Finans Analisti İslam Memiş, ekonomi ve finans piyasalarına ilişkin yaptığı değerlendirmelerde yatırımcıların yakından takip ettiği birçok başlıkta önemli mesajlar verdi. Türkiye ekonomisinin büyüme performansından Borsa İstanbul'un görünümüne, altın ve gümüş piyasalarındaki beklentilerden küresel savaş risklerinin piyasalara etkisine kadar geniş kapsamlı açıklamalarda bulunan Memiş, kısa vadeli dalgalanmalara karşı uzun vadeli yatırım stratejisinin önemine dikkat çekti.
ALTINDA ALIŞKANLIKLAR DEĞİŞTİ
Son yıllarda altın fiyatlarında yaşanan güçlü yükselişlerin toplumdaki geleneksel kullanım alışkanlıklarını değiştirdiğini belirten Memiş, altının artık yalnızca düğünlerde takılan bir değer olmaktan çıktığını ve yatırım aracı kimliğinin öne geçtiğini söyledi.
Türkiye'de geçmişte daha çok takı ve süs eşyası olarak tercih edilen altının artık birikim ve yatırım amacıyla satın alındığını ifade eden Memiş, yükselen fiyatların düğünlerde altın takma alışkanlığını da önemli ölçüde etkilediğini dile getirdi.
FİZİKİ ALTIN FONLARI GERİDE BIRAKTI
Altın yatırımlarında fiziki altın ile altın fonlarının performansını karşılaştıran Memiş, yatırımcıların dikkatini çeken bir noktaya işaret etti. Getiriler incelendiğinde fiziki altının, altın fonlarına kıyasla daha yüksek kazanç sunduğunun görüldüğünü belirten Memiş, yastık altında birikim yapan yatırımcıların bu süreçte avantaj elde ettiğini söyledi.
BÜYÜME VERİLERİNDE TEKNOLOJİ ETKİSİ
Türkiye ekonomisine ilişkin açıklanan ilk çeyrek büyüme rakamlarını da değerlendiren Memiş, yüzde 2,5 seviyesindeki büyümede bilgi, iletişim ve teknoloji sektörlerinin önemli katkı sağladığını ifade etti. Ekonomide teknoloji odaklı sektörlerin etkisinin giderek arttığını belirten Memiş, bu alanların büyümenin lokomotifleri arasında yer almaya başladığını kaydetti.
BORSA İSTANBUL'DA HAZİRAN AYI DALGALI GEÇEBİLİR
Kurban Bayramı tatili sonrasında yükselişle açılan Borsa İstanbul'un önünde hem küresel hem de yerel risklerin bulunduğunu vurgulayan Memiş, savaş gerilimleri ve siyasi gelişmelerin piyasalar üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.
Özellikle uluslararası arenada yaşanan çatışma risklerinin ve küresel liderlerden gelen farklı açıklamaların yatırımcı davranışlarını etkilediğini belirten Memiş, iç piyasada da siyasi gündemin borsa üzerinde etkili olmaya devam ettiğini ifade etti.
13 BİN-14 BİN PUAN ARALIĞI GÜNDEMDE
Haziran ayında Borsa İstanbul'un dalgalı bir görünüm sergileyebileceğini belirten Memiş, kısa vadede 13 bin ile 14 bin puan arasında hareketlerin sürpriz olmayacağını söyledi. Küresel savaş endişeleri ile iç siyasi gelişmelerin etkisiyle piyasalarda yön arayışının devam ettiğini belirten uzman isim, yatırımcıların günlük hareketlere odaklanmak yerine daha geniş perspektiften bakmaları gerektiğini vurguladı.
YIL SONUNDA 20 BİN PUAN SÜRPRİZ OLMAYABİLİR
Kısa vadeli oynaklığa rağmen uzun vadeli beklentilerinin oldukça güçlü olduğunu ifade eden Memiş, 2026'nın borsa açısından önemli fırsatlar sunabileceğini söyledi. Teknik göstergelerin borsa tarafını desteklemeye devam ettiğini belirten Memiş, önce 16 bin puanın ardından yıl sonuna doğru 20 bin puan seviyelerinin gündeme gelebileceğini ifade etti.
BORSA ALTINDAN DAHA YÜKSEK GETİRİ SAĞLAYABİLİR
Yılın başında yayımladığı analiz raporunu hatırlatan Memiş, borsaya yönelik olumlu görüşünü koruduğunu söyledi. Doğru hisse seçiminin büyük önem taşıdığını belirten uzman isim, yatırımcıların risklerini dağıtarak en az altı aylık bir plan oluşturması gerektiğini dile getirdi.
Mayıs ayında savaş kaynaklı belirsizlikler nedeniyle beklenen güçlü yükselişlerin gerçekleşmediğini belirten Memiş, piyasalarda zaman zaman yükselişlerin görüldüğünü ancak bunların sınırlı kaldığını söyledi.
ALTINDA BELİRSİZLİK SÜRÜYOR
Altın piyasasında küresel ölçekte farklı beklentilerin bulunduğunu belirten Memiş, büyük uluslararası finans kuruluşlarının sık sık tahminlerini revize ettiğini ifade etti. Bazı kurumların düşüş, bazılarının ise yükseliş beklentisi açıkladığını belirten Memiş, buna rağmen kendi beklentisinin yukarı yönlü olduğunu ve bu görüşünde herhangi bir değişiklik yapmadığını söyledi.
MERKEZ BANKALARI ALTINI DESTEKLEMEYE DEVAM EDİYOR
Altın fiyatlarını destekleyen temel unsurların varlığını sürdürdüğünü ifade eden Memiş, dünya genelinde merkez bankalarının altın alımlarını sürdürdüğünü belirtti. Bunun yanı sıra fiziki altına yönelik talebin devam ettiğini, küresel büyüme tahminlerinde aşağı yönlü revizyonların yapıldığını ve enflasyonun yüksek seyretmeyi sürdürdüğünü vurgulayan Memiş, tüm bu faktörlerin uzun vadede altın fiyatlarını desteklediğini söyledi.
GRAM ALTIN İÇİN AĞUSTOS UYARISI
Yatırımcıların en çok merak ettiği başlıklardan biri olan gram altın konusunda da dikkat çekici tahminlerde bulunan Memiş, yılın ikinci yarısında yeni bir yükseliş dalgası beklediğini açıkladı. Özellikle Temmuz ve Ağustos dönemine işaret eden Memiş, gram altının yeniden 8 bin lira seviyesinin üzerine yerleşebileceği görüşünü dile getirdi.
TÜRKİYE ALTIN PİYASASINDA SIRA DIŞI HAREKETLER
Türkiye altın piyasasında yılın ilk yarısında oldukça dikkat çekici gelişmeler yaşandığını belirten Memiş, Mart ve Mayıs aylarında ortaya çıkan fiyat farklılıklarına dikkat çekti.
Mart ayında dünyanın en pahalı altınının Türkiye'de işlem gördüğünü ve kilogram başına 12 bin 500 dolarlık ek maliyet oluştuğunu belirten Memiş, Mayıs ayında ise tam tersi bir tablo ortaya çıktığını söyledi. Bu dönemde Türkiye'nin dünyanın en ucuz altın piyasalarından biri haline geldiğini ve eksi 247 dolar işçilik seviyelerinin görüldüğünü ifade etti.
YATIRIMCILARA SABIR ÇAĞRISI
Piyasalarda yaşanan sert hareketlerin yatırımcı psikolojisini zorlayabildiğini belirten Memiş, geçmiş süreçlere bakıldığında sabreden yatırımcıların daha avantajlı konuma geçtiğini söyledi. Kısa vadeli dalgalanmaların yatırım kararlarını etkilememesi gerektiğini vurgulayan Memiş, uzun vadeli planlama ve disiplinli yatırım anlayışının önemine dikkat çekti.
GÜMÜŞTE HEDEF 96 DOLAR
Gümüş piyasasına ilişkin değerlendirmelerinde de iddialı tahminlerde bulunan Memiş, ons gümüşte yıl sonu hedefinin 96 dolar olduğunu açıkladı. Gram gümüşte ise 145 ila 150 lira aralığının görülebileceğini belirten Memiş, yükseliş beklentisini koruduğunu ifade etti.
ENDÜSTRİYEL METALLERDE DE YÜKSELİŞ BEKLENTİSİ
Sadece altın ve gümüş değil, platin, paladyum, bakır ve diğer endüstriyel metaller için de olumlu görüşünü sürdüren Memiş, mevcut süreci birikim dönemi olarak değerlendirdi.
Jeopolitik risklerin ve savaş kaynaklı belirsizliklerin geçici baskı oluşturduğunu savunan Memiş, metal piyasalarında yaşanan geri çekilmelerin kalıcı olmayacağını düşündüğünü söyledi. Bu nedenle uzun vadeli yatırım anlayışına sahip yatırımcılar için "al ve bekle" modelinin değerlendirilebileceğini ifade etti.