Türkiye’nin gündemini uzun süredir meşgul eden Er Gaziler ve Er Şehit Yakınlarının hak mücadelesi, Ankara’da kararlılıkla devam ederken, Bağımsızlık Partisi Genel Başkanı Erkan Esenar, mücadelenin başladığı ilk günden itibaren gazilerin ve şehit yakınlarının yanında durarak dikkat çeken bir dayanışma örneği ortaya koyuyor.
Esenar, yalnızca açıklamalarla yetinmeyerek diğer vatandaşlarla birlikte eylem alanında fiilen yer alıyor ve hak arayan gaziler ile şehit yakınlarının mücadelesine destek veriyor.

ESENAR’DAN SERT VE NET AÇIKLAMALAR
ankaranethaber.com'a özel açıklamalarda bulunan Bağımsızlık Partisi Genel Başkanı Erkan Esenar, Er Gaziler ve Er Şehit Yakınlarının mücadelesinin görmezden gelinemeyeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı: 13 Temmuz’da başlayan Er Şehit Yakınları ve Er Gazilerin, emsal haklarının teslim edilmesi amacıyla yürüttüğü hak mücadelesinde, sürecin başladığı ilk günlerden itibaren Ankara’da yanlarında duruyorum. Değerli gazilerimizin ve şehit yakınlarımızın bugün yaşadığı sorunların başlangıcı aslında 3-4 yıl öncesine dayanıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, Savunma Bakanlığı Komisyonu tarafından gazilerimizin sorunları dinleniyor. Ancak burada çok önemli bir soru ortaya çıkıyor.
Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği’nin başında bulunan Mustafa Işık efendi, gazilerimizin taleplerinin ve yıllardır yaşadığı sorunların ne ölçüde ve nasıl dile getirildiğini açıklamak durumundadır. Çünkü bugün burada hak mücadelesi veren arkadaşlarımızın temel itirazlarından biri de budur. Sorunlarının ve taleplerinin ilgili mercilere doğru ve eksiksiz şekilde yansıtılmadığını düşündükleri için kendi iradeleriyle bir araya gelmiş ve hak arama mücadelesine girişmişlerdir.
Biz de bu haklı mücadelede elimizden geldiğince onların yanında olmaya devam edeceğiz.
Burada mesele kesinlikle maddi bir beklenti değildir. Bu insanların talebi haktır, eşitliktir ve adalettir.
Şimdi çok basit bir örnek üzerinden düşünelim.
İki kardeş askere gidiyor. Biri er, diğeri asteğmen olarak görev yapıyor. Aynı yerde, aynı şartlarda askerlik yapıyorlar ve aynı olayın içerisinde kalıyorlar. İkisi de aynı olay sonucunda gazi oluyor.
Ancak birine rütbesi üzerinden farklı haklar tanınırken, diğerinin yıllarca bu hakların dışında bırakılması kabul edilebilir değildir.
Kanunlarda, görevine devam etmesi halinde teğmen, yüzbaşı, binbaşı, yarbay hatta albay olabilecek personelin durumları değerlendiriliyor. Peki er olarak askerlik yapan vatandaşımız?
O da askerlik görevini tamamladıktan sonra tezkere bırakıp uzman çavuş, astsubay veya subay olabilirdi. Neden bu ihtimal değerlendirme dışında bırakılıyor?

Aynı vatan için, aynı bölgede, aynı tehlikenin içerisinde görev yapan insanların yalnızca askerlik statüleri nedeniyle farklı haklara tabi tutulması vicdanlara sığmaz.
Buradaki mücadele bir ayrıcalık isteme mücadelesi değildir. Buradaki mücadele, yıllardır göz ardı edilen bir hakkın teslim edilmesi mücadelesidir.Er Gaziler ve Er Şehit Yakınları devletten lütuf istemiyor. Hak ettikleri emsal hakların kendilerine de verilmesini istiyorlar. Biz Bağımsızlık Partisi olarak açıkça söylüyoruz.Haklı olanın yanında duracağız. Gazilerimizin ve şehit yakınlarımızın hakkı teslim edilene kadar da bu mücadeleyi görmezden gelmeyeceğiz.Bu mesele artık birkaç kişinin meselesi değildir. Bu mesele, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kendi evlatları arasında adalet ve eşitlik ilkesinin nasıl uygulanacağının meselesidir.Er Gazilerimizin ve Er Şehit Yakınlarımızın haklı talepleri karşılanmalıdır. Emsal haklar gecikmeden teslim edilmelidir.




