Katıldığı bir televizyon programında sistemi detaylandıran Ekonomist Filiz Eryılmaz, rafineri, banka veya lisanslı aracı kurumların vatandaşın altınını teslim alarak kayda geçirdiğini söyledi.

Eryılmaz, bu altınların daha sonra ihtiyacı olan işletmelere kiralandığını belirterek taraflar arasında resmi bir sözleşme düzenlendiğini aktardı.

Sistem kapsamında altın sahiplerinin 3, 6 veya 12 aylık vadelerle altınlarını teslim ettiklerini ifade eden Eryılmaz, vade süresi ve teslim edilen miktara göre altın sahibine faiz benzeri bir getiri ödendiğini, vade sonunda ise aynı miktarın iade edildiğini söyledi. Getirinin altın, TL veya döviz olarak verilebildiğini de ekledi.

Türkiye’de benzer modellerin geçmişte denendiğini hatırlatan Eryılmaz, başarısızlığın temel sebebinin toplumdaki “sisteme güvenmeme” eğilimi olduğunu vurguladı.

Eryılmaz, köklü bir davranış biçimi olduğu için insanların altınlarını teslim etmekte tereddüt ettiğini söyledi.

Buna karşın yeni modelde getirinin işletme tarafından ödenecek olmasının avantaj oluşturduğunu belirten Eryılmaz, başlangıçta düşük katılım beklendiğini ancak güven oluştuğunda sistemin genişleyebileceğini ifade etti.

Merkez Bankası çalışmaları ışığında Türkiye’de yastık altındaki altın miktarının yaklaşık 500 milyar dolar olduğuna dikkat çeken Eryılmaz, bunun sadece yüzde 10’unun bile sisteme girmesi halinde 50 milyar dolarlık kaynağın ekonomiye kazandırılabileceğini söyledi.

Ancak toplumun tamamının bu sisteme katılmasının beklenmediğini belirten Eryılmaz, özellikle “kemik altın yatırımcısı” olarak bilinen kesimin hiçbir koşulda altınını teslim etmek istemeyeceğini dile getirdi.

Altının yakın dönemde 4.381 dolar seviyesini gördükten sonra yüzde 12 civarında geri çekildiğini hatırlatan Eryılmaz, bunun güçlü bir düzeltme olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Küresel talebin yüksek seyrettiğini, perakende yatırımcıların ise her geri çekilmeyi alım fırsatı gördüğünü belirtti.

2026 yılı için “altın yılı” beklentilerinin fiyatları desteklediğini ifade eden Eryılmaz, Rusya–Ukrayna arasında olası bir barış ihtimalinin kısa vadede fiyatları etkileyebileceğini söyledi.

Bu senaryoda altının 4000 doların altına, hatta 3900 dolara kadar gerileyebileceğini ancak bunun kalıcı bir düşüş olmayacağını belirtti.

Eryılmaz, yeni bir yükseliş trendi için 4185 doların üzerinde kalıcılık gerektiğini, kritik desteğin ise 4000 dolar seviyesinde bulunduğunu dile getirdi.

Kripto para piyasasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eryılmaz, Bitcoin’in 87.936 dolar seviyesine kadar gerilediğini ve kritik desteklerin altında işlem gördüğünü söyledi. 84.000 doların kritik eşik olduğunu belirten Eryılmaz, bu seviyenin kırılması halinde düşüşlerin 70.000 dolara kadar derinleşebileceğini ifade etti.

ABD’de hükümetin yeniden açılması ve FED’in belirsiz para politikalarının piyasalarda “anomali” oluşturduğunu belirten Eryılmaz, büyük yatırımcıların ETF’lerden çıkış yapmasının sert düşüşlere neden olduğunu söyledi.

Bitcoin’in toparlanabilmesi için önce 93.000 doların, ardından 96.000 doların aşılması gerektiğini vurgulayan Eryılmaz, aralık ayında olası faiz indiriminin toparlanmayı hızlandırabileceğini kaydetti.

Editör Hakkında