Antalya’nın Kepez ilçesinde 12 yıl önce bir inşaatın bekçi kulübesinde çıkan yangında hayatını kaybeden emekli imam Şeref Kocabıyık’ın ölümüyle ilgili dosya yeniden açıldı. İlk incelemelerde yangın sonucu yaşamını yitirdiği değerlendirilen Kocabıyık’ın aslında kesici aletle öldürüldüğü ve ardından cesedinin yakıldığı ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında yapılan teknik incelemeler sonucunda cinayetle bağlantılı olduğu belirlenen 4 şüpheli gözaltına alındı.
Olay, 25 Kasım 2014 tarihinde saat 21.40 sıralarında Kepez ilçesi Mehmet Akif Ersoy Mahallesi Mehmet Atay Caddesi üzerindeki bir inşaat alanında meydana geldi. İnşaatın bahçesinde bulunan bekçi kulübesinde çıkan yangın sonrası içeride bulunan kişinin hayatını kaybettiği belirlendi.
Yangında yaşamını yitiren kişinin, iki çocuk babası ve emekli imam Şeref Kocabıyık olduğu tespit edildi.
Kulübede hem bekçilik yapıyor hem ibadet ediyordu
Şeref Kocabıyık’ın yaklaşık üç aydır söz konusu kulübede kaldığı öğrenildi. İnşaatın bulunduğu bölgede daha önce kendisine ait müstakil bir evin bulunduğu, bu nedenle alanı iyi bildiği belirtildi.
Olay günü akşam saatlerinde Demirgül Mahallesi’ndeki evinde yemek yiyen Kocabıyık’ın daha sonra bekçilik yaptığı kulübeye gittiği bilgisine ulaşıldı. Yakınları, Kocabıyık’ın burada hem inşaatı koruduğunu hem de sakin bir ortam olduğu için dini çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.
O dönemde inşaatın müteahhitliğini yapan oğlu Yasin Kocabıyık, babasının ölümünün ardından yaptığı açıklamada olayın bazı noktalarının kendilerinde şüphe oluşturduğunu söylemişti.
“Babamın uyuduğunu düşünmüyoruz”
Yangın haberini aldıktan sonra olay yerine gittiklerini anlatan Yasin Kocabıyık, kulübeye yaklaşık 200 metre kala yangını öğrendiklerini belirtmişti.
Babasıyla ilgili önemli bir ayrıntıya dikkat çeken Kocabıyık, “Babam erkenden uyuyan biri değildi. O gece de uyuduğunu düşünmüyoruz” ifadelerini kullanmıştı.
Yangın sırasında kapı ve pencerelerin kapalı olduğunu söyleyen Kocabıyık, müdahale etmeye çalıştıklarını ancak alevler nedeniyle başarılı olamadıklarını anlatmıştı.
Ayrıca babasının herhangi bir sağlık sorunu veya düzenli kullandığı bir ilaç bulunmadığını belirten Kocabıyık, olayın gerçek sebebinin ortaya çıkarılmasını istediklerini dile getirmişti.
Kayıp telefon cinayetin izini ortaya çıkardı
Olayın ardından yapılan ilk incelemelerde Kocabıyık’ın kulübedeki bazı kişisel eşyalarının eksik olduğu fark edildi. Yakınları, cüzdanındaki paranın ve cep telefonunun bulunmadığını belirtmiş, bu durumun olayla ilgili soru işaretlerini artırdığını ifade etmişti.
Aradan geçen 12 yılın ardından dosyayı yeniden ele alan ekipler, kayıp cep telefonunun peşine düştü. Yapılan teknik çalışmalar sonucunda Şeref Kocabıyık’a ait telefonun olaydan sonra kullanıldığı belirlendi.
Telefon hareketleri, baz istasyonu kayıtları ve HTS analizleri üzerinden yapılan detaylı incelemeler sonucunda cinayetin aydınlatılması için önemli delillere ulaşıldı.
Yeniden açılan dosya cinayet soruşturmasına dönüştü
Elde edilen yeni bilgiler doğrultusunda Şeref Kocabıyık’ın ölümünün yangından kaynaklanmadığı, önce kesici aletle öldürüldüğü ardından cesedinin yakıldığı tespit edildi.
Soruşturmayı derinleştiren ekipler, cinayete iştirak ettikleri değerlendirilen şüphelilere yönelik operasyon düzenledi. Operasyon kapsamında 4 kişi gözaltına alındı.
Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.
Adalet Bakanı Gürlek: Güçlü deliller elde edildi
Adalet Bakanı Akın Gürlek de soruşturmaya ilişkin açıklama yaptı. Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Antalya Kepez’de 25 Kasım 2014 tarihinde öldürüldükten sonra cesedi yakılan Şeref Kocabıyık’ın katillerinin telefon analizleri sonucu belirlendiğini açıkladı.
Dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte kayıp cep telefonunun olaydan sonra kullanıldığının tespit edildiğini belirten Gürlek, baz ve HTS kayıtlarının ayrıntılı şekilde incelendiğini ifade etti.
Elde edilen delillerin ardından düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla cinayete karıştığı değerlendirilen 4 şüphelinin yakalandığını duyurdu.