Küresel piyasalarda artan jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki sert hareketler yatırım araçlarının yönünü belirlemeye devam ediyor. Orta Doğu’da süregelen gerilim, ateşkes beklentilerinin karşılanmaması ve ABD’den gelen sert açıklamalar piyasalarda belirsizliği artırırken, yaşanan gelişmeler özellikle petrol ve altın fiyatları üzerinde etkili oluyor.
Ekonomist Sefer Şener, TGRT Haber ekranlarında yaptığı değerlendirmede, yatırımcıların yakından takip ettiği altın piyasasına ilişkin dikkat çeken öngörülerde bulundu. Şener, açıklamalarının yatırım tavsiyesi olmadığını özellikle vurguladı.
ALTIN FİYATLARI HANGİ YÖNE GİDİYOR?
Küresel risklerin artmasıyla birlikte petrol fiyatlarının yükseliş eğilimini sürdürdüğüne dikkat çeken Şener, bu durumun para politikalarını doğrudan etkilediğini ifade etti.
Özellikle ABD’de beklenen faiz indirimlerinin ötelenmesinde yüksek enerji fiyatlarının belirleyici olduğunu belirten Şener, bahsi geçen gelişmenin doları güçlü tuttuğunu söyledi.
Şener’e göre, piyasalar yıl içinde birkaç faiz indirimi beklerken bu beklentiler gerçekleşmedi ve bu durum altın üzerinde baskı oluşturdu. Ancak buna rağmen altının belirli bir seviyenin altına gerilememesi dikkat çekici bir veri olarak öne çıkıyor.
ALTINDA DİP SEVİYELER NETLEŞİYOR
Altının ons fiyatının küresel gelişmelere rağmen belirli bir taban seviyeyi koruduğunu vurgulayan Şener, özellikle 4100-4130 dolar bandının kritik eşik haline geldiğini ifade etti. Bu seviyelerin altına inilmemesinin piyasa açısından önemli bir gösterge olduğuna işaret etti.
Kısa vadede dalgalanmaların sürebileceğini belirten Şener, jeopolitik risklerin devam etmesi halinde altın fiyatlarında geçici geri çekilmeler yaşanabileceğini söyledi. Ancak bu geri çekilmelerin sınırlı kalacağını da sözlerine ekledi.
“BARIŞ SONRASI YENİDEN ZİRVE TEST EDİLECEK”
Şener, küresel gerilimlerin sona ermesiyle birlikte altın fiyatlarının yeniden yükseliş trendine gireceğini ifade etti. Barış ortamının sağlanmasının ardından daha önce görülen yüksek seviyelerin yeniden test edileceğini belirten ekonomist, altının 5300-5400 dolar bandına doğru hareket edebileceğini dile getirdi.
Bu sürecin sadece bölgesel değil, küresel ekonomi açısından da önemli olduğuna dikkat çeken Şener, piyasalarda güven ortamının yeniden tesis edilmesinin altın talebini artırabileceğini söyledi.
MERKEZ BANKALARI ALTINA YÖNELİYOR
Küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin merkez bankalarının rezerv tercihlerini de değiştirdiğine dikkat çeken Şener, özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası yaşanan gelişmelerin bu dönüşümü hızlandırdığını ifade etti.
Rusya’nın dolar varlıklarına yönelik yaptırımların ardından birçok ülkenin rezervlerini çeşitlendirmeye yöneldiğini belirten Şener, altının bu noktada öne çıkan en önemli güvenli limanlardan biri haline geldiğini söyledi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası dahil birçok merkez bankasının altın alımlarını artırdığına işaret etti.
“ALTIN ALTERNATİF OLMAYA DEVAM EDECEK”
Doların küresel sistemdeki ağırlığının tartışılmaya başlandığını belirten Şener, özellikle Çin ve Rusya gibi ülkelerin alternatif arayışlarının hız kazandığını ifade etti. Bu süreçte altının ön plana çıktığını söyleyen ekonomist, orta ve uzun vadede kıymetli metallerin yükseliş trendini sürdüreceğini vurguladı.
Şener, “Küresel ölçekte yeni dengeler kuruluyor. Bu da altını daha güçlü bir alternatif haline getiriyor. Bu nedenle orta ve uzun vadede altının yönü yukarı olacak” değerlendirmesinde bulundu.