ABD’de cinsel istismar ve insan kaçakçılığı suçlamalarıyla yargılanan ve 2019 yılında cezaevinde yaşamını yitiren milyarder finansör Jeffrey Epstein’a ilişkin belgeler, aradan geçen yıllara rağmen tartışılmaya devam ediyor. Amerikan Adalet Bakanlığı’nın kamuya açtığı kapsamlı dosyalar arasında bulunan yeni ayrıntılar, Epstein dosyasının hâlâ tam anlamıyla kapanmadığını gösterdi.
KAMUYA AÇILAN DOSYALARDA DİKKAT ÇEKEN KAYIT
2025 yılında yürürlüğe giren Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası kapsamında açıklanan milyonlarca sayfalık belge seti, FBI ve Adalet Bakanlığı tarafından derlenen soruşturma evraklarını, uçuş kayıtlarını, tanık ifadelerini ve ticari belgeleri içeriyor. Belgeler arasında yer alan ticari bir kayıt ise özellikle dikkat çekti. Kayıtlara göre Jeffrey Epstein, 2018 yılında yaklaşık 330 galon, yani yaklaşık 1.250 litre sülfürik asit satın aldı.
Dosyalarda bahsi geçen alımın hangi amaçla yapıldığına ilişkin herhangi bir açıklama yer almıyor. Belgede yalnızca satın alma işleminin ticari bir kayıt olarak geçtiği görülüyor. Bu da söz konusu kimyasal maddenin neden ve nerede kullanılabileceğine dair soru işaretlerini beraberinde getirdi.
SÜLFÜRİK ASİT NEDİR?
Sülfürik asit, endüstride yaygın şekilde kullanılan güçlü bir kimyasal olarak biliniyor. Metal temizleme, pil üretimi, su arıtma sistemleri ve çeşitli kimyasal analiz süreçlerinde bu maddeye sık sık başvuruluyor. Uzmanlar, bu tür maddelerin genellikle sanayi tesisleri veya profesyonel laboratuvarlarda kontrollü biçimde kullanıldığına dikkat çekiyor.
Epstein’ın adına kayıtlı çok sayıda mülk, ada ve özel altyapı alanı bulunduğu bilinirken, dosyalarda bu kimyasalın söz konusu mülklerde hangi kapsamda kullanıldığına dair doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor. Yetkililer, belgelerde yalnızca ticari satın alımın görüldüğünü, kullanım amacına dair bir bulgunun kamuoyuyla paylaşılmadığını kaydetti.
LABORATUVAR VE ÖZEL TESİS İDDİALARI
ABD ve uluslararası basında daha önce yer verilen bazı haberlerde, Epstein’ın özel mülklerinde laboratuvar benzeri alanlar bulunduğuna ilişkin iddialar gündeme gelmişti. Sülfürik asidin bu tür ortamlarda temel kimyasallar arasında yer alması, söz konusu iddiaların yeniden tartışılmasına yol açtı. Ancak Adalet Bakanlığı tarafından açıklanan belgelerde, bu yönde doğrulanmış bir tespit ya da resmi değerlendirme bulunmuyor.
Dosyaların kamuoyuna açılmasının ardından sosyal medyada ve bazı televizyon programlarında, sülfürik asidin delil yok etmek amacıyla kullanılmış olabileceğine dair yorumlar yapıldı. Yetkili makamlar ise bu iddiaların herhangi bir adli veya hukuki dayanağa sahip olmadığını vurguluyor.




