ABD ve İran arasında 28 Şubat’tan bu yana devam eden gerilimi dindirmek amacıyla Pakistan’da yürütülen müzakereler, sıcak bir çatışma tehdidiyle sarsıldı. Edinilen bilgilere göre, İran heyeti Pakistanlı arabulucularla görüşme halindeyken, İran ordusundan gelen acil istihbarat notunu masaya taşıdı. Birleşik Arap Emirlikleri’nin Fujairah Limanı’ndan ayrılan bir ABD donanma gemisinin Hürmüz Boğazı’na doğru ilerlediği tespit edildi.
30 Dakikalık Mühlet
İran tarafı, Pakistanlı yetkililer aracılığıyla ABD tarafına sert bir uyarı gönderdi. Fars Haber Ajansı'nın aktardığı detaylara göre Tahran yönetimi, söz konusu geminin rotasını değiştirmemesi ve ilerlemeye devam etmesi durumunda 30 dakika içerisinde hedef alınacağını bildirdi. Bölgede gerilimi zirveye taşıyan bu ihtarın ardından, Hürmüz Boğazı girişinde bekleyişe geçen ABD destroyerinin rotasını çevirerek geri dönmeye başladığı kaydedildi.

Washington ve Tahran Arasında "Geçiş" Polemiği
Sahadan gelen "Geri döndü" bilgilerine karşın, ABD merkezli Axios haber sitesi farklı bir iddiayı gündeme taşıdı. Amerikalı yetkililere dayandırılan haberde, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının başlangıcından bu yana ilk kez Amerikan donanmasına ait gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçtiği öne sürüldü. Haberde, söz konusu geçişin İran ile herhangi bir koordinasyon kurulmadan gerçekleştirildiği ve birkaç geminin boğazı başarıyla geçtiği savunuldu.
Müzakere Süreci ve Bölgesel Dengeler
Yaşanan bu askeri sürtüşme, ABD Başkanı Donald Trump’ın 8 Nisan’da duyurduğu 2 haftalık geçici ateşkes sürecinde meydana geldi. Trump, Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması şartıyla İran’dan gelen 10 maddelik teklifi müzakere edilebilir bulduğunu açıklamıştı. Türkiye, Pakistan ve Mısır’ın yoğun diplomasi trafiği yürüttüğü bu süreçte, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi nihai sonucun 15 gün içinde İslamabad’da alınmasını hedefliyor.

İsrail’in Lübnan Şerhi
Öte yandan, geçici ateşkesi desteklediğini belirten İsrail yönetimi, bu uzlaşmanın Lübnan cephesini kapsamadığını savunuyor. Bölgede İran ve ABD arasında bir uzlaşı zemini aranırken, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürmesi, sağlanan kırılgan ateşkesin geleceği üzerindeki belirsizliğini koruyor.



