Bankalara göre değişen oranlar, özellikle 1 milyon TL’lik konut kredisi için aylık taksit ve toplam geri ödeme tutarlarını yeniden gündemin merkezine taşıdı. 120 ay vadeli hesaplamalar, küçük faiz farklarının bile uzun vadede ciddi maliyetler doğurduğunu ortaya koydu.
FAİZ ORANLARI EV SAHİBİ OLMA PLANLARINI ŞEKİLLENDİRİYOR
Son dönemde artan kira fiyatları, birçok vatandaşı konut kredisi kullanarak ev sahibi olma seçeneğine yöneltti. Ancak özel ve kamu bankaları arasında değişen faiz oranları, kredi maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle kredi kullanmayı planlayanlar, en uygun ödeme planını bulabilmek için bankaların sunduğu güncel oranları dikkatle inceliyor.
1 milyon TL’lik kredi için yapılan hesaplamalar, aylık taksitlerin 26 bin TL ile 30 bin TL bandında değiştiğini gösterirken, toplam geri ödeme tutarının ise 3,3 milyon TL’den başlayıp 3,6 milyon TL’ye kadar çıktığı görülüyor.

İPOTEKLİ SATIŞLARDA 33 AY SONRA KRİTİK EŞİK AŞILDI
Konut piyasasında dikkat çeken bir diğer gelişme ise ipotekli satışlardaki yükseliş oldu. Şubat ayında ipotekli konut satışlarının toplam satışlar içindeki payı yüzde 20,1’e çıkarak 33 ay sonra ilk kez yüzde 20 eşiğini aştı. Ocak ayında bu oran yüzde 18,2 seviyesindeydi.
Uzmanlara göre bu yükselişte kredi koşullarında yapılan düzenlemelerin etkisi büyük. Daha önce sıkı para politikaları ve kredi kısıtlamaları nedeniyle gerileyen ipotekli satış oranı, 2024 yılında yüzde 10,7 ile dip seviyeyi görmüştü.
BDDK ADIMLARI PİYASAYI HAREKETLENDİRDİ
Konut kredilerindeki hareketliliğin arkasında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından alınan yeni kararlar bulunuyor. Finansal istikrarı sağlamak amacıyla yapılan düzenlemeler kapsamında krediye erişim şartları yeniden şekillendirildi.
Bu çerçevede birinci el ve ikinci el konut ayrımı kaldırılırken, 2010 sonrası inşa edilen ve en az C enerji sınıfına sahip konutlar için daha avantajlı kredi oranları uygulanmaya başlandı. Söz konusu değişiklikler, kredi kullanımını teşvik eden önemli adımlar arasında değerlendiriliyor.

ASIL SIÇRAMA DAHA DÜŞÜK FAİZLE GELECEK
Ekonomistler, mevcut artışın sınırlı olduğunu ancak faiz oranlarının daha da gerilemesi halinde konut satışlarında güçlü bir ivme yakalanabileceğini belirtiyor. Özellikle faizlerin yüzde 1 seviyesine yaklaşması durumunda ipotekli satışların toplam satışlar içindeki payının yüzde 35-40 bandına çıkabileceği ifade ediliyor.
Buna rağmen mevcut tabloda dahi krediyle konut alma eğiliminde belirgin bir canlanma yaşandığı dikkat çekiyor. Kira ödemek yerine taksit ödemeyi tercih edenlerin sayısında artış gözlemleniyor.

1 MİLYON TL’LİK KREDİDE BANKA BANKA GERİ ÖDEME TABLOSU
Bankalara göre değişen faiz ve kar payı oranları, aylık ödeme planlarını da farklılaştırıyor. 120 ay vadeli 1 milyon TL’lik konut kredisi için öne çıkan hesaplamalar şöyle:
Akbank için faiz oranı yüzde 2,79 seviyesinde hesaplanırken, aylık taksit yaklaşık 28.966 TL, toplam geri ödeme ise 3 milyon 517 bin TL’yi aşıyor.
Garanti BBVA tarafında faiz oranı yüzde 2,89’a çıkarken, aylık ödeme 29.878 TL’ye, toplam geri ödeme ise 3 milyon 627 bin TL seviyesine ulaşıyor.
Kuveyt Türk ise yüzde 2,6 kar payı oranıyla aylık 27.700 TL taksit sunarken, toplam geri ödeme 3 milyon 356 bin TL olarak hesaplanıyor.
Türkiye İş Bankası tarafında ise yüzde 2,55 oranıyla aylık taksit yaklaşık 26.806 TL ile listenin en düşük seviyesinde yer alıyor.

EN DÜŞÜK TAKSİT İŞ BANKASI’NDA
Verilere göre, aylık ödeme bakımından en düşük seçenek Türkiye İş Bankası tarafından sunuluyor. Onu sırasıyla Kuveyt Türk, Akbank ve Garanti BBVA izliyor.
Bu tablo, faiz oranlarında görülen küçük farklılıkların bile uzun vadede toplam geri ödeme üzerinde yüz binlerce liralık fark oluşturduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlar, kredi kullanmadan önce yalnızca aylık taksite değil, toplam maliyete de dikkat edilmesi gerektiği uyarısında bulunuyor.

KONUT ALACAKLAR İÇİN KRİTİK DÖNEM
Konut kredilerinde yaşanan bu hareketlilik, piyasada yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Hem krediye erişim koşullarındaki esneme hem de ipotekli satışlardaki artış, konut almayı düşünenler için fırsat ve risklerin birlikte değerlendirildiği bir sürece işaret ediyor.
Önümüzdeki dönemde faiz oranlarının seyri, hem konut fiyatlarını hem de kredi kullanım eğilimini belirleyen en kritik unsur olmaya devam edecek.





