TÜRKİYE’DE MİLYONLARCA ÇALIŞAN İÇİN ÖNEMLİ KARAR
2026 yılı Ocak verilerine göre Türkiye’de 16 milyon 699 bin sigortalı işçi bulunuyor. Kayıt dışı çalışanlarla birlikte toplam çalışan sayısının 20 milyona yaklaştığı değerlendiriliyor. Sendikalı işçi sayısı ise 2 milyonun üzerinde.

Toplu iş sözleşmesi kapsamındaki çalışanların maaşları, sendika ile işveren arasında yapılan anlaşmalar doğrultusunda belirleniyor. Bu sözleşmelerde çoğu zaman ilk dönemde refah payı içeren artışlar yapılırken, sonraki dönemlerde enflasyon oranı baz alınıyor.
Ancak sendikasız iş yerlerinde ücret artışları çoğu zaman doğrudan işveren kararıyla şekilleniyor.

DAVA NASIL BAŞLADI?
Yargıtay kararına konu olan olayda, uzun yıllar aynı şirkette çalışan bir işçi, taşeron firmaya devredildikten sonra bazı ücret kalemlerinin bordroda farklı şekilde gösterildiğini belirtti.

İşçi, emeklilik sonrası açtığı davada; ikramiye ve sosyal yardımların sonraki yıllarda yeterince artırılmadığını, bu nedenle ücret farkı ile kıdem tazminatı farkı alacağı bulunduğunu savundu.
İşveren ise değişikliğin işçinin onayıyla yapıldığını ve herhangi bir hak kaybı oluşmadığını ileri sürdü.

YARGITAY’DAN KRİTİK TESPİT
Dosya sonunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun önüne geldi. Kurul, ücret artışları konusunda önemli kriterler belirledi.
Kararda, işverenin çalışana ödemesi gereken ücretin, taraflar arasında yapılan bireysel iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi veya iş yerindeki yerleşik uygulamalara göre belirleneceği ifade edildi.

Ancak bu unsurlar yoksa işverenin yalnızca asgari ücretin altında kalmayacak şekilde ücret ödeme yükümlülüğü bulunduğu vurgulandı.

İŞVEREN HER YIL ZAM YAPMAK ZORUNDA DEĞİL
Kararın en dikkat çeken bölümü ise maaş artışına ilişkin oldu. Yargıtay, iş sözleşmesinde açık hüküm yoksa, toplu iş sözleşmesi bulunmuyorsa veya iş yerinde sürekli hale gelmiş bir zam uygulaması yoksa, işverenin her yıl zam yapmak zorunda olmadığına hükmetti.

Ayrıca işverenin, çalışan maaşına asgari ücrete yapılan artış oranında zam yapma zorunluluğu da bulunmadığı açık şekilde ifade edildi.

ASGARİ ÜCRET ORANI EMSAL ALINAMAZ
Mahkeme sürecinde yapılan hesaplamalarda bazı ödemelerin asgari ücret artışına göre kıyaslandığı görüldü. Ancak Yargıtay bu yöntemi de doğru bulmadı.

Kurul, fark alacaklarının hesabında asgari ücret artış oranının değil, ilk dönemdeki ödemenin çalışanın brüt maaşına oranının dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Karar, gelecekte benzer davalarda bilirkişi hesaplamaları açısından da önemli bir referans oluşturacak.

ÇALIŞANLAR İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?
Karar, özel sektörde çalışan milyonlarca kişi açısından şu sonucu ortaya koyuyor. Çalışanın maaşına her yıl otomatik zam yapılması yasal bir zorunluluk değil. Ancak; iş sözleşmesinde zam maddesi varsa, toplu iş sözleşmesi bulunuyorsa ve iş yerinde düzenli zam geleneği oluşmuşsa işveren bu çerçevede yükümlülük altına girebilir.

UZMANLAR NE DİYOR?
İş hukuku uzmanlarına göre çalışanların ücret artışı konusunda hak kaybı yaşamaması için işe giriş sözleşmelerinde maaş artış esaslarının açık biçimde yer alması büyük önem taşıyor. Özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde çalışanların ücretlerinin korunması açısından sözleşmesel güvence daha da kritik hale geliyor.

Yorumlar
Editör Hakkında