Yıpranma payı uygulaması, çalışma şartları nedeniyle sağlık açısından daha fazla risk taşıyan mesleklerde görev yapanların hem prim gün sayısına ilave gün eklenmesini hem de emeklilik yaşından indirim yapılmasını sağlıyor. SGK tarafından belirlenen bu uygulama sayesinde, normal şartlarda uzun yıllar çalışmak zorunda kalan bazı meslek grupları, fiilen yaptıkları işin zorluk derecesi dikkate alınarak daha erken emeklilik imkanına kavuşuyor.
YIPRANMA PAYI NEDİR, NASIL UYGULANIR?
Yıpranma payı, ağır ve yıpratıcı işlerde çalışanlara tanınan bir sosyal güvenlik hakkı olarak tanımlanıyor. Normal koşullarda bir çalışan yılda 360 gün prim bildirimiyle çalışmış sayılırken, yıpranma payı kapsamındaki mesleklerde bu süre SGK tarafından artırılıyor. Yapılan işin risk düzeyine göre her yıl için 60 gün, 90 gün ya da 180 gün ek prim günü kazanılıyor.
Örneğin, yılda 90 gün yıpranma payı bulunan bir iş kolunda çalışan bir kişi, 1 yıl fiilen çalıştığında SGK kayıtlarına 360 gün yerine 450 gün prim işlenmiş oluyor. Bu durum hem prim gün sayısının daha hızlı dolmasını sağlıyor hem de emeklilik için gereken süreyi kısaltıyor.
SADECE PRİM DEĞİL, YAŞ ŞARTI DA DÜŞÜYOR
Yıpranma payı uygulamasının en dikkat çeken yönlerinden biri de emeklilik yaşına sağladığı avantaj. Kazanılan ilave prim günleri, emeklilik yaş haddinden düşülüyor. Bir çalışan, yıpranma payı sayesinde emeklilik yaşını en fazla 5 yıl erkene çekebiliyor. Bazı çok ağır ve yüksek risk içeren mesleklerde ise bu süre 8 yıla kadar çıkabiliyor.
Ancak uygulamada yaş indirimi için bir üst sınır bulunuyor. Biriken yıpranma payı günleri emeklilik yaşından düşülürken, belirlenen maksimum süre aşılamıyor. Buna rağmen özellikle uzun yıllar bu kapsamdaki işlerde çalışanlar için ciddi bir avantaj sağlanmış oluyor.
026 DÜZENLEMESİYLE KAPSAM GENİŞLETİLDİ
2026 yılında yapılan düzenleme, yıpranma payı kapsamındaki meslek listesinde önemli değişiklikler getirdi. Daha önce sınırlı sayıda meslek grubunu kapsayan Fiili Hizmet Süresi Zammı, yeni düzenlemeyle birlikte daha geniş bir çalışan kitlesini içine aldı. Özellikle ağır sanayi ve üretim sektöründe çalışan birçok kişi bu değişiklikten doğrudan etkilendi.
SGK tarafından yapılan düzenlemeyle, çalışma ortamı itibarıyla yüksek toz, kimyasal madde, aşırı sıcak ve fiziksel yıpranma riski bulunan yeni iş kolları da listeye eklendi. Böylece hem iş sağlığı riskleri dikkate alındı hem de bu alanlarda çalışanların sosyal güvenlik hakları güçlendirilmiş oldu.
YIPRANMA PAYI KAPSAMINDAKİ MESLEKLER
Yıpranma payından yararlanan meslek grupları uzun süredir SGK mevzuatında yer alıyor. Bu kapsamda;
Gazeteciler: Sarı basın kartı sahibi muhabirler ve basın çalışanları.
Maden ve Yeraltı İşçileri: Yeraltında çalışan maden işçileri, yıpranma payından en yüksek oranda faydalanan gruplar arasında yer alıyor. Bu meslek grubunda çalışanlara yılda 180 gün, yani 6 ay ek prim günü tanınıyor.
Güvenlik Güçleri: Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, polisler, Milli İstihbarat Teşkilatı personeli ve cezaevi infaz koruma memurları bu kapsama dahil ediliyor.
İtfaiyeciler: Yangın söndürme ve kurtarma faaliyetlerinde görev yapan itfaiye personeli de yıpranma payından yararlanan meslekler arasında bulunuyor.
AĞIR SANAYİ ÇALIŞANLARI DA LİSTEDE
Ağır sanayi alanında faaliyet gösteren bazı sektörler uzun süredir yıpranma payı kapsamında yer alıyordu. Demir-çelik fabrikalarında çalışanlar, cıva üretimi yapılan tesislerde görev alanlar, asit üretimi gibi zehirli ve tehlikeli maddelerle çalışan işçiler bu gruplar arasında bulunuyor.
YENİ EKLENEN MESLEKLER DİKKAT ÇEKTİ
2026 düzenlemesiyle birlikte listeye eklenen yeni meslek grupları özellikle sanayi çalışanlarını yakından ilgilendiriyor. Buna göre;
Çimento fabrikası çalışanları,
Alüminyum fabrikalarında görev yapan işçiler,
Dökümhane çalışanları,
Cam sanayi sektöründe çalışanlar,
fiili hizmet süresi zammı kapsamına alındı. Bu alanlarda çalışanlar, işin niteliğine göre yılda 60 ila 90 gün arasında değişen yıpranma payı hakkı elde edebilecek.