Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin Ay Araştırma Programı (AYAP) kapsamında geliştirdiği Ay uzay aracında üretim, montaj ve sistem entegrasyon çalışmalarının tamamlandığını açıkladı.

TÜBİTAK UZAY öncülüğünde geliştirilen araç, bundan sonraki süreçte fırlatma ve uzay ortamının zorlu koşullarına dayanıklılığının ortaya konulması amacıyla kapsamlı testlerden geçirilecek. Program kapsamında aracın 2027 yılının ilk aylarında fırlatılması planlanıyor. Kacır, Ay görevinin Türkiye’nin derin uzay operasyonları konusunda kabiliyet kazanması açısından önemli bir aşama olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Ay‘a erişmek üzere üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerini tamamladığımız uzay aracımızı sistem seviyesi çevresel testlerinin gerçekleştirilmesi için TUSAŞ bünyesindeki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezimize, USET'e uğurluyoruz. Teknolojide yaşanan paradigma değişimlerinin ülkemiz için stratejik avantajlar sunduğu anlayışı ile hareket ederek ‘kritik teknolojilerde tam bağımsız Türkiye' hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz. Bu anlayışın ilk örneğini savunma sanayiinde sergiledik. İnsansız hava araçlarının muharebe sahasında oluşturacağı dönüşümü erkenden gördük; kendi platformlarımızı ve kritik teknolojilerimizi geliştirerek ülkemizi insansız hava sistemlerinde dünyada öncü konuma taşıdık. Ülkemiz için benzer bir fırsat penceresi uzay teknolojilerinde mevcut"

Türkiye’nin Ay görevi, yalnızca Ay yörüngesine ulaşmayı değil, aynı zamanda derin uzayda kullanılabilecek mühendislik ve operasyon yeteneklerinin geliştirilmesini amaçlıyor. TÜBİTAK’ın 2025 faaliyet raporunda da programın ilk aşamasında Ay’ın yörüngeden keşfedilmesi, Dünya’dan Ay’a ulaşılması ve Ay yüzeyiyle ilk temasın gerçekleştirilmesinin hedeflendiği belirtiliyor.

A W788376 02

TÜRKSAT 6A SONRASI AY GÖREVİ

Türkiye’nin uzay çalışmalarındaki uydu üretim deneyimi, Ay programının teknolojik altyapısında önemli bir basamak oluşturuyor. Özellikle TÜRKSAT 6A projesinde kazanılan uçuş bilgisayarı, güç sistemleri, haberleşme ve uydu operasyonları gibi kabiliyetlerin Ay uzay aracında da kullanılacağı açıklandı. Kacır, Türkiye’nin haberleşme uydusu üretimindeki seviyesine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

"Yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına ulaştığımız TÜRKSAT 6A ile Türkiye'yi kendi haberleşme uydusunu tasarlayıp üretebilen 11 ülke arasına taşıdık. Gerçekleştirdiğimiz her bir proje, yeni kabiliyetlerin ve kazanımların önünü açıyor. Yüksek hızlı veri iletim kapasitesi ve esnek kapsama özelliklerine sahip; afet iletişimi, kamu hizmetleri ve güvenli haberleşme ihtiyacına cevap verecek ek görev yüklerini bünyesinde barındıracak TÜRKSAT 7A uydumuzun çalışmalarına başladık. Yeni nesil takım uydularımız İMECE-2 ve İMECE-3 ile daha geniş alanları görüntüleyebilen, aynı bölgeden daha sık veri alabilen bir yer gözlem uydusu mimarisi oluşturmak üzere adım attık."

Sosyal medya ve dijital oyunlara yeni düzenleme: Bakan Göktaş’tan e-Devlet açıklaması
Sosyal medya ve dijital oyunlara yeni düzenleme: Bakan Göktaş’tan e-Devlet açıklaması
İçeriği Görüntüle

TÜRKSAT 6A'nın 2024 yılında uzaya gönderilmesinin ardından Türkiye, kendi haberleşme uydusunu tasarlayıp üretebilen ülkeler arasındaki konumunu güçlendirdi. Uydu, yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranı ve 84 yerli ekipmanla geliştirildi.

A W788376 01

AY YÖRÜNGESİNDE EN AZ 3 AY GÖREV YAPACAK

Bakan Kacır, Türkiye’nin Ay görevi gerçekleştiren ülkeler arasına girmeyi hedeflediğini belirterek aracın planlanan görev profilini şöyle açıkladı:

"Kendi mühendislik kabiliyetlerimizle hayata geçireceğimiz Ay Araştırma Programımızla Ay görevi gerçekleştiren 9'uncu ülke olmayı hedefliyoruz. Yaklaşık altı asır önce gökyüzünün ve Ay'ın hareketlerine ilişkin çalışmalarıyla bilim tarihine önemli katkılar sunan Ali Kuşçu'nun ve bilim tarihimize yön veren bilim insanlarımızın mirasını, Ay yörüngesinde gerçekleştireceğimiz bilimsel araştırmalarla yaşatacağız. 2027'nin ilk aylarında fırlatmayı planladığımız Ay Uzay Aracımızın, yaklaşık iki aylık yolculuğun ardından Ay yüzeyinden 100 kilometre irtifada bulunan kutupsal ve dairesel görev yörüngesine ulaşmasını öngörüyoruz. Burada en az 3 ay boyunca operasyon yürüteceğiz. Görev performansına bağlı olarak bu süreyi bir buçuk yıla kadar uzatabileceğiz. Görev süresince Güneş rüzgarlarının Ay yüzeyiyle etkileşimini, Ay yüzeyindeki suyun oluşum mekanizmalarını, Ay'ın manyetik alanlarını ve yüzeyin ısıl özelliklerini inceleyeceğiz. Yerli olarak geliştirdiğimiz bilimsel ekipmanlarımızla Ay'daki radyasyon ortamına ilişkin ölçümler de gerçekleştireceğiz. Uzay aracımızı, bilimsel çalışmalarımızı tamamladıktan sonra kontrollü yavaşlatma manevralarıyla Ay yüzeyine ulaştırmayı hedefliyoruz. Kendi imkanlarımızla geliştirdiğimiz Hibrit İtki Sistemimiz de bu görevin kritik unsurlarından biri olacak. Sistemimizi, yörünge yükseltme manevralarında ve görevin son aşamasında Ay yüzeyine ulaşmak üzere gerçekleştirilecek Ay yörüngesinden çıkarma ateşlemelerinde kullanacağız"

Görev planına göre araç, yaklaşık iki aylık yolculuğun ardından Ay yüzeyinden 100 kilometre yükseklikteki kutupsal ve dairesel yörüngeye yerleşecek. Burada bilimsel ölçümler gerçekleştirmesi ve görevin performansına bağlı olarak operasyon süresinin uzatılması planlanıyor. Programın bilimsel hedefleri arasında Güneş rüzgarlarının Ay yüzeyiyle etkileşimi, Ay’daki suyun oluşum mekanizmaları, manyetik alanlar, yüzeyin ısıl özellikleri ve radyasyon ortamının incelenmesi bulunuyor.

A W788376 06

3,5 TONLUK ARAÇTA YÜZDE 80’İN ÜZERİNDE YERLİLİK

Ay uzay aracının yaklaşık 3,5 ton ağırlığında olacağı ve yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla geliştirildiği açıklandı. Kacır, araçta daha önceki uydu projelerinde geliştirilen teknolojilerin kullanılacağını belirterek şunları söyledi:

"Bu bilimsel görevi icra edecek yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki Ay uzay aracımızı yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla ürettik. İMECE ve TÜRKSAT 6A projelerinde geliştirdiğimiz uçuş bilgisayarı, haberleşme, güç, ısıl kontrol ve yörünge operasyonları gibi kritik kabiliyetlerden Ay Uzay Aracımızda yararlandık. Uydu teknolojilerinde yıllar içinde inşa ettiğimiz bilgi birikiminin eseri uzay aracımızın üretim, montaj ve entegrasyon çalışmaları tamamladık. Şimdi Ay uzay aracımızı, Ay yolculuğu öncesindeki en kritik aşamalardan biri için TUSAŞ bünyesindeki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi'ne yolcu ediyoruz. Burada icra edilecek testlerle aracımızın fırlatma sırasında ve uzay ortamında karşılaşacağı zorlu şartlara dayanımını doğrulayacağız. Isıl vakum testleriyle uzay ortamını, yapısal testlerle fırlatma şartlarını, elektromanyetik uyumluluk testleriyle de aracımızdaki sistemlerin birlikte güvenli ve uyumlu şekilde çalışmasını sınayacağız"

Bu aşamada gerçekleştirilecek testler, uzay aracının fırlatma sırasında maruz kalacağı titreşim ve yapısal yüklerden uzay boşluğundaki sıcaklık ve vakum koşullarına kadar farklı çevresel şartlara dayanımının değerlendirilmesini kapsayacak.

Testlerin tamamlanmasının ardından aracın TÜBİTAK UZAY’ın ODTÜ yerleşkesindeki temiz oda ve entegrasyon tesisine götürülmesi, nihai kontrollerin ardından da fırlatma hazırlıkları için Kennedy Uzay Üssü'ne gönderilmesi planlanıyor.

A W788376 03

200’DEN FAZLA KİŞİ GÖREVDE YER ALDI

Ay Araştırma Programı kapsamında yürütülen çalışmaların 2022 yılının başında başladığını belirten Kacır, projenin yüzde 77 seviyesinde tamamlandığını açıkladı. Kacır, projenin insan kaynağı boyutuna ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Bunu, ülkemizin daha önce gerçekleştirmediği bir derin uzay görevi için, büyük ölçüde kendi insan kaynağımızı, altyapımızı ve yerli teknolojilerimizi değerlendirerek gerçekleştirdik. Ay uzay aracımızın geliştirme ve üretim süreçlerinde TÜBİTAK UZAY ve DeltaV'nin yanı sıra yerli teknoloji firmalarımız ve girişimlerimiz de görev aldı. Bugüne kadar 200'den fazla mühendis, araştırmacı ve teknik personel bu büyük hedef için emek verdi. Bu yönüyle Ay Araştırma Programımız, Türkiye'nin yıllar içinde inşa ettiği teknoloji ve mühendislik ekosisteminin ortak eseridir"

TÜBİTAK UZAY’ın 2026 yılında yayımladığı çalışmalarda da Ay görevi kapsamında tasarım, üretim, entegrasyon ve test süreçlerinin yanı sıra fırlatma ve yörünge operasyonları alanlarında insan kaynağının geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğü görülüyor. Haziran 2026'da Türkiye Uzay Ajansı araştırmacılarına yönelik uzay aracı sistem mühendisliği ve yaşam döngüsü eğitimi de gerçekleştirildi.

TÜRKİYE ARTEMİS MUTABAKATI’NA KATILDI

Türkiye’nin Ay programı, ülkenin uluslararası uzay çalışmalarındaki yeni adımlarıyla da birlikte ilerliyor. Türkiye, 31 Ağustos 2026'da Artemis Mutabakatı'nı imzalayarak anlaşmanın 71'inci imzacısı oldu. NASA, mutabakatın Ay, Mars ve ötesindeki sivil uzay araştırmalarında güvenli, şeffaf ve barışçıl iş birliğini destekleyen ilkeleri içerdiğini belirtiyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı da Artemis Mutabakatı'nın imzalanmasının ardından Türkiye'nin 2027'nin ilk aylarında kendi imkanlarıyla geliştirdiği hibrit itki sistemine sahip uzay aracını Ay'a göndermeyi planladığını açıkladı.

A W788376 05

IAC 2026 ANTALYA’DA DÜZENLENECEK

Türkiye’nin uzay gündemindeki bir diğer önemli gelişme ise 77. Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026) olacak. Kongre, 5-9 Ekim 2026 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek. Türkiye Uzay Ajansı’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek organizasyon, uzay ajansları, bilim insanları, mühendisler, şirketler ve sektör temsilcilerini bir araya getirecek. Kongrenin Türkiye’nin uzay ekosistemindeki çalışmalarını uluslararası alanda tanıtması ve yeni iş birliklerinin geliştirilmesine zemin hazırlaması bekleniyor.

AY GÖREVİNDE SONRAKİ DURAK TESTLER

Ay uzay aracının üretim ve entegrasyon aşamasının tamamlanmasıyla birlikte programda artık fırlatma öncesi test süreci öne çıkacak. USET'te gerçekleştirilecek çevresel testlerin ardından aracın nihai kontrollerden geçirilmesi ve fırlatma hazırlıkları için ABD’ye gönderilmesi planlanıyor. Kacır, basın açıklamasının ardından Ay uzay aracının yanında yaptığı değerlendirmede ise Türkiye’nin uzay çalışmalarındaki hedeflerine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"200'den fazla mühendis, araştırmacı ve teknik personel bu büyük hedef için emek verdi"

Bakan Kacır ayrıca Ay görevinin sonunda aracın kontrollü bir şekilde Ay yüzeyine ulaştırılmasının hedeflendiğini ve yerli hibrit itki sisteminin görevin kritik unsurlarından biri olacağını ifade etti.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı