ABD Başkanı Donald Trump, ikinci başkanlık döneminin en kritik diplomatik temaslarından biri olarak görülen Çin ziyaretine başladı. Yaklaşık 8,5 yıl aradan sonra Çin’e resmi ziyarette bulunan Trump, başkent Pekin’de düzenlenen görkemli karşılama töreniyle ağırlandı. Dünyanın en büyük iki ekonomisini karşı karşıya getiren ticaret savaşlarının gölgesinde gerçekleşen ziyaret, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

Trump’ı taşıyan “Air Force One” uçağı Pekin’e iniş yaparken, küresel piyasalarda ve diplomasi çevrelerinde dikkatler Çin’e çevrildi. Özellikle İran krizi, Tayvan gerilimi, karşılıklı ekonomik yaptırımlar ve teknoloji alanındaki rekabetin görüşmelerin ana gündem maddeleri olması bekleniyor.

TRUMP’I GÖRKEMLİ TÖREN KARŞILADI

Çin yönetimi, Trump için dikkat çeken bir resmi karşılama töreni organize etti. Pekin’de gerçekleştirilen törenin ihtişamı uluslararası medyada geniş yer bulurken, Trump’ın törendeki keyifli görüntüleri de dikkatlerden kaçmadı. Görkemli organizasyonun, Çin’in Washington yönetimine verdiği diplomatik mesajlardan biri olarak değerlendirildiği ifade ediliyor. Ziyaretin, iki ülke arasındaki kırılgan ilişkilerin geleceği açısından kritik önem taşıdığı vurgulanırken, Pekin yönetiminin Trump’a yönelik sıcak mesajlar vermeye çalıştığı yorumları yapılıyor.

A W703985 03

Ankara'da savunma diplomasisi trafiği: Türkiye ile Belçika arasında niyet mektubu imzalandı!
Ankara'da savunma diplomasisi trafiği: Türkiye ile Belçika arasında niyet mektubu imzalandı!
İçeriği Görüntüle

TRUMP’A DEV İŞ DÜNYASI EŞLİK EDİYOR

Trump’ın Çin ziyaretine yalnızca siyasi isimler değil, Amerikan iş dünyasının önde gelen temsilcileri de katıldı. Heyette Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth, Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer ve Beyaz Saray Müsteşarı Stephen Miller yer aldı.

Bunun yanında Boeing, Citigroup ve Qualcomm gibi Amerikan devlerinin yöneticileri de Trump’ın heyetinde bulundu. Teknoloji dünyasının dikkat çeken isimlerinden Apple CEO’su Tim Cook ile Tesla ve SpaceX’in sahibi Elon Musk’ın da ziyarette yer alması dikkat çekti. ABD’li şirket temsilcilerinin Çinli firmalarla yeni ticari anlaşmalar yapmak için temaslarda bulunacağı belirtilirken, ziyaretin ekonomik boyutunun siyasi gündem kadar önemli olduğu değerlendiriliyor.

TİCARET SAVAŞLARININ GÖLGESİNDE KRİTİK GÖRÜŞME

Trump ile Xi Jinping arasındaki görüşmenin en önemli başlıklarından birini ABD ile Çin arasında süren ticaret gerilimi oluşturuyor. Trump yönetiminin 2025 yılı Nisan ayında çok sayıda ülkeye yönelik kapsamlı gümrük tarifeleri uygulaması, Washington ile Pekin arasında yeni bir ekonomik savaş başlatmıştı. Karşılıklı gümrük vergilerinin yüzde 100’ü aşmasıyla birlikte küresel ticarette ciddi sarsıntılar yaşanırken, taraflar geçen yıl Güney Kore’de düzenlenen zirvede geçici bir ateşkes sağlamıştı. Ancak iki ülke arasında yaşanan gerilim tam anlamıyla sona ermedi.

Çin’in özellikle üretim kapasitesini büyütmesi ve ihracatta rekor seviyelere ulaşması, Pekin’in küresel pazarlarda daha güçlü hale gelmesini sağladı. Çin yönetimi aynı zamanda robotik teknolojiler ve gelişmiş çip üretimi alanlarında yatırımlarını artırarak Batılı teknoloji şirketlerine olan bağımlılığı azaltmaya çalışıyor. Washington yönetiminin ise Çin’den özellikle soya fasulyesi, uçak parçaları ve stratejik sektörlerde daha fazla Amerikan ürünü satın almasını talep edeceği ifade ediliyor.

A W703985 01

TRUMP’IN TARİFE POLİTİKASI TARTIŞMAYA YOL AÇTI

Trump’ın ticaret politikaları ABD içinde de tartışma konusu olmaya devam ediyor. ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump’ın “Kurtuluş Günü” olarak tanımladığı tarifeleri iptal etmesi, Beyaz Saray’ın ekonomi politikalarına yönelik yeni tartışmaların önünü açtı.

Trump yönetimi daha sonra tüm ülkelere yönelik geçici yüzde 10 vergi uygulamasını devreye sokarken, Çin başta olmak üzere bazı ülkelere karşı haksız ticaret uygulamaları soruşturmaları başlatıldı. Geçen hafta bir ABD ticaret mahkemesinin son küresel tarifeleri gerekçesiz bulması ise yeni hukuki süreçlerin başlayabileceği yorumlarına neden oldu.

GÖZLER İRAN KRİZİNE ÇEVRİLDİ

Trump ile Xi Jinping görüşmesinin en kritik başlıklarından birinin İran savaşı olması bekleniyor. Çin’in enerji güvenliği açısından İran ile yakın ekonomik ilişkilerini sürdürmesi, Washington ile Pekin arasında önemli görüş ayrılıklarına yol açıyor. Çin’in önemli petrol üreticilerinden biri olması ve enerji ithalatında büyük ölçüde Rusya’ya yönelmesi nedeniyle İran’daki çatışmaların etkisini diğer ülkelere göre daha sınırlı hissettiği belirtiliyor. Buna rağmen savaşın uzamasının Çin ekonomisi üzerinde baskı oluşturmaya başladığı ifade ediliyor.

Pekin yönetimi son dönemde enerji güvenliği ve tedarik zincirlerinin korunması için yeni önlemler alınacağını sık sık vurgularken, uzmanlar hem ABD’nin hem de Çin’in bölgedeki çatışmaların sona ermesini istediğini değerlendiriyor. Ancak İran konusunda iki ülke arasındaki stratejik farklılıkların devam ettiği belirtiliyor. Bu nedenle Trump-Xi zirvesinde verilecek mesajların yalnızca ABD-Çin ilişkileri açısından değil, Orta Doğu’daki dengeler bakımından da büyük önem taşıdığı ifade ediliyor.

15 Mayıs’a kadar sürecek temasların ardından Trump’ın Washington’a dönmesi bekleniyor.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı