Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, depremlerin sismolojik açıdan “ikiz deprem” olarak tanımlandığını belirterek, Türkiye’deki fay hatları için de önemli bir çağrıda bulundu.

Venezuela’da meydana gelen depremlerin ilki 7,2, ikincisi ise 7,5 büyüklüğünde kaydedildi. İki büyük sarsıntı arasında yalnızca 39 saniye olması, depremlerin birbirini tetikleyen iki ana şok olarak değerlendirilmesine neden oldu.

Prof. Dr. Hasan Sözbilir, depremlerin Karayip ile Güney Amerika plakalarının sınırında, doğu-batı doğrultulu sağ yanal atımlı faylanma mekanizmasıyla geliştiğini belirtti.

Sözbilir, Venezuela’da yaşanan sarsıntıların “ikiz deprem” niteliğinde olduğunu ifade ederek, iki ana şokun birbirini tetikleyecek şekilde meydana geldiğine dikkat çekti.

Sözbilir, “Bu depremler sismolojik anlamda ikiz deprem olarak tanımlanmaktadır. Sismolojik veriler, depremlerin Karayip ile Güney Amerika plakalarının sınırındaki doğu-batı doğrultulu sağ yanal atımlı faylanma mekanizmasıyla geliştiğini ve deprem sırasında plakalar arasında en az 3 metrelik bir yer değiştirme gerçekleştiğini göstermektedir” dedi.

Depremlerin ardından bölgede artçı sarsıntı riskinin sürdüğünü belirten Sözbilir, ikinci ana şokun 7,5 büyüklüğüne ulaşması nedeniyle yakın gelecekte yıkıcı nitelikte artçı depremlerin yaşanabileceğini söyledi.

Sözbilir, “İkinci ana şokun 7,5 büyüklüğüne kadar çıkması nedeniyle, yakın gelecekte yıkıcı deprem niteliğindeki 6,5 büyüklüğüne varan artçı şokların olması beklenebilir” ifadelerini kullandı.

İki büyük sarsıntının çok kısa aralıkla meydana gelmesinin yıkımı artırdığına dikkat çeken Sözbilir, ilk depremde taşıyıcı sistemleri zayıflayan yapıların ikinci depremde tamamen yıkılmış olabileceğini belirtti.

Sözbilir, “İlk sarsıntıda taşıyıcı sistemleri zayıflayan yapılar, henüz 40 saniye dolmadan meydana gelen ikinci depremde tamamen göçmüş olmalıdır. Bu durumun can kaybını ve fiziksel hasarı dramatik bir şekilde artıracağı öngörülmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

Venezuela’daki depremler sonrası Türkiye’deki fay hatlarına dikkat çeken Sözbilir, benzer şekilde birbirini tetikleyebilecek fay segmentlerinin belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

Sözbilir, Türkiye genelinde hangi fay segmentlerinin ikiz depremlere neden olabileceğinin incelenmesinin önemli olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Türkiye’de daha önce yaşanan bazı depremlerin de ikiz deprem niteliği taşıdığını söyledi.

Sözbilir, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler ile 10 Ağustos ve 27 Ekim 2025’te Sındırgı’da yaşanan 6,1 büyüklüğündeki depremleri bu kapsamda örnek gösterdi.

Uzmanlara göre ikiz depremler, birbirine yakın ya da komşu fay segmentlerinin kısa süre içinde birbirini tetiklemesiyle meydana geliyor. Bu nedenle fayların yalnızca tekil deprem üretme potansiyeliyle değil, birbirleriyle etkileşimleri bakımından da incelenmesi gerekiyor.

Sözbilir’in çağrısı, Türkiye’de aktif fay hatları üzerinde yapılacak ayrıntılı çalışmaların önemini bir kez daha gündeme taşıdı.

Türkiye’nin deprem kuşağında yer aldığına dikkat çeken uzmanlar, özellikle büyük deprem üretme potansiyeli bulunan fay zonlarında segmentler arası etkileşimin detaylı olarak araştırılması gerektiğini belirtiyor.

Venezuela’daki ikiz depremler, büyük sarsıntıların kısa aralıklarla meydana gelmesi halinde hasarın ve can kaybı riskinin nasıl katlanabileceğini bir kez daha ortaya koydu.

Yorumlar
Editör Hakkında