Ankara’da yaşayan 62 yaşındaki kimyager Ali Bektaş, bir dönem hem eğitim camiasında görev almış hem de kendi kimya şirketini kurarak iş hayatında yer edinmiş bir isimdi. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü mezunu olan Bektaş, yaşadığı ekonomik çöküşün ardından tüm hayatının yönünü değiştiren bir sürecin içine sürüklendi.
Kırşehir doğumlu olan Bektaş, yıllar içinde biriktirdiği maddi ve mesleki kazanımlarını kaybederek kendisini sokaklarda yaşam mücadelesi verirken buldu.
ANKARA’DA SOKAKLARDA YAŞIYOR
Bektaş, yaşadığı süreci “sosyal bir kırılma” olarak tanımlarken, şirketinin batmasıyla birlikte ekonomik olarak tamamen çöktüğünü ifade ediyor. Yaşanan kayıpların ardından barınacak bir evi kalmayan Bektaş, Ankara sokaklarında yaşamaya başladı.
Hayatındaki bu keskin dönüşüm, onu bir zamanlar bilim ve eğitimle iç içe olduğu bir hayattan, belirsizliklerle dolu bir sokak yaşamına sürükledi.
YÜZDE 82 ENGELLİ RAPORUYLA TRENLERDE SEYAHAT EDİYOR
Yüzde 82 engelli raporuna sahip olan Ali Bektaş, devletin sağladığı ulaşım haklarından yararlanarak ücretsiz tren yolculukları yapıyor. Bu sayede zaman zaman farklı şehirlere giderek sokakta kalmak yerine trenlerde vakit geçiriyor.
Son olarak Manisa’ya giden Bektaş, bu yolculukları hem dinlenmek hem de farklı şehirleri görmek için kullandığını ifade etti. Ancak bu seyahatler, onun için kalıcı bir barınma çözümünden çok geçici bir sığınak niteliği taşıyor.
“SOKAKTA KALMAK BİR GERÇEKLİKTİR”
Yaşadıklarını anlatan Bektaş, evsizliğin sadece bireysel değil, küresel bir sorun olduğuna dikkat çekiyor. Sokakta kalmanın bir “kader değil, yaşamın getirdiği bir sonuç” olduğunu ifade eden Bektaş, bu durumun dünyanın birçok ülkesinde benzer şekilde yaşandığını dile getiriyor.
Türkiye’de engellilere ve yaşlılara sağlanan imkânların önemli olduğunu vurgulayan Bektaş, bu desteklerin yaşamını sürdürmesinde etkili olduğunu söylüyor.
Sokakta yaşayan insanların büyük bölümünün bağımlılık sorunlarıyla mücadele ettiğini belirten Bektaş, bu durumun bireysel çabalarla çözülemeyeceğini ifade ediyor. Ona göre sokak yaşamı yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir sorunlar yumağı.
Devletin bu alanda daha kapsamlı politikalar geliştirmesi gerektiğini savunan Bektaş, sokakta kalan herkesin aynı sebeplerle bu noktaya gelmediğini de vurguluyor.
“ŞÜKRETMEK BENİM İÇİN DAYANMA GÜCÜ”
Yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen hayata karşı umudunu koruduğunu söyleyen Ali Bektaş, yaşadıklarını bir “hayat sınavı” olarak görüyor. Kimi zaman açlık, kimi zaman barınma sorunu yaşadığını ifade eden Bektaş, buna rağmen yaşama tutunmaya çalıştığını belirtiyor.
Şükretmenin kendisi için önemli bir dayanma gücü olduğunu dile getiren Bektaş, hayatın her aşamasının bir sınav olduğuna inandığını ifade ediyor.