Karar, nafaka sisteminin tamamen kaldırıldığı anlamına gelmiyor. Ancak mevcut uygulamanın temel unsurlarından birinin ortadan kalkması nedeniyle önümüzdeki dönemde nafaka sisteminde kapsamlı değişikliklerin gündeme gelmesi bekleniyor. Hukuk çevreleri, kararın aile hukuku alanında son yılların en önemli gelişmelerinden biri olduğuna dikkat çekiyor.

SÜREÇ NASIL BAŞLADI?
Süresiz nafaka tartışmalarını Anayasa Mahkemesi’nin gündemine taşıyan süreç, Antalya 12. Aile Mahkemesi’nin başvurusu ile başladı. Mahkeme, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175’inci maddesinde bulunan “süresiz” ifadesinin Anayasa’ya aykırı olduğu değerlendirmesinde bulunarak konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. Başvuruyu inceleyen Yüksek Mahkeme, söz konusu düzenlemenin iptal edilmesine karar verdi.

Mahkeme, ortaya çıkabilecek hukuki boşluğun giderilmesi amacıyla yasama organına yeni bir düzenleme yapılması için 9 aylık süre tanıdı. Böylece gözler yeni nafaka modelinin oluşturulacağı TBMM’ye çevrildi.

NAFAKA TAMAMEN KALDIRILDI MI?
Kararın ardından kamuoyunda en çok merak edilen konuların başında nafakanın tamamen kaldırılıp kaldırılmadığı geldi. Uzmanlar, bu konuda yapılan bazı yorumların gerçeği yansıtmadığını belirtiyor. Anayasa Mahkemesi’nin kararı yalnızca boşanma sonrasında hükmedilen yoksulluk nafakasındaki süresiz uygulamayı kapsıyor. Çocukların bakım ve ihtiyaçları için ödenen iştirak nafakası ile dava süresince verilen tedbir nafakası uygulamalarında herhangi bir değişiklik bulunmuyor. Bu nafaka türleri mevcut haliyle devam edecek.

MEVCUT NAFAKA ALANLAR NE YAPACAK?
Kararın ardından en çok sorulan sorulardan biri de mevcut nafaka ödemelerinin akıbeti oldu. Hukukçulara göre Anayasa Mahkemesi’nin verdiği iptal kararı, halen yürürlükte bulunan mahkeme kararlarını otomatik olarak ortadan kaldırmıyor. Bu nedenle daha önce mahkeme kararıyla yoksulluk nafakası almaya hak kazanan kişiler ödemelerini almaya devam edecek.

Aynı şekilde nafaka yükümlüsü olan kişilerin de yalnızca bu kararı gerekçe göstererek ödemeleri durdurmaları mümkün değil. Nafaka ödemesinin kesilebilmesi için yeni bir mahkeme kararına ihtiyaç bulunuyor. Uzmanlar, mahkeme kararı olmadan yapılan ödeme kesintilerinin icra takibi, gecikme faizi ve çeşitli hukuki yaptırımlara yol açabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.

ÖDENEN NAFAKALAR GERİ İSTENEBİLİR Mİ?
Kararın ardından gündeme gelen bir diğer soru ise geçmişte ödenen nafakaların geri alınıp alınamayacağı oldu. Hukuk çevreleri bu konuda oldukça net bir görüş ortaya koyuyor. Anayasa Mahkemesi kararları genel kural olarak geçmişe dönük sonuç doğurmuyor. Bu nedenle daha önce mahkeme kararları doğrultusunda ödenmiş nafakaların yalnızca iptal kararı gerekçe gösterilerek geri talep edilmesi mümkün görünmüyor.

DEVAM EDEN DAVALARDA NELER DEĞİŞECEK?
Boşanma veya nafaka davaları halen devam eden taraflar açısından ise kararın önemli sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor. Mahkemelerin bundan sonraki süreçte Anayasa Mahkemesi’nin ortaya koyduğu değerlendirmeleri dikkate alması bekleniyor. Özellikle tarafların ekonomik durumları, çalışma imkanları, eğitim seviyeleri, yaşları ve evlilik süresi gibi kriterlerin daha fazla önem kazanabileceği ifade ediliyor.

YENİ NAFAKA MODELİ NASIL ŞEKİLLENEBİLİR?
Anayasa Mahkemesi, mevcut düzenlemedeki “süresiz” ibaresini iptal etti ancak yerine uygulanacak yeni modeli belirlemedi. Bu nedenle yeni sistemin nasıl olacağı konusunda son söz TBMM tarafından hazırlanacak yasal düzenlemeyle söylenecek. Hukuk çevrelerinde çeşitli alternatifler tartışılıyor. Bunlar arasında nafaka süresinin evlilik süresine göre belirlenmesi, hâkimlere daha geniş takdir yetkisi verilmesi ve bazı özel durumlarda uzun süreli nafaka uygulamasının devam etmesi gibi seçenekler bulunuyor. Özellikle çalışma imkanı bulunmayan, ileri yaşta olan veya sağlık sorunları nedeniyle gelir elde etmesi zor kişilere yönelik özel düzenlemelerin de yeni sistemde yer alabileceği değerlendiriliyor.

ÖNÜMÜZDEKİ 9 AY BELİRLEYİCİ OLACAK
Uzmanlar, alınan kararın nafaka kurumunu tamamen ortadan kaldırmaktan çok, daha dengeli ve taraflar arasındaki hak dengesini gözeten yeni bir sisteme geçiş sürecinin başlangıcı olarak görülmesi gerektiğini ifade ediyor. Bu nedenle önümüzdeki 9 aylık süreç hem nafaka alanlar hem de nafaka ödeyenler açısından büyük önem taşıyor. Yeni düzenleme hayata geçirilene kadar mevcut mahkeme kararları geçerliliğini koruyacak.

Yorumlar
Editör Hakkında