Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturma yeniden hareketlendi. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen dosyada, Tunceli Devlet Hastanesi’nde görev yapan iki bilgi işlem personeli hakkında gözaltı, arama ve el koyma kararı verildi. Söz konusu kararın, Doku’ya ait bazı hastane kayıtlarının sistemden silinmiş olabileceğine yönelik iddialar üzerine alındığı öğrenildi. Şüpheliler Burçin Yerlikaya ve Yücel Erdem’in dijital verilere müdahale edip etmediği teknik incelemelerle netlik kazanacak.

DOSYA YILLARDIR GÜNDEMDE

Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından başlatılan soruşturma kapsamında daha önce geniş çaplı operasyonlar düzenlendi. Gözaltına alınan 15 şüpheliden 12’si tutuklanmış, 3 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Firari şüpheli Umut Altaş hakkında da Interpol üzerinden kırmızı bülten çıkarıldı, uluslararası yakalama süreci başlatıldı. Soruşturma yalnızca kayıp vakasıyla sınırlı kalmadı, delil karartma ve resmi kayıtların yok edilmesi iddialarıyla da genişletildi.

YENİ İHBAR SORUŞTURMAYI HAREKETLENDİRDİ

Adalet Bakanı Akın Gürlek, yaptığı açıklamada dosyada yeni bir sürecin başladığını duyurmuştu. Gürlek, 2025 yılı itibarıyla gelen bir ihbarın soruşturmayı yeniden canlandırdığını belirtmişti. Gizli tanığın verdiği bilgilerin kritik önemde olduğunu ifade eden Gürlek, bu beyanların mevcut delillerle örtüştüğünü söylemişti. Tanığın tarif ettiği bölgede incelemeler yapılmış, bazı örnekler toplanmıştı. Sürecin teknik ve bilimsel veriler ışığında ilerlediği vurgulanmıştı.

TANIK BEYANLARI VE BULGULAR ÖRTÜŞMÜŞTÜ

Gizli tanığın işaret ettiği noktada yapılan incelemelerde önemli bulgulara ulaşıldığı açıklanmıştı. Toprakta oksitlenme izleri ve gömü ihtimaline işaret eden veriler tespit edilmişti. Bu bulguların detaylı şekilde rapor haline getirildiği belirtilmişti. Soruşturmanın aşama aşama ilerlediğini ifade eden Gürlek, bazı kişilerin itirafçı konumuna geçtiğini ve dosyada yeni beyanların yer aldığını dile getirmişti.

“GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARMAK İSTİYORUZ”

Bakan Gürlek, soruşturmanın en önemli hedefinin gerçeğin ortaya çıkarılması olduğunu vurgulamıştı. Ailenin yaşadığı belirsizliğin sona erdirilmesinin amaçlandığını ifade etmişti. “Eğer bir mezar yeri varsa, ailenin gidip dua edebilmesini istiyoruz” sözleriyle sürecin insani boyutuna dikkat çekmişti. Soruşturmanın tamamen bağımsız yürütüldüğünü ve delillere dayalı ilerlediğini belirtmişti.

A W691047 01

Kırşehir’de Korkunç Olay: Boş Arazide Toprağa Gömülü Kadın Cesedi Bulundu
Kırşehir’de Korkunç Olay: Boş Arazide Toprağa Gömülü Kadın Cesedi Bulundu
İçeriği Görüntüle

“CESET YOKSA CİNAYET YOKTUR” ALGISI TARTIŞILIYOR

Toplumda sıkça dile getirilen “ceset yoksa cinayet yoktur” düşüncesinin doğru olmadığı ifade ediliyor. Hukuk sisteminde bu yönde çok sayıda emsal karar bulunduğu belirtilmişti. Dosyada yalnızca fiziksel bulguların değil, dijital verilerin de kritik rol oynadığına dikkat çekilmişti. Özellikle SIM kart ve bazı kayıtların silinmesine yönelik bulguların incelendiği aktarılmıştı.

İADE SÜRECİ BAŞLATILDI

Firari şüpheli Umut Altaş’ın yurt dışında bulunduğu açıklanmıştı. Hakkında kırmızı bülten çıkarıldığı ve iade sürecinin başlatıldığı belirtilmişti. Altaş’ın bazı beyanlarda bulunduğu ancak doğrudan ifade vermesinin soruşturmanın sağlıklı ilerlemesi açısından kritik olduğu vurgulanmıştı.

78 SORULUK SORGU VE DİKKAT ÇEKEN İDDİALAR

Soruşturma kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in ifadesi alınmıştı. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen süreçte, Sonel’e toplam 78 soru yöneltilmişti. İfadenin ardından “delil karartma”, “resmi belgeyi yok etme” ve “bilişim sistemlerine müdahale” gibi suçlamalar kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmişti.

SİM KART DETAYI DOSYANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRDİ

Sorguda en dikkat çeken başlıklardan biri Gülistan Doku’ya ait SIM kartın resmi birimler yerine farklı bir kişiye gönderilmesi olmuştu. Tuncay Sonel, SIM kartı koruma polisi aracılığıyla başka bir kişiye ilettiğini kabul etmişti. Bu işlemin resmi prosedürler dışında yapılması savcılık tarafından sorgulanmıştı. SIM kartın adli birimlere teslim edilmemesi dosyada kritik bir tartışma konusu haline gelmişti.

Soruşturma kapsamında delillerin taşınma yöntemi de tartışma konusu. SIM kartın otobüsle gönderildiği iddiası gündeme gelmiş, bu durum delil güvenliği açısından soru işaretleri doğurmuştu. Öte yandan güvenlik kamera kayıtlarının eksik olduğu ve bazı sistemlerde değişiklik yapıldığı iddiaları da incelemeye alınmıştı. Özellikle köprü çevresine ait görüntülerde çelişkiler bulunduğu belirtilmişti.

HASTANE KAYITLARI VE YENİ TUTUKLAMALAR

31 Aralık 2019 tarihine ait olduğu belirtilen bazı hastane kayıtlarının sistemde bulunmadığı ve silinmiş olabileceği değerlendirilmişti. Bu durum soruşturmanın en kritik başlıklarından biri olmuştu. Son gelişmelerle birlikte dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Çağdaş Özdemir’in de tutuklandığı açıklanmıştı. Ayrıca 7 ilde düzenlenen operasyonlarda çok sayıda kişi gözaltına alınmış, şüphelilerin önemli bir kısmı tutuklanmıştı.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı