Küresel enerji akışının en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda tansiyon yeniden yükseldi. İran, boğazın yönetimine ilişkin 12 maddelik yeni bir plan hazırladığını duyurarak, bölgedeki gemi trafiğine yönelik kapsamlı bir düzenleme sürecine girildiğini açıkladı. Açıklama, uluslararası ticaret ve enerji piyasalarında yeni bir belirsizlik dalgasına sebep oldu.
İran Devlet Televizyonu’nun aktardığına göre, Hürmüzgan eyaletine bağlı Bender Abbas kentini ziyaret eden yetkililer, Hürmüz Boğazı’na ilişkin yeni yönetim planının tamamlandığını duyurdu. Yapılan açıklamada, boğazdaki geçiş rejiminin artık 12 temel maddeye göre şekilleneceği belirtildi.
Yetkililer, yeni düzenlemenin yalnızca teknik bir geçiş sistemi değil, aynı zamanda siyasi ve güvenlik boyutları olan kapsamlı bir yönetim modeli olduğunu vurguladı.

GEÇİŞLERE YENİ KRİTERLER
İranlı yetkililerin açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri, boğazdan geçiş yapacak gemilere ilişkin yeni kısıtlamalar oldu. Buna göre İsrail’e ait gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine izin verilmeyeceği ifade edilirken, İran’a karşı “düşmanca faaliyetlerde bulunan ülkelerin” gemilerinin ise belirli şartlara tabi tutulacağı belirtildi.
Bu kapsamda söz konusu ülkelerin gemilerinin, “savaş tazminatı” gibi koşullar yerine getirilmediği sürece geçiş yapamayacağı iddia edildi. Diğer gemilerin ise İran Meclisi tarafından oluşturulacak yasal çerçeve ve izin mekanizması doğrultusunda hareket edeceği aktarıldı.

“GEMİ TRAFİĞİ ESKİ DÜZENİNE DÖNMEYECEK”
İranlı yetkililer, Hürmüz Boğazı’nda artık eski ticaret düzeninin devam etmeyeceğini açık şekilde dile getirdi. Yapılan açıklamada, bölgedeki deniz trafiğinin “dayatılan çatışma sürecinden önceki gibi olmayacağı” ifade edildi.
Hürmüz Boğazı’nın yeni yönetim modelinin, ekonomik bağımsızlık ve stratejik kontrol açısından “petrolün millileştirilmesi kadar önemli” olduğu yönündeki değerlendirme ise dikkat çekti.

GELİR PAYLAŞIMI VE GÜVENLİK VURGUSU
İran Meclisi Bayındırlık Komisyonu Başkanı Muhammed Rıza Rızai ise planın ekonomik boyutuna ilişkin detaylar paylaştı. Rızai, boğazdan elde edilecek gelirlerin yüzde 30’unun silahlı kuvvetlerin güçlendirilmesine, yüzde 70’inin ise kalkınma projeleri ve halkın yaşam standartlarının iyileştirilmesine ayrılacağını ifade etti.
Açıklama, Hürmüz Boğazı’nın yalnızca bir ticaret koridoru değil, aynı zamanda İran’ın ekonomik ve askeri stratejisinde merkezi bir unsur haline getirildiğini ortaya koydu.

KÜRESEL ENERJİ HATTINDA KRİTİK GERİLİM
Öte yandan bölgede İran ile ABD arasında devam eden gerilim, Hürmüz Boğazı’nı küresel krizin merkezine taşıyor. ABD’nin deniz ablukası politikası ve İran’ın buna karşılık geçişleri kısıtlama hamleleri, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği bu stratejik hattı kilit nokta haline getirmiş durumda.
Son gelişmelere göre ABD, bazı gemi rotalarını değiştirme kararı alırken, uluslararası ticaretin ciddi şekilde aksadığı ve enerji fiyatlarında yukarı yönlü baskının arttığı belirtiliyor.
Şu an için kırılgan bir denge sürse de, Hürmüz Boğazı’ndaki yeni yönetim planının nasıl uygulanacağı ve uluslararası tepkilerin nasıl şekilleneceği belirsizliğini koruyor.




