TÜİK verilerinden yapılan derlemeye göre Türkiye nüfusunun yüzde 11,1'ini oluşturan 9 milyon 583 bin 59 kişi 65 yaş ve üzerinde bulunuyor. Bu rakam Danimarka, Ermenistan, İrlanda, İsrail, İsviçre, İzlanda, Sırbistan ve Yeni Zelanda'nın da aralarında yer aldığı 98 ülkenin toplam nüfusunu aşıyor. Dünya genelinde ise 8 milyar 231 milyon 613 kişilik toplam nüfusun yüzde 10,4'ünü yaşlı nüfus oluşturuyor.

Dünya genelinde yaşlı nüfusta ilk sırayı 211 milyon 160 bin kişiyle Çin alıyor. Çin'i 107 milyon 983 bin kişiyle Hindistan ve 63 milyon 854 bin kişiyle ABD takip ediyor.

Yaşlı nüfusun toplam nüfusa oranının en yüksek olduğu ülke ise yüzde 36 ile Monako. Bu ülkeyi yüzde 30 ile Japonya, yüzde 25,1 ile İtalya, yüzde 24,9 ile Portekiz ve yüzde 24,4 ile Yunanistan izliyor. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler arasında yüzde 1,7 ile Katar ve yüzde 1,8 ile BAE yer alıyor.

Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Eryurt, konuya ilişkin dikkat çekici bir tespitte bulundu:
"Türkiye'de şu anda her 10 kişiden biri 65 yaş üzerinde. Burada özellikle gelişen sağlık sisteminin etkisi yadsınamaz ölçüde fazla ancak Türkiye'nin yaşlanma süreci, Avrupa ülkelerinden çok daha hızlı ilerliyor."

Eryurt, yaşlı nüfusun artışından en fazla etkilenecek alanların sağlık ve sosyal güvenlik sistemleri olduğuna dikkat çekti.

Uzun emeklilik süresinin ve azalan prim ödeyen çalışan sayısının finansal sürdürülebilirlik sorununu beraberinde getirdiğini vurgulayan Eryurt, şu değerlendirmede bulundu:
"Deneyimli iş gücünün çalışmaya devam etmesi, beceri güncelleme politikaları iyi uygulandığı ve yaşa uygun esnek çalışma politikaları geliştirildiği takdirde avantaj olabilir. Yaşlı bireylerin ihtiyaçlarına, tüketim alışkanlıklarına, yaşam tarzlarına yönelik ürünleri ve hizmetleri içeren yeni bir sektör ortaya çıkıyor, buna 'gümüş ekonomi' diyorlar. Adını yaşlıların saç renginden alıyor. Artık ülkeler gümüş ekonomiyi, büyümeye katkı sağlayan bir alan olarak da planlıyorlar."

Eryurt, yaşlı bireylerin toplumsal katkısının göz ardı edilmemesi gerektiğini de vurguladı:
"Esnek ve yarı zamanlı çalışma modelleriyle yaşlı bireylerin deneyimlerini aktarmalarının teşvik edilmesi gerekiyor. Yaşlılık ve bilgelik kavramlarının tekrar birlikte telaffuz edilmesi ile gönüllülük ve mentörlük projeleriyle yaşlıların genç kuşaklara bilgi aktarımının desteklenmesi gerekiyor."

Editör Hakkında