde uygulanması gerektiğini kaydetti.

NATO ZİRVESİ ANKARA SANAYİSİ İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?

Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi'nin Türkiye'nin stratejik konumunun yanı sıra sanayi açısından da yeni imkanlar oluşturduğunu belirten Ardıç, zirve gündeminde yalnızca güvenlik politikalarının değil, savunma üretimi, teknolojik kapasite, tedarik zincirlerinin dayanıklılığı ve sanayi iş birliklerinin de bulunduğunu söyledi.

Ardıç'a göre ortak üretim kapasitesinin artırılması, savunma ticaretindeki engellerin azaltılması ve KOBİ'lerin tedarik sistemlerine daha güçlü biçimde dahil edilmesi yönündeki kararlar Türk sanayisi açısından önem taşıyor. Zirve sonrasında kamuoyunda 50 milyar doların üzerinde yeni tedarik rakamının konuşulduğunu belirten Ardıç, sanayi açısından asıl önemli gelişmenin savunma üretimi ve tedarik düzeninde başlayan değişim olduğunu ifade etti.

Yeni dönemde yalnızca bir ürüne ya da fabrikaya sahip olmanın yeterli olmayacağını belirten Ardıç, üretim kapasitesinin belgelenebilir, uluslararası sistemlerde görünür ve ihtiyaç halinde hızlı şekilde dönüştürülebilir olmasının da stratejik değer taşıdığını söyledi. Bu yaklaşımın, henüz belirli bir ürünü bulunmayan ancak makine altyapısı ve üretim kabiliyeti bulunan firmaların da uluslararası savunma tedarik zincirlerine girebilmesine imkan sağlayabileceğini ifade etti.

A W774864 01

ASO, ANKARA SANAYİSİNİN NATO TEDARİK HAZIRLIĞINI ARTIRACAK

ASO'nun önümüzdeki dönemde Ankara'daki firmaları NATO'nun savunma tedarik sistemindeki yeni yapıya hazırlamak için çalışmalar yürüteceğini açıklayan Ardıç, firmaların mevcut hazırlık düzeylerinin belirleneceğini söyledi. Bu kapsamda kapasite raporlarından yararlanılarak Ankara sanayisinin uluslararası sistemlerde aranabilir kabiliyetlerinin yer aldığı bir envanter oluşturulması planlanıyor.

Firmaların kodlama, teknik dosya hazırlama, test ve belgelendirme süreçleri dahil olmak üzere ihtiyaç duyduğu alanlarda desteklenmesi hedeflenirken, ASO tarafından bir tip sözleşme kılavuzunun da hazırlanacağı belirtildi. Ardıç, NATO'nun uygulama planının hazırlanması sürecinde Ankara sanayisinin görüş ve ihtiyaçlarının ulusal karar mekanizmalarına taşınması için çalışacaklarını söyledi.

HEDEF KOBİ’LERİ KÜRESEL PAZARLARA TAŞIMAK

Ardıç, KOBİ'lerin savunma sanayisi tedarik zincirlerinde edindikleri deneyimi yalnızca tedarikçi olarak kalmak yerine kendi ürün ve teknolojilerini geliştirmek için kullanmaları gerektiğini belirtti. Bu süreçte hedefin KOBİ'leri özgün ürün ve teknoloji geliştiren, küresel pazarlarda rekabet edebilen şirketlere dönüştürmek olduğunu ifade eden Ardıç, savunma sanayisi ile güçlü bir üretim altyapısının birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Yeni dönemde güvenlik kapasitesi ile sanayi gücünün birlikte ele alınması gerektiğini belirten Ardıç, güçlü bir savunma sanayisinin üretim kabiliyeti, teknoloji, finansman ve nitelikli insan kaynağının bir araya gelmesiyle mümkün olduğunu kaydetti.

ANKARA’NIN SANAYİ VE TEKNOLOJİDEKİ ROLÜ

Ardıç, Ankara'nın üniversite ve sanayiyi aynı ekosistem içerisinde buluşturabilen merkezlerden biri olduğunu belirterek, başkentin sahip olduğu bu yapının Türkiye'nin savunma, teknoloji ve üretim kapasitesinin geliştirilmesinde kullanılmasının önemine işaret etti.

Türkiye'nin jeopolitik öneminin ekonomik ve teknolojik güce dönüştürülmesi hedefi doğrultusunda Ankara'nın da sürecin öncü merkezlerinden biri haline getirilmesi için çalışmaların sürdürüleceğini belirten Ardıç, ASO'nun bu yöndeki çalışmalarını kararlılıkla devam ettireceğini dile getirdi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı