Yusuf Günler, üretiminde fotoğraf baskısı ile resim pratiğini birlikte ele alır. Yüzey onun için müdahaleye açık bir zemin olarak işlev görür; ekleme ve çıkarmalar yoluyla zihninde beliren imajları bu yüzey üzerinde yeniden kurar.

Bu süreçte fotoğraf resimselliğe doğru zorlanır, katmanlanır ve dönüşerek yeni bir imge temsiliyeti üretir. Yusuf Günler'in pratiğinin odağında, farklı gerçeklikler arasındaki düşünsel gerilim yer alır; görünen ile kurulan, kayıt ile yorum, iz ile kurgu arasındaki sınırlar sürekli olarak yer değiştirir.

Sanatçının üretįm arayışı, tekil ve sabit bir anlamdan ziyade, izleyiciyi içine çeken genişletilmiş birçoklu okuma alanı açmaya yöneliktir. Bu bağlamda imgeler, tamamlanmış ve kapalı yapılar olarak değil, askıda kalan, geciken ve yeniden düşünülmeye açık oluşumlar olarak belirir.

Sanatçı, durağan zamandan uzaklaşan, doğrudan iletişim kurmayan imgelerin peşindedir; belirsizleşmiş bir mekânda, muğlak ve süreklilik hissi taşıyan bir zaman katmanı kurar.

İşlerin yüzeylerindeki izler ve katmanlar yalnızca görsel bir unsur değil, aynı zamanda içsel bir dünya ile onun dışavurumu arasındaki bağlantıların izleridir. Bu katmanlı yapı, imgenin hem ortaya çıkış sürecini hem de geri çekilişini aynı anda barındırır.

Böylece Yusuf Günler'in işleri, ne tamamen ortaya çıkan ne de bütünüyle kaybolan, oluş hâlinde kalan imgeler üzerinden izleyiciyle ilişki kurar.

Yorumlar
Editör Hakkında