Kocaeli’de 2017 yılının Aralık ayında ortadan kaybolan 27 yaşındaki 4 çocuk annesi Güneş Yıldıztan’dan uzun süre haber alınamadı. Dosya yıllarca kapalı kalırken, 2024 yılında yapılan ihbar, olayın seyrini tamamen değiştirdi. İhbar üzerine harekete geçen emniyet ekipleri, genç kadının öldürülmüş olabileceği ihtimali üzerinde yoğunlaştı.
Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, yaklaşık 4 ay süren teknik ve fiziki takip sonucunda geniş çaplı bir operasyon gerçekleştirdi. Kocaeli merkezli olmak üzere İstanbul ve Van’da düzenlenen eş zamanlı baskınlarda 26 kişi gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında 11 kişi tutuklanırken, bazı şüpheliler hakkında adli kontrol kararı verildi.
“AİLE MECLİSİ” KARARI İDDİASI
Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, cinayetin “töre saikiyle” işlendiği ve kararın aile büyüklerinin katıldığı toplantılarda alındığı öne sürüldü. İddialara göre Güneş Yıldıztan’ın eşinden ayrılarak başka bir kişiyle ilişki yaşaması, aile içinde gerilime yol açtı.
Aile üyelerinin bir araya gelerek yaptıkları toplantılarda, genç kadının “cezalandırılması” yönünde karar alındığı iddia edildi. İddianamede, kararın uygulanmasında bazı aile bireylerinin doğrudan rol aldığı, bazılarının ise yardım ettiği belirtildi.
KAN DONDURAN CİNAYET İDDİASI
Dosyada yer alan en çarpıcı iddialardan biri ise cinayetin işleniş şekli oldu. Gizli tanık beyanları ve ihbarlara göre Güneş Yıldıztan’ın ormanlık bir alana götürüldüğü, elleri ve ayakları bağlandıktan sonra üzerine benzin dökülerek yakıldığı öne sürüldü.
Savcılık, HTS kayıtları ve baz istasyonu verilerinin de bu iddiaları destekler nitelikte olduğunu belirtti. Genç kadının telefonunun 30 Aralık 2017 gecesi tamamen sustuğu, saatler sonra ise başka bir şüpheli tarafından kullanılmaya başlandığı tespit edildi.
Soruşturma dosyasına giren tanık ifadeleri, olayın öncesinde ciddi tehditler olduğunu gösterdi. Bir tanık, Güneş Yıldıztan’a kayınbiraderi tarafından kefen fotoğrafı gönderildiğini ve “Sonun böyle olacak” şeklinde mesaj yazıldığını iddia etti.
Ayrıca maktulün kardeşi, aile büyüklerinden birinin “Namusumuzu temizleyeceğiz” şeklinde ifadeler kullandığını ileri sürdü. Bu beyanlar, cinayetin planlı olduğu şüphesini güçlendirdi.
DNA RAPORU DOSYAYI SARSAN DETAY OLDU
Soruşturma kapsamında yapılan DNA testleri, dosyaya bambaşka bir boyut kazandırdı. Güneş Yıldıztan’ın 4 çocuğundan 3’ünün biyolojik babasının eşi değil, kayınbiraderi olduğu tespit edildi. Dördüncü çocuğun babasının ise aileden başka bir kişi olmadığı belirlendi.
SIĞINMA EVİNDEN AYRILDIKTAN SONRA İZİ KAYBOLDU
Güneş Yıldıztan’ın kaybolmadan kısa süre önce polise başvurarak eşinden şikayetçi olduğu, darp edildiğini ve vücudunda sigara söndürüldüğünü ifade ettiği ortaya çıktı. Bu şikayet sonrası kadın sığınma evine yerleştirilen genç kadın, birkaç gün sonra kendi isteğiyle ayrıldı.
Sığınma evinden ayrıldığı gün, bazı aile üyelerinin aynı bölgede bulunduğunun tespit edilmesi dikkat çekti. Bu tarihten kısa süre sonra ise genç kadından bir daha haber alınamadı.
11 SANIK HAKKINDA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ
Hazırlanan iddianame, 19 Kasım 2025 tarihinde kabul edilerek Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Sanıklar hakkında “töre saikiyle kasten öldürme”, “azmettirme” ve “yardım etme” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.
27 Mart’ta görülen ilk duruşmada sanıklar suçlamaları reddetti. Mahkeme heyeti bazı sanıkların tutukluluğunun devamına karar verirken, bir sanık hakkında tahliye kararı verdi. Dava ileri bir tarihe ertelendi.