Bir televizyon programında değerlendirmelerde bulunan Eryılmaz, önümüzdeki günlerde gelecek haber akışlarının hem enerji piyasaları hem de değerli metaller açısından belirleyici olacağını ifade etti.

PİYASALAR HABER AKIŞINA KİLİTLENDİ
Eryılmaz’a göre mevcut fiyatlamalarda en büyük etken savaş ve barış ihtimallerine dair gelişmeler. Eğer 21-22 Nisan sonrasında taraflar arasında tansiyon düşer ve kalıcı bir anlaşma zemini oluşursa, petrol fiyatlarında geri çekilme görülebilir.

Ancak piyasalarda aynı zamanda ciddi bir temkin havası bulunduğunu belirten Eryılmaz, olumlu beklentilerin çok hızlı şekilde tersine dönebileceğini vurguladı. Bu nedenle yatırımcıların yalnızca fiyat hareketlerine değil, diplomatik gelişmelere de odaklanması gerektiğini söyledi.

PETROLDE ESKİ FİYATLAR GERİDE KALDI
Uzman isme göre enerji piyasasında artık yeni bir dönem başladı. Geçmişte görülen Brent petrolde 65-70 dolar, ham petrolde ise 60-65 dolar bandının geride kaldığını belirten Eryılmaz, bunun nedenlerini şöyle sıraladı:
İran başta olmak üzere bazı üretim sahalarında oluşan hasar, Katar’daki LNG altyapısına yönelik zararlar ve Hürmüz Boğazı’nda ticaret akışının normale dönmesinin zaman alacak olması.

Bu nedenle barış sağlansa bile arz zincirinin hemen düzelmeyeceğini vurgulayan Eryılmaz, piyasaların artık 70-80 dolar bandını yeni denge alanı olarak izleyebileceğini ifade etti.

RİSK PRİMİ PETROLDE KALMAYA DEVAM EDEBİLİR
Eryılmaz, resmi bir barış açıklaması gelse bile piyasaların tüm riskleri sıfırlamayacağını belirtti. Yatırımcıların olası yeni saldırı ihtimalini fiyatlamaya devam edeceğini söyleyen uzman isim, bu nedenle petrol üzerinde risk priminin bir süre daha etkili olabileceğini dile getirdi.

ALTIN YÜKSELİYOR AMA BEKLENEN GÜÇTE DEĞİL
Filiz Eryılmaz, ons altın ve gram altın tarafında yükseliş yaşandığını ancak bu hareketin beklenen kadar güçlü olmadığını söyledi. Buna karşılık gümüş fiyatlarının çok daha sert yükseldiğine dikkat çekti.
Son dönemde gümüşte yüzde 5’in üzerinde artış görülürken, altın daha sınırlı bir performans sergiledi. Eryılmaz’a göre bunun iki temel nedeni bulunuyor.

ALTIN NEDEN GERİDE KALDI?
İlk neden olarak küresel borsalardaki ralli gösterildi. Özellikle bankacılık hisseleri öncülüğünde piyasalarda güçlü yükseliş yaşanırken, yatırımcıların bir kısmı güvenli liman olan altından çıkarak riskli varlıklara yöneldi.
İkinci neden ise gümüşün çift yönlü talep görmesi. Hem değerli metal hem de sanayi metali olarak kullanılan gümüş, ekonomik büyümenin devam edeceği beklentisiyle daha fazla ilgi görüyor.

ALTIN/GÜMÜŞ RASYOSUNDA DİKKAT ÇEKEN HAREKET
Eryılmaz, piyasada yakından takip edilen altın/gümüş rasyosunun düşüşte olduğunu belirtti. Bu durum, gümüşün altına kıyasla daha güçlü performans gösterdiğine işaret ediyor.
Savaş riskinin azalması ve üretim faaliyetlerinin süreceği beklentisi, özellikle elektronik, güneş enerjisi ve sanayi sektörlerinde yoğun kullanılan gümüşe olan talebi artırıyor.

KISA VADEDE ALTINDA YÖN NE OLUR?
Uzman ekonomiste göre petrol fiyatlarında geri çekilme sürer ve jeopolitik riskler azalırsa altın kademeli yükselişini sürdürebilir. Ancak haber akışının yeniden olumsuzlaşması halinde hem altın hem gümüşte baskı oluşabilir.
Buna rağmen kısa vadede çok sert düşüşlerin şimdilik ana senaryo olmadığını belirten Eryılmaz, yatırımcıların ani haber akışlarına karşı dikkatli olması gerektiğini söyledi.

ENFLASYON CEPHESİNDE KRİTİK MESAJ
Petrol fiyatlarının gerilemesi, küresel enflasyon beklentilerini de aşağı çekebilir. Özellikle enerji maliyetlerindeki düşüş; üretim, lojistik ve tüketici fiyatları üzerinde rahatlatıcı etki doğurabilir.
Ancak çatışmaların yeniden büyümesi halinde petrol fiyatlarında yeni yükseliş dalgası görülebileceği, bunun da dünya genelinde yeni bir enflasyon baskısı oluşturabileceği uyarısı yapıldı.

TÜRKİYE EKONOMİSİ NASIL ETKİLENİR?
Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler açısından petrol fiyatları kritik önemde bulunuyor. Eryılmaz’a göre barış ortamının sağlanması halinde hem küresel ekonomi hem de Türkiye ekonomisi açısından daha yönetilebilir bir süreç başlayabilir.

Büyümedeki yavaşlama talebi azaltarak enflasyonu sınırlayabilir. Ancak enerji fiyatlarının yeniden yükselmesi halinde Türkiye’de cari açık, üretim maliyetleri ve fiyatlar genel seviyesi üzerinde baskı artabilir.

GÖZLER 21 NİSAN'DA
Piyasalarda şimdi tüm dikkatler 21 Nisan sonrası oluşacak tabloya çevrilmiş durumda. Diplomatik gelişmelerin seyri; petrol fiyatlarından altına, gümüşten borsalara kadar birçok varlıkta yönü belirleyecek.

Yorumlar
Editör Hakkında