İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen "yolsuzluk" soruşturması kapsamında açılan davanın 17'nci duruşması görüldü. Aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 59 tutuklu ve tutuksuz sanığın yargılandığı davada, hem tahliye kararları hem de duruşma salonunda yaşanan tartışmalar dikkat çekti.

Mahkeme heyeti, görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski İBB Medya A.Ş çalışanı Ceyda Kıryak, İBB Halkla İlişkiler Müdürü Serap Karay, Mehmet Karataş, Seyfullah Demirel ve Metin Bal'ın tahliyesine hükmetti. Böylece ilk duruşmadan bu yana tahliye edilen sanık sayısı 51'e yükseldi. Dava 17 Ağustos tarihine ertelendi.

İDDİANAMEDE 18 AYRI SUÇLAMA

11 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Ekrem İmamoğlu hakkında "örgüt lideri" olduğu iddiasıyla 18 ayrı suçlama yöneltildi.

İddianamede İmamoğlu hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "rüşvet", "suç gelirlerinin aklanması", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet alma", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarını işlediği öne sürüldü.

İmamoğlu'nun 142 ayrı eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep ediliyor.

ÖZGÜR ÖZEL'DEN MAHKEMEYE TEPKİ

Duruşmayı takip etmek üzere Silivri'ye gelen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, savunma hakkının kısıtlandığını savunarak şu açıklamaları yaptı:

"Fatih Keleş'in avukatlarının savunmasının engellenmesini büyük bir üzüntüyle takip ettik. Fatih Keleş'i neredeyse gökyüzünün altında gerçekleşmiş her eylemden sorumlu tutuyorlar. 3 buçuk ay boyunca dinlediler, şimdi savunma yapma zamanı gelince kısıtlama yapıyorlar."

Özel sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ekrem Başkan için de aynı şey söz konusu olacak. İşin kabul edilebilecek bir tarafı yok. Tarihteki birçok siyasi davada en kötü mahkemeler bile mahkeme taklidi yapmaya çalışıyorlar. Burada onların öyle bir kaygısı da yok. Mahkeme taklidi bile yapmaya çalışmayan düzmece bir kurguyla karşı karşıyayız."

Savunma hakkının kutsal olduğunu vurgulayan Özel, şu ifadeleri kullandı:

"Savunma kadar kutsal bir hakkı böylesine kısıtlamak; hem Fatih Bey için hem diğer arkadaşlar için, avukatlar için kabul edilemez. Bir avukatın savunmayı ne zaman bitireceğine hakimin karar verdiği nerede görülmüş? Şimdi Ekrem Bey'i çağıracak, savunma yap diyecek ama yarın akşam üstü savunmanın bitmesini bekliyor. 2 bin 400 yıl ceza istiyor, dünya kadar eylem var. Hepsiyle ilgili savunma hakkının yanında hepsi iftira olan 1 buçuk yıldır televizyonlarda yayınlar izliyoruz. Şimdi Ekrem Bey'in herkesin ağzının payını vereceği, masumiyetini hem vicdanlarda hem tutanak önünde ispatlayacağı yer de '1 buçuk yıldır ben konuştum sen dinledin, şimdi azıcık konuş biz dinlemeyeceğiz' diyorlar."

İMAMOĞLU: "BU ÇOK AĞIR BİR HAK İHLALİ"

Saat 14.23'te savunmasını yapmak üzere salona getirilen Ekrem İmamoğlu, yargılama sürecine ilişkin itirazlarını dile getirerek konuşmasına başladı.

İmamoğlu şu ifadeleri kullandı:

"Kendime göre tespitlerimi, talep ve itirazlarımı dile geçirmek için kürsüye geldim. 9 Temmuz'da bitireceğinize dair açıklamalarınız var. Benden önce iki kısıtlanmış arkadaşım var; hem Murat Bey'in avukatı hem Fatih Bey'in avukatı."

Bunun üzerine Mahkeme Başkanı şu yanıtı verdi:

"Planlamamızı baştan da belirttik. Yeni bir planlama yapmadık. Zaten planlamamız baştan da belliydi. Dinlenecek sanıkların sırasındaki en son dinlenmek istediğinizi belirttiniz. Yine bu noktada en son sıra size geldi."

İmamoğlu ise şu sözlerle itirazını sürdürdü:

İsveç ve İzlanda başbakanları NATO Zirvesi için Ankara’ya geldi
İsveç ve İzlanda başbakanları NATO Zirvesi için Ankara’ya geldi
İçeriği Görüntüle

"Mahkemeyi ayın 9'unda bitirmekle ilgili bir kararınız vardı. Şu anda bunu ısrarla da dile getirdiğinizi duydum. Malum dün burada yoktum. Sanık arkadaşlarımı dinlemekten de mahrum edildim. Bu da aslında hukuken hakkımın ihlal edilmiş olmasıdır. Ağır bir hak ihlali içerisindeyim."

Konuşmasına devam eden İmamoğlu şunları söyledi:

"203 kararı ile ilgili perşembe günü ben sözünüze yönelik hiçbir söz söylemedim. Kalktım gayet nezaketli bir şekilde anlattım, nasıl olması gerektiği noktasında önerimi sundum. Makul bir zamana ihtiyacımız olduğunu ifade ettim. Sürecin en adil bir şekilde yönetilmesi hususunda taleplerimi anlattım. Siz bana bunlara ret cevabı verdiniz. Ben yerime geçtim, oturdum. Ne mahkemeye bir hakaretim var ne sürece dair olumsuz bir sözüm. Dün hapishaneden buraya getirilişim engellendi."

İmamoğlu, savunma hakkının kısıtlandığını belirterek şöyle konuştu:

"En çok önem verilen, en çok hakarete, suçlamaya, tacize maruz bırakılan Fatih Keleş arkadaşımın ne sorgusunu dinleyebildim ne sorularınızı dinleyebildim ne de sorularımı sorabildim. Bu çok ağır bir hak ihlali."

Savunma süresine ilişkin de şu değerlendirmeyi yaptı:

"Suç örgütü lideri diye tariflendim. Bana göre asrın hukuksuzluğu iftirasının yüklü olduğu bu iddianamede, benim bu kürsüde, sizin daha önce '9 Temmuz'da bitireceğim, bu konuda kararlıyım' dediğiniz noktada yaklaşık 10 saatlik zaman diliminin kaldığı bir atmosferde beni kürsüye çağırıp sorgunuza başlayın dediğinizde şunu bilmem lazım."

İmamoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

"Avukatlar sözünü tamamladığı bir noktada benim kendi savunmam bitecek, üç avukatımın savunması bitecek. Ondan önce sizlerin soruları var ve sanık arkadaşlarımın doğal olarak bana soracağı sorular vardır. Sayın Başkan, sayın heyet, 6-7 saatlik bir süre kalıyor. Eğer sizin bu kararınız net ise, bu takvim değişmez diyorsanız, benim burada bir sorguya tabi tutulmam diye bir şey gerçekten düşünülemez. Sayın Selahattin Demirtaş 14 gün savunma yaptı. O yüzden benim itirazlarım kayda geçsin istiyorum."

MAHKEME BAŞKANI İLE TARTIŞMA YAŞANDI

Mahkeme Başkanı, İmamoğlu'nun açıklamalarına şu sözlerle karşılık verdi:

"Gereksiz olarak çok uzadı bu dava. 4 aydır yargılama yapıyoruz. Biz programda değişiklik yapmayacağız. Savunma yapmak istemiyorsanız susma hakkı diye kayda geçiririm."

Ardından Mahkeme Başkanı şu ifadeleri kullandı:

"Buraya benimle pazarlık yapmak için geldiyseniz salondan çıkartacağım. Ya savunmanıza geçelim ya da yapmayacaksanız salondan çıkartayım."

İmamoğlu ise,

"Ben savunma yapmaya değil, yargılamaya geldim."

ifadelerini kullandı.

Mahkeme Başkanı bunun üzerine şu karşılığı verdi:

"Burası senin yargılayacağın ortam değil, sen yargılanmaya geldin. Biz senin yargılayacağın makamda oturmuyoruz. CMK 203'ü uyguluyorum, çıkarın salondan."

Yaşanan tartışmanın ardından Ekrem İmamoğlu duruşma salonundan çıkarıldı.

MAHKEME: "SUSMA HAKKINI KULLANDI"

Duruşmanın yeniden başlamasının ardından mahkeme başkanı tutanağa geçirilen işlemleri okuyarak şu açıklamayı yaptı:

"Sanık Ekrem İmamoğlu'nun kimlik bilgilerinin tespitine geçildiği sırada, sanığın şu an savunma yapmayacağını, sadece yargılamanın işleyişine ilişkin birtakım taleplerinin bulunduğunu beyan ettiği, kendisine kimlik tespitine geçilerek savunma yapıp yapmayacağı hususu soruldu."

Mahkeme Başkanı açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Sanığın buna rağmen ısrarla konuşmaya devam ettiği anlaşılmakla, kimlik tespiti yapılarak savunma yapması konusunda tekraren uyarıldığı, savunma yapmadığı takdirde 'susma hakkını' kullanmış sayılacağı hususu kendisine tekraren ihtar edildi."

Kararda ayrıca şu ifadeler yer aldı:

"Sanığın 'Ben buraya yargılanmaya değil, yargılamaya geldim' dediği görülmekle, savunma yapmadığı takdirde susma hakkını kullanmış sayılacağı ihtar edilmesine rağmen savunma yapmayacağını belirttiği anlaşılmakla; susma hakkını kullandığı tespit edildi. Sanığın Mahkeme Başkanı ile sözlü tartışmalara girmeye devam etmesi nedeniyle duruşma düzenini bozan davranışlarını sürdürdüğü anlaşılmakla duruşma salonundan çıkarılmasına karar verildi."

6 SANIK TAHLİYE EDİLDİ

Savcılık ara mütalaasında görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, eski İBB Medya A.Ş çalışanı Ceyda Kıryak ve İBB Halkla İlişkiler Müdürü Serap Karay'ın tahliyelerini talep etti.

Mahkeme heyeti, İnan Güney, Ceyda Kıryak, Serap Karay, Mehmet Karataş, Seyfullah Demirel ve Metin Bal'ın tahliyesine karar verdi.

Dava 17 Ağustos'ta görülecek duruşmaya ertelendi.

Kaynak: Haber Merkezi