Kilis'te taksicilik yapan Mehmet Ali Arslan'ın, Kilis Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca Devlet Hastanesi'nde geçirdiği boyun fıtığı ameliyatının ardından hayatı tamamen değişti.
Kilis'te taksicilik yapan Mehmet Ali Arslan'ın, Kilis Prof. Dr. Alaeddin Yavaşca Devlet Hastanesi'nde geçirdiği boyun fıtığı ameliyatının ardından hayatı tamamen değişti. Boyun fıtığı şikayetiyle hastaneye başvurduğunu, yapılan MR incelemesinin ardından görevli beyin cerrahının fıtığının patladığını söyleyerek acil ameliyat önerdiğini belirten Arslan, ameliyatın riskleri hakkında yeterli bilgi verilmediğini iddia etti. Arslan yaşadıklarını şöyle anlattı:
"Bana 40 dakika içinde ameliyatın biteceği ve sağlığıma kavuşacağım söylendi. Ancak ilk ameliyatın ardından kollarımı ve bacaklarımı hissetmediğimi söyledim. Bunun narkozun etkisi olduğu ve geçeceği ifade edildi. Daha sonra yapılan kontrollerin ardından omurilikte kanama olabileceği gerekçesiyle ikinci kez ameliyata alındım. Durum düzelmeyince üçüncü kez ameliyat oldum. 48 saat içerisinde 3 ameliyat geçirdim."
İkinci ameliyat öncesinde anestezi uzmanının kan şekerinin 550 olduğunu söyleyerek ameliyatın riskli olduğunu dile getirdiğini öne süren Arslan, buna rağmen ameliyatın gerçekleştirildiğini iddia etti. Ameliyat sonrasında sinirlerde oluşan tablonun geçici olduğunun ve altı ay içinde düzelebileceğinin söylendiğini belirten Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"17 gün hastanede kaldım. Bu süreçte ağrı kesici ve serum dışında etkili bir tedavi uygulanmadı. İlk etapta hukuki süreç başlatmadım ancak hastane ve doktordan ilgi göremeyince yasal yollara başvurdum. Üç yıldır bu durumdayım."
Yaklaşık 1,5 yıl özel fizik tedavi gördüğünü ancak maddi imkanlarının tükendiğini ifade eden Arslan, tek isteğinin düzenli fizik tedavi olduğunu vurguladı:
"Ben devletten maddi yardım istemiyorum. Tek isteğim düzenli fizik tedavi. Üç aydır fizik tedavi alamıyorum. İki çocuğum var. En büyük destekçim eşim oldu. Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen ile Vali Yardımcısı Murat Bey de süreçte benimle ilgilendi. Kendilerine teşekkür ediyorum."
Sağlık alanındaki hukuki süreçlerin daha kısa sürede sonuçlanması gerektiğini söyleyen Arslan, kendisi gibi insanların mağduriyetinin giderilmesini istedi.
Mehmet Ali Arslan'ın eşi Kübra Arslan, eşini daha sonra Ankara Şehir Hastanesi'ne götürdüklerini, burada omurilik felci tanısı konulduğunu ve yaklaşık 3 ay tedavi gördüklerini söyledi. Bu süreçte evde bakım eğitimi aldıklarını anlatan Kübra Arslan şunları söyledi:
"2 çocuğumuzdan aylarca ayrı kaldık. Eşimin annesi ve babası vefat ettiği için benden başka kimsesi yok. En çok zorumuza giden ise eşimin hastaneye yürüyerek girip engelli olarak çıkması oldu."
"
Hukuki sürecin devam ettiğini ifade eden Kübra Arslan, soruşturma izni verilmemesi üzerine itiraz ettiklerini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
"Eşim şu anda yüzde 97 engelli. Fizik tedavi sayesinde kollarında kısmi hareket oluştu ancak sağ elini hala kullanamıyor, sol elinde ise sadece iki parmağını hareket ettirebiliyor. Kilis'te yatılı fizik tedavi imkanlarının yetersiz olması nedeniyle büyük sıkıntı yaşıyoruz.