Türk yatırımcısının uzun yıllardır güvenli liman olarak gördüğü altın, son dönemde güçlü satış baskısıyla karşı karşıya kaldı. Küresel piyasalarda yılın ilk aylarında tarihi zirveleri test eden değerli metal, haziran ayında hızlanan düşüşle birlikte hem ons hem de gram fiyatlarında önemli değer kayıpları yaşadı.
Mayıs ayını 4.540 dolar seviyesinde tamamlayan ons altın, haziran ayının ortasına yaklaşılırken 4.000 dolar sınırına kadar geriledi. 11 Haziran işlemlerinde 4.024 dolar seviyesi görülürken, fiyatlar Kasım 2025'ten bu yana kaydedilen en düşük seviyelere yaklaştı. Gün içerisinde gelen sınırlı alımlarla birlikte toparlanma çabası gözlense de ons altın sabah saatlerinde 4.090 dolar civarında işlem gördü.
Gram altında da benzer bir tablo oluştu. Mayıs sonunda 6.706 TL seviyesinde bulunan gram altın, 11 Haziran itibarıyla 6.000 TL sınırının altını test ederek yatırımcıları tedirgin etti.
HAZİRANDA YÜZDE 10'LUK DEĞER KAYBI
2026 yılının ilk aylarında rekor üstüne rekor kıran altın, özellikle Türkiye’de önemli bir servet etkisi yaratmıştı. Ocak ayında gram altın 7.811 TL’ye, ons altın ise 5.602 dolara kadar yükselerek tarihi seviyeleri görmüştü.
Ancak zirve seviyelerinden itibaren başlayan geri çekilme zamanla derinleşti. Son veriler, altının tepe noktalarından yaklaşık yüzde 25 oranında gerilediğini ortaya koydu. Sadece haziran ayında yaşanan düşüş ise yaklaşık yüzde 10 seviyesine ulaştı.
TÜRKİYE’NİN ALTIN SERVETİNDE 2,9 TRİLYON TL'LİK ERİME
Ekonomistler tarafından yapılan hesaplamalara göre Türkiye'nin toplam altın varlığı; bankalardaki altın mevduatları, dış ticaret kaynaklı stoklar, resmi rezervler ve yastık altında tutulan birikimler dahil edildiğinde yaklaşık 4.300 ton seviyesinde bulunuyor.
Mayıs 2026 itibarıyla bu varlığın ekonomik karşılığı yaklaşık 625 milyar dolar olarak hesaplanıyordu. Ancak haziran ayında yaşanan yüzde 10'luk değer kaybı, toplam servet büyüklüğünde de ciddi bir küçülmeye yol açtı.
Yapılan hesaplamalar, yalnızca haziran ayındaki düşüş nedeniyle yaklaşık 62,5 milyar dolarlık servet kaybı yaşandığını gösteriyor. Güncel kur seviyeleri dikkate alındığında bu rakam yaklaşık 2,9 trilyon TL'ye denk geliyor. Böylece altındaki sert düşüş, yalnızca yatırımcıların bireysel portföylerini değil, ülke genelindeki altın birikimlerinin toplam değerini de önemli ölçüde etkiledi.
ALTIN FİYATLARI NEDEN GERİLİYOR?
Altın fiyatlarındaki düşüşün arkasında küresel ekonomideki değişen beklentiler bulunuyor. Son dönemde enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş, enflasyon endişelerini yeniden gündeme taşırken yatırımcıların odak noktası da değişti.
Yükselen petrol fiyatları, küresel enflasyon riskinin canlı kalmasına neden olurken, tahvil getirilerindeki artış ve doların güçlenmesi de altın üzerinde baskı oluşturdu. Normal şartlarda jeopolitik risklerin altını desteklemesi beklenirken, piyasalar bu kez yüksek faiz beklentilerine daha fazla ağırlık vermeye başladı.
PİYASALARIN GÖZÜ YENİDEN 4.500 DOLAR SEVİYESİNDE
Piyasa uzmanları, jeopolitik risklerin devam etmesine rağmen yatırımcıların kısa vadede daha çok faiz görünümüne odaklandığını belirtiyor. Özellikle enerji arzına ilişkin endişelerin sürmesi ve enflasyon baskılarının devam etmesi halinde yüksek faiz beklentilerinin altın üzerinde baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Analistler, altının yeniden güçlü bir yükseliş trendine girebilmesi için ons fiyatının önce 4.500 dolar seviyesini geri kazanması gerektiğine dikkat çekiyor. Bu seviyenin aşılması halinde piyasada iyimserliğin yeniden güçlenebileceği ifade edilirken, mevcut görünümde aşağı yönlü risklerin yatırımcıların gündeminde kalmaya devam ettiği vurgulanıyor.