Ankara’nın günlük konuşma kültüründe bazı kelimeler, sözlükteki karşılığından çok söyleniş biçimi ve cümlenin tonuyla anlam kazanıyor. Bunların başında ise kısa ve tek başına oldukça sıradan görünen “la” geliyor.

Bir cümlenin sonunda kullanılan “la”, bazen bir uyarının parçası olurken bazen şaşkınlığı, kimi zaman da samimi bir ricayı anlatabiliyor. Sosyal medyada da sık sık paylaşılan bu kullanım örnekleri, Ankara’nın konuşma kültürüne dair dikkat çekici bir ayrıntı olarak öne çıkıyor.

“La” deyince anlam neden değişiyor?

Ankara ağızları üzerine yapılan akademik çalışmalar, yöresel konuşma biçimlerinin yalnızca birkaç kelimeden ibaret olmadığını; ses bilgisi, biçim bilgisi, söz dizimi ve söz varlığı bakımından incelendiğini ortaya koyuyor. Ankara ağızlarının belgelenmesine yönelik çalışmalar da bulunuyor.

Günlük kullanımda ise “la” sözcüğünün anlamını belirleyen unsurlardan biri, kelimenin hangi cümlenin içinde ve hangi tonlamayla söylendiği oluyor.

Örneğin “La bi dur la!” ifadesinde aynı kelime, cümlenin tonuna bağlı olarak bir kızgınlık veya ikaz ifadesi olarak algılanabiliyor.

Kızgınlık da var, rica da

“La” kelimesinin kullanıldığı örnekler arasında birbirinden oldukça farklı duygular bulunuyor.

“La bi dur la!” ifadesi kızgınlık ya da ikaz anlamında kullanılabilirken, “Hadi gardaş la” şeklindeki kullanım bir ricayı ifade edebiliyor.

Bu nedenle aynı kelime, konuşmanın bağlamına göre sert bir uyarının da samimi bir isteğin de parçası olabiliyor.

“Bebeler nerde la?” deyince anlam değişiyor

Günlük konuşmada kullanılan bir başka örnek ise “Bebeler nerde la?” şeklinde karşımıza çıkıyor.

Burada “la”, herhangi bir kızgınlık ifade etmekten ziyade arayış veya soru anlamındaki cümlenin sonuna ekleniyor.

Benzer şekilde “Harbi mi la?” ifadesi de doğrudan soru anlamı taşıyan kullanımlardan biri olarak öne çıkıyor.

İnanmamak da şaşırmak da mümkün

“La” kullanımının dikkat çekici taraflarından biri de konuşmacının duygusunu güçlendirebilmesi.

“Yok la!” ifadesi, konuşanın söylenen bir şeye inanmadığını veya karşı çıktığını anlatmak için kullanılabilirken, “Vay la!” daha çok şaşkınlığı ifade ediyor.

“He la!” ise bunun tersine, bir onaylama veya kabul etme anlamında kullanılabiliyor.

Böylece tek kelime, cümlenin geri kalanından ve konuşmanın tonundan bağımsız düşünüldüğünde ortaya çıkabilecek anlamdan oldukça farklı bir işlev kazanabiliyor.

“Baksana la!” ne anlatıyor?

“Baksana la!” ifadesinde ise konuşmacı karşısındaki kişinin dikkatini belirli bir konuya çekiyor.

Bu kullanım, günlük konuşmada bir mevzuya dikkat çekme veya karşıdakini konuşmaya yönlendirme amacı taşıyan ifadeler arasında değerlendiriliyor.

Benzer şekilde “La bi dur la!” cümlesinde de konuşmacı karşısındaki kişiden eylemini durdurmasını istiyor. Burada kelimenin anlamından çok tonlama ve bağlam öne çıkıyor.

En ilginç kullanım: “La la la la”

Listenin en dikkat çekici örneklerinden biri ise “La la la la” şeklindeki kullanım.

Sosyal medyada Ankara konuşma kültürüyle ilişkilendirilerek paylaşılan bu kullanım, tehlike veya dikkat gerektiren bir durum için örnekleniyor.

Burada da kelimenin tek başına sözlük anlamından ziyade, tekrar edilmesi ve konuşmanın bağlamı anlamı belirliyor.

Ankara’da “la” gerçekten her cümlede mi kullanılıyor?

Ankara ağzı üzerine internet ortamındaki tartışmalarda “la” ve “bebe” gibi ifadelerin Ankara konuşmasının tamamını temsil edip etmediği konusunda farklı görüşler bulunuyor. Bazı kullanıcılar bu kelimelerin özellikle eski kuşak veya belirli yörelerde daha fazla kullanıldığını savunurken, bazıları da Ankara ağzının bu birkaç ifadeye indirgenemeyeceğini belirtiyor. Bu nedenle “la” kullanımını Ankara’daki bütün konuşmacılar için ortak ve değişmez bir özellik olarak değerlendirmek doğru olmaz.

Kısacası Ankara’da “la” bazen kızgınlık, bazen rica, bazen soru, bazen şaşkınlık, bazen de onaylama anlamı taşıyabiliyor. Hangi anlamın ortaya çıkacağını ise çoğu zaman kelimenin kendisinden çok, cümlenin tamamı ve nasıl söylendiği belirliyor.

Yorumlar