Hilm kelimesi dini anlamda merak edilen ve sık aranan kelimeler arasındadır. Derin anlamları bulunan bu kelime Arapça kökenlidir. Aşağıdaki yazımızda “Hilm” kelimesinin anlamını bulabilirsiniz. Pekii; Hilm ne demek? Hilm nedir, anlamı ne? Din kültüründe hilm kelimesi ne anlama gelir? İşte, merak edilen tüm detaylar.

Hilm Ne Demek? Hilm Nedir?

Hilm kelimesi Türkçe sözcükler içerisinde en çok halim kelimesi ile ilişkilendirilebilir. Bu kelime, İslâm öncesi Arap edebiyatında da “akıl” anlamında kullanılmaktaydı. Bu sıfat çok ender kişiliğe sahip insanlara verilirdi. Bu kişiler sabırlı, huzur veren, yumuşak huylu kimselerdir. İslam ahlakı açısından derin anlamlar ifade eden Hilm kelimesi bu sıfata sahip olmayanları ise zulüm, serkeşlik, saldırganlık gibi kelimelerle anlamlandırır.

 Din Kültüründe Hilm Kelimesi Ne Anlama Gelir?

 İslami Din Kültüründe hilm sahibi birey öfke, ihtiras gibi bencil duygulara hâkim olmayandır. Bu akıl sahibi bireyin ağır başlılığı güçsüzlük gibi algılanmamalıdır. Büyük erdem ve akıl hilm kelimesi ile doğrudan ilgilidir.

HİLM CÜMLESİNE ÖRNEK CÜMLELER

Hazret-i İbrâhîm’in ismi Kur’ân-ı Kerîm’de yirmi beş sûrede altmış dokuz defâ geçmekte, Evvâh (çok âh eden), Halîm (hilim sâhibi) Münîb (Allâh’a sığınan), Kânit (Allâh’a kulluk eden), Şâkir (Allâh’a çok şükreden) ve Hanîf gibi muhtelif isim ve sıfatlarla zikredilerek kendisinden medh ü senâ ile bahsedilmektedir.

Allâh Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- nübüvvetten önce de mürüvvet itibârıyla kavminin en üstünü, soy itibârıyla en şereflisi, ahlâk bakımından en güzeli idi. Komşuluk hakkına en ziyâde riâyet eden, hilim ve sadâkatte en üstün olan, emniyet ve güvenilirlikte en önde gelen, insanlara kötülük ve eziyet etmekten

en uzak duran, O idi. Hiç kimseyi kınayıp ayıpladığı, hiç kimseyle münâkaşa ettiği görülmemişti. Öyle ki Cenâb-ı Hak bütün iyi haslet ve meziyetleri O’nda topladığı için kavmi kendisine «el-Emîn» vasfını vermişti.

Allah Rasûlü (s.a.v) mürüvvet itibârıyla kavminin en üstünü, soy itibârıyla en şereflisi, ahlâk bakımından en güzeli idi. Komşuluk hakkına en ziyâde riâyet eden, hilim ve sadâkatte en üstün olan, insanlara kötülük ve eziyet etmekten en uzak duran O idi. Hiç kimseyi kınayıp ayıpladığı, hiç kimseyle münâkaşa ettiği görülmemişti. Güzel ahlâkı ile bütün insanlar arasında temâyüz ediyordu. Herkes O’nu iyilik ve güzel davranışlarıyla tanıyor ve hürmet ediyordu.

Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-, ölümü hak eden nice mücrimleri, hattâ amcasını öldüren Vahşî’yi dahî affedip, onlara hilm ile muâmelede bulundu. Onun gönlünde ve huzûrunda dâimâ merhamet ve rahmet, gazabın önüne geçti.

İslâm ifrât ve tefrite düşmeden îtidâle dayalı bir üslûb gözetmeyi, bilhassa insan eğitimi ve tebliğ gibi hizmetlerde aslî bir düstur olarak kabul e

Muhabir: Haber Bülteni