Küresel iklim sistemine ilişkin son veriler, dünya genelinde dengeleri altüst edebilecek yeni bir sürecin eşiğinde olunduğunu ortaya koyuyor. Pasifik Okyanusu’nda biriken aşırı ısı, bilim insanlarının “Süper El Nino” olarak tanımladığı güçlü bir iklim olayını tetikleme potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, beklenen gelişmenin yalnızca sıcaklık rekorlarını zorlamakla kalmayacağını, aynı zamanda yağış rejimlerini kökten değiştirerek geniş coğrafyalarda eş zamanlı krizlere yol açabileceğini belirtti.
PASİFİK OKYANUSU’NDA SICAKLIK KRİTİK EŞİĞE ULAŞTI
Uluslararası iklim kuruluşlarının yayımladığı son analizler, Pasifik’teki deniz yüzeyi sıcaklıklarının olağan seviyelerin çok üzerine çıktığını gösteriyor. Avrupa Birliği’ne bağlı Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre, mart ayında ortalama deniz yüzeyi sıcaklığı 20,97 dereceye ulaşarak tarihsel ortalamaların oldukça üzerine çıktı. Bu değer, kayıtlara geçen en yüksek seviyelerden biri olarak dikkat çekiyor. ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) ise önümüzdeki aylarda El Nino’nun hızla güçleneceğini ve yılın ilerleyen dönemlerinde etkisini daha da artıracağını öngörüyor.

AYNI ANDA KURAKLIK VE SEL FELAKETLERİ
Bilim insanlarına göre Süper El Nino’nun en çarpıcı etkilerinden biri, dünyanın farklı bölgelerinde birbirine zıt hava olaylarını aynı anda tetiklemesi olacak. Bu süreçte bazı bölgelerde yağışlar ciddi şekilde azalırken, diğer bölgelerde aşırı yağışlar ve buna bağlı sel felaketleri görülecek.
Öngörülere göre Karayipler, Orta Amerika ve bazı Afrika bölgelerinde kuraklık riski artarken; Peru, Ekvador ve Doğu Afrika’nın bazı kesimlerinde yoğun yağışlar ve taşkınlar yaşanabilir. Pasifik hattında ise tayfun ve tropikal fırtınaların daha sık ve daha şiddetli hale gelmesi bekleniyor. Buna karşılık Atlantik’te kasırga faaliyetlerinde görece bir azalma öngörülüyor. Uzmanlar, ortaya çıkan dengesiz tabloyu “gezegenin iki farklı iklim senaryosunu aynı anda yaşayacağı bir dönem” olarak tanımlıyor.

“SON 140 YILIN EN GÜÇLÜSÜ OLABİLİR”
Atmosfer bilimciler, mevcut verilerin bu olayın son 140 yılın en güçlü El Nino süreçlerinden biri olabileceğine işaret ettiğini vurguluyor. Daha önce 2015 yılında yaşanan güçlü El Nino’da deniz yüzeyi sıcaklıkları ortalamanın yaklaşık 2,8 derece üzerine çıkmıştı. Yeni süreçte bu seviyenin bile aşılabileceği ifade ediliyor. Bu da küresel sıcak hava dalgalarının daha uzun süreli ve daha yıkıcı olabileceği anlamına geliyor. Uzmanlar, özellikle şehirlerde hissedilen sıcaklıkların rekor seviyelere ulaşabileceği uyarısında bulundu.
TÜRKİYE İÇİN KRİTİK UYARI
Uzman değerlendirmelerine göre Süper El Nino’nun Türkiye üzerindeki etkileri de oldukça ciddi olabilir. Özellikle Akdeniz ve Ege bölgelerinde yağışların belirgin şekilde azalması, su kaynakları üzerinde baskı oluşturabilir. Meteoroloji uzmanları, geçmişte 1997-1998 ve 2016 yıllarında yaşanan güçlü El Nino dönemlerini hatırlatarak, bu yıl beklenen etkinin daha şiddetli olabileceğine dikkat çekiyor. Bu süreçte tarımsal üretimde düşüş, baraj doluluk oranlarında gerileme ve içme suyu kaynaklarında azalma gibi riskler öne çıkıyor.
Ayrıca artan sıcaklıklarla birlikte orman yangını tehlikesinin de ciddi şekilde büyümesi bekleniyor. Uzmanlar, özellikle yaz aylarında uzun süreli sıcak hava dalgalarının Türkiye’de etkili olabileceğini vurguladı.




