Ankara’da düzenlenen Bilim Kafe etkinliğinde bağımlılık türleri, ailelerin farkındalık düzeyi ve önleyici yaklaşımlar ele alındı. Uzmanlar, özellikle çocuk ve gençlerde bağımlılık riskine karşı ailelerin bilinçli hareket etmesinin önemine dikkat çekti. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren HBV Bilim İletişim Ofisi tarafından düzenlenen “Bilim Kafe” etkinlikleri kapsamında, “Bağımlılığa Karşı Farkındalık” başlıklı söyleşi gerçekleştirildi. Toplumsal konuların bilimsel perspektifle ele alınmasını amaçlayan etkinlikte, bağımlılık türleri, risk faktörleri ve ailelerin bu süreçteki rolü farklı yönleriyle değerlendirildi.
Bağımlılık Konusunu Gündeme Taşıdı
Söyleşi, Altındağ’da bulunan Ulucanlar Yarı Açık Cezaevi Müzesi’nde gerçekleştirildi. Tarihi atmosferiyle dikkat çeken mekânda düzenlenen etkinlik, Ankaralıların yoğun ilgisiyle gerçekleşti. Bilim insanlarını toplumla buluşturmayı hedefleyen Bilim Kafe etkinliklerinde, akademisyenler güncel toplumsal meseleleri sade ve anlaşılır bir dille ele alarak katılımcılarla doğrudan iletişim kuruyor. Bu kapsamda düzenlenen söyleşide de bağımlılık konusu bilimsel veriler ışığında değerlendirildi. Söyleşinin konuşmacısı olan Hatice Demirbaş, Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi olarak yaptığı sunumda bağımlılığın yalnızca madde kullanımıyla sınırlı olmadığını, farklı davranış biçimlerini de kapsayan geniş bir alanı içerdiğini ifade etti. Demirbaş, özellikle madde bağımlılığı, internet ve teknoloji bağımlılığı, oyun bağımlılığı gibi farklı bağımlılık türlerinin günümüzde giderek daha fazla gündeme geldiğini belirterek, bu durumun bireylerin sosyal yaşamını, eğitim hayatını ve psikolojik durumunu etkileyebileceğine dikkat çekti. Bağımlılık sürecinin çoğu zaman fark edilmeden ilerleyebildiğini belirten Demirbaş, erken dönemde farkındalık oluşturmanın ve risk faktörlerini doğru değerlendirebilmenin önemine değindi.
Ebeveyn Farkındalığının Önemi Vurgulandı
Söyleşide özellikle çocuk ve gençlerde bağımlılık riskine karşı ailelerin bilinçli yaklaşım geliştirmesinin kritik olduğu ifade edildi. Demirbaş, ebeveynlerin çocuklarının günlük yaşamındaki değişimleri yakından takip etmesinin, iletişimin güçlü tutulmasının ve sorunların erken aşamada ele alınmasının bağımlılık riskinin azaltılmasında etkili olabileceğini belirtti. Aile içi iletişim, sosyal çevre, okul ortamı ve bireysel psikolojik faktörlerin bağımlılık gelişiminde belirleyici olabileceği de etkinlikte ele alınan başlıklar arasında yer aldı. Etkinlikte bağımlılık konusunun yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir mesele olduğuna dikkat çekildi. Bu nedenle eğitim kurumları, aileler ve toplumun farklı kesimlerinin ortak bir farkındalık geliştirmesinin önemli olduğu vurgulandı. Katılımcılara, bağımlılıkla mücadelede erken farkındalık, doğru yönlendirme ve destek mekanizmalarının etkin kullanılmasının önemine ilişkin bilgiler aktarıldı. Söyleşinin sonunda katılımcıların yönelttiği sorular da yanıtlandı. Katılımcılar özellikle gençlerde teknoloji bağımlılığı, bağımlılık belirtilerinin nasıl fark edileceği ve ailelerin nasıl bir yaklaşım benimsemesi gerektiği konularında sorular yöneltti.





