Eryılmaz, “Petrol fiyatları son dönemde yükseldi; gıda fiyatlarında Ramazan etkisi hissediliyor. Sahada, pazarda ve markette fiyat artışları net şekilde gözleniyor. Restoran ve hizmet sektöründe de ciddi fiyat farklılıkları var.

Elbette tüm artışları fırsatçılıkla açıklamak doğru değil; maliyet baskısı gerçek. Ancak bazı alanlarda artışların maliyetle tam açıklanamadığı da görülüyor. Bu tablo, kısa vadede aylık enflasyonun yüzde 3’ün altına inmesini zorlaştırıyor. Yıllık enflasyonda da geçici yukarı yönlü hareketler görülebilir” ifadelerini kullandı.

2026 perspektifine ilişkin konuşan Eryılmaz, bazı sektörlerin öne çıkmaya devam edebileceğini belirtti.

“Bankalar ve holdingler yabancı yatırımcının ilk baktığı alanlar olmaya devam eder. Faiz indirim süreci bankacılık sektörü için destekleyici olur” diyen Eryılmaz, özellikle kredi büyümesi ve finansman koşullarındaki iyileşmenin bankacılık hisselerine pozitif yansıyabileceğini ifade etti.

Perakende sektörünün mevcut ivmesini koruduğunu belirten uzman isim, yılın ikinci yarısında bu hareketliliğin daha da belirginleşebileceğini söyledi.

Savunma sanayi şirketlerinin ise yüksek çarpanlara rağmen güçlü hikâyeleri sayesinde yatırımcı ilgisini canlı tuttuğunu vurguladı.

Gayrimenkul yatırım ortaklıkları ve çimento şirketlerinin, olası bir faiz indirimi ve ekonomik canlanma senaryosunda dikkat çekebileceğini dile getiren Eryılmaz, ulaştırma sektörünün ise jeopolitik risklere bağlı baskı altında kalabileceğini belirtti. Risklerin azalması halinde ikinci yarıda toparlanma ihtimalinin güçlenebileceğini ifade etti.

Mart–Nisan döneminde faiz indirimi hızının yavaşlayabileceğine işaret eden Eryılmaz, piyasalarda sert bir satıştan ziyade yükseliş temposunun düşmesi ve dönemsel düzeltmelerin daha olası olduğunu söyledi.

“Ekstra bir jeopolitik şok olmadığı sürece ana yönün yukarı kalması beklenebilir” değerlendirmesinde bulunan Eryılmaz, 50 baz puanlık bir indirimin temel senaryo olabileceğini ancak enflasyon ve petrol fiyatlarının belirleyici olacağını ifade etti.

Gerekirse faiz indiriminin pas geçilebileceğini de sözlerine ekledi. Küresel tarafta ise ABD verileri, Fed’in faiz takvimi ve jeopolitik gelişmelerin yakından izlenmesi gerektiğini vurguladı.

Altın piyasasında belirsizlik temasının güçlü kaldığını belirten Eryılmaz, geçtiğimiz haftaki performansa dikkat çekti. “Geçtiğimiz hafta altın sıkışık bir bantta hareket ederken, haftanın başında tüm parasını gram altına koyan bir yatırımcının yaklaşık %2,4 getiri elde ettiğini gördük” dedi.

Gram altının iki temel dinamikle hareket ettiğini hatırlatan Eryılmaz, bunların ons altın ve dolar/TL kuru olduğunu söyledi.

Küresel belirsizlikler, ABD verileri, Fed’e ilişkin beklentiler ve Orta Doğu’daki gerilimlerin ons altına destek verdiğini belirten Eryılmaz, altının risk dönemlerinde güvenli liman özelliğini yeniden öne çıkardığını ifade etti.

“Altın zaten belirsizlikten beslenen bir varlık. Risk arttıkça talep artıyor” diyen Eryılmaz, gram altında yukarı yönlü potansiyelin sürdüğünü dile getirdi. Özellikle küresel risklerin devam etmesi halinde yukarı eğilimin korunabileceğini söyledi.

Gümüş tarafında yaşanan yükselişi de değerlendiren Eryılmaz, bunun sürpriz olmadığını belirtti.

Gümüşün daha önce altına kıyasla sert bir düzeltme yaptığını hatırlatan uzman isim, hem teknik tepki hem de sanayi metali olma özelliği nedeniyle küresel büyüme beklentilerindeki değişime daha duyarlı olduğunu vurguladı.

Tarifelerde olası gevşeme ve küresel ticarette canlanma beklentisinin gümüşü desteklediğini ifade etti.

Petrol fiyatlarına ilişkin olarak ise uzun vadeli “adil değer” seviyesinin 70–75 dolar bandı olabileceğini belirten Eryılmaz, bundan sonraki süreçte temel dinamiklerin, küresel büyüme görünümünün ve merkez bankalarının politikalarının belirleyici olacağını söyledi.

Editör Hakkında