Erdoğan ile Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani Ankara’da Bir Araya Geldi
Erdoğan ile Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani Ankara’da Bir Araya Geldi
İçeriği Görüntüle

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin küresel ölçekte yaşanan güç mücadeleleri, ekonomik rekabet ve jeopolitik gerilimler karşısında hem ekonomik hem de teknolojik kapasitesini artırmak zorunda olduğunu belirterek, “Türkiye Cumhuriyeti olarak hem güçlü hem haklı olmak zorundayız” dedi.

Ankara’daki ATO Congresium’da düzenlenen Koç Topluluğu’nun 100’üncü Yılı Töreni’ne katılan Yılmaz, Cumhuriyet’in ekonomik kalkınma süreci ile Türkiye’nin üretim kapasitesinin gelişimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Bağımsızlık Sadece Hukuki Bir Kavram Değildir”

Konuşmasında ekonomik bağımsızlığın önemine dikkat çeken Yılmaz, güçlü üretim altyapısına sahip olmayan ülkelerin gerçek anlamda bağımsız olamayacağını söyledi.

Bağımsızlığın yalnızca siyasi veya hukuki bir tanım olmadığını ifade eden Yılmaz, “Üretim altyapınız ve kurumsal kapasiteniz yeterli değilse kağıt üzerinde bağımsız olsanız bile fiilen tam anlamıyla bağımsız hareket edemezsiniz. Cumhuriyetimizin ekonomik kalkınma mücadelesi de tam olarak bu anlayış üzerine kurulmuştur” diye konuştu.

Türkiye’nin Kalkınma Yolculuğuna Vurgu

Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana ekonomik bağımsızlığı güçlendirmeyi hedefleyen Türkiye’nin önemli bir dönüşüm yaşadığını belirten Yılmaz, ülkenin üretim kapasitesini artırdığını, sanayi altyapısını geliştirdiğini ve küresel ekonomide daha güçlü bir konuma ulaştığını söyledi.

Türkiye’nin kalkınma hamlesinin devam ettiğini kaydeden Yılmaz, önümüzdeki dönemde ekonomi, sanayi ve teknoloji alanlarında yeni başarı hikâyelerine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

“Kolay Bir Dünyada Yaşamıyoruz”

Dünyada güç mücadelelerinin giderek sertleştiğini belirten Yılmaz, uluslararası sistemde rekabetin ve jeopolitik risklerin arttığını söyledi.

Ekonomiden teknolojiye kadar pek çok alanda daha fazla çalışılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Rekabetin yoğunlaştığı, jeopolitik gerilimlerin arttığı ve güç mücadelesinin öne çıktığı bir dönemdeyiz. Güçlü olanın istediğini yapabileceğini düşündüğü bir anlayışın yaygınlaştığı bir dünyada yaşıyoruz. Türkiye olarak hem gücümüzü artırmalı hem de haklılığımızı korumalıyız” ifadelerini kullandı.

Koç Topluluğu’nun Hikâyesi Cumhuriyet’in Kalkınma Hikâyesiyle Örtüşüyor

Koç Topluluğu’nun gelişim sürecinin Türkiye’nin ekonomik kalkınma yolculuğuyla paralellik gösterdiğini belirten Yılmaz, topluluğun köklerinin Ankara’nın ticaret kültürüne ve ahilik geleneğine dayandığını söyledi.

Merhum Vehbi Koç’un Ankara’da attığı ticari adımların zaman içerisinde Türkiye’nin en büyük sanayi ve hizmet topluluklarından birine dönüştüğünü ifade eden Yılmaz, bu başarının çalışkanlık, dürüstlük ve uzun vadeli vizyon sayesinde ortaya çıktığını dile getirdi.

Koç Topluluğu’nun tarihinin incelendiğinde Türkiye’nin sanayileşme hamlelerinin birçok önemli aşamasında yer aldığının görüldüğünü belirten Yılmaz, özel sektörün ülkenin ekonomik büyümesinde kritik rol üstlendiğini söyledi.

Yılmaz, Türkiye’nin ikinci yüzyılında da üretim, yatırım, teknoloji ve ihracat odaklı büyüme stratejisiyle yoluna devam edeceğini vurgulayarak konuşmasını tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi