Ceza infaz sistemine ilişkin uzun süredir devam eden sadeleştirme ve eşitleme tartışmaları somut bir düzenleme hazırlığına dönüştü. AK Parti ve MHP’nin yanı sıra Adalet Bakanlığı bürokrasisinin de üzerinde çalıştığı yeni modelle, infaz sürelerinin daha anlaşılır ve kalıcı bir yapıya kavuşturulması amaçlanıyor. Çalışmanın temel hedefi; benzer suçlar için farklı infaz uygulamalarının yol açtığı adaletsizlik algısını ortadan kaldırmak.

MECLİS GÜNDEMİNE GELMESİ BEKLENİYOR

Türkiye Gazetesi yazarı Yücel Kayaoğlu’nun aktardığı bilgilere göre, infazda eşitliğin sağlanmasına yönelik düzenlemenin bu yıl içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine getirilmesi planlanıyor. AK Parti’nin hukukçu kurmayları, düzenlemenin üç aşamalı bir model üzerinden hayata geçirileceğini belirtiyor. İlk aşamada, farklı suç tipleri için uygulanan infaz oranlarının daha dengeli hâle getirilmesi amaçlanıyor.

AĞIR SUÇLAR KAPSAM DIŞI

AK Parti kaynakları, yapılacak düzenlemenin toplum vicdanını rahatsız eden ağır suçları kapsamayacağını vurguladı. Kadınlara, çocuklara ve aile bireylerine yönelik ağır suçlar ile cinsel saldırı ve benzeri fiillerde daha uzun infaz sürelerinin korunması planlanıyor. Terör suçları ve bazı özel suç tiplerinde ise mevcut oranların devam etmesi öngörülüyor.

CEZASININ YARISINI ÇEKENE TAHLİYE YOLU AÇILIYOR

Düzenlemenin en dikkat çeken başlığı, infazın yarı oranında uygulanması yönündeki formül oldu. Buna göre, örneğin 10 yıl hapis cezası alan bir hükümlü, cezasının 5 yılını cezaevinde geçirdiyse kalan kısmını şartlı salıverme kapsamında dışarıda tamamlayabilecek. Hâlihazırda cezasının yüzde 50’sini doldurmuş olan hükümlüler için de tahliye imkânı doğabilecek. Bu kapsamda 40 ila 50 bin kişinin düzenlemeden yararlanabileceği de gelen bilgiler arasında.

Yeni yılın ilk sabahı beyaza uyandı: Sokaklar doldu taştı
Yeni yılın ilk sabahı beyaza uyandı: Sokaklar doldu taştı
İçeriği Görüntüle

Cezaevi-1

İYİ HÂL BELİRLEYİCİ OLACAK

Yeni sistemde “iyi hâl” değerlendirmesi kilit rol oynayacak. Cezaevi İdare ve Gözlem Kurullarının vereceği kararlar, şartlı tahliyede temel kriterlerden biri olacak. Bu kurulların daha objektif ve etkin çalışması için ikinci aşamada yapısal değişiklikler planlanıyor. Özellikle uzman raporlarının daha belirleyici hâle getirilmesi amaçlanıyor.

UZMAN RAPORLARI ÖN PLANA ÇIKACAK

Psikolog, pedagog ve psikiyatr gibi uzmanların gözlem kurullarındaki etkinliğinin artırılmasıyla, hükümlülerin topluma uyum sağlayıp sağlayamayacağı daha sağlıklı biçimde değerlendirilecek. Hükümlünün pişmanlık durumu, yeniden suç işleme riski ve sosyal hayata uyum kapasitesi ayrıntılı raporlarla belirlenecek. Topluma uyum sağlayabileceği kanaatine varılan hükümlüler şartlı salıvermeden faydalanabilecek.

TAHLİYE SONRASI DESTEK VE TAKİP SÜRECEK

Üçüncü aşamada ise cezaevinden çıkan hükümlülerin takibine yönelik yeni bir mekanizma kurulması planlanıyor. Şartlı salıverilen kişilere ve ailelerine psikolojik destek sağlanması, iş bulmalarına yardımcı olunması ve mesleki eğitim imkânlarının sunulması da gündemde. Bu yolla da hükümlülerin topluma yeniden kazandırılması ve suçun tekrarlanmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.

10. Yargı Paketi

11. YARGI PAKETİ İLE DE BİNLERCE HÜKÜMLÜ SALINMIŞTI

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 24 Aralık 2025’te kabul ettiği ve Türk Ceza Kanunu ile bazı diğer kanunlarda değişiklikler içeren 11. Yargı Paketi, ceza infaz sisteminde önemli düzenlemeler getirdi. Kamuoyunda yaygın olarak “COVID-19 düzenlemesi” diye anılan maddenin de yer aldığı paket, infaz sürelerinin yeniden düzenlenmesini sağlayarak yaklaşık 50 bin hükümlü için tahliye yolunu açtı.

ERKEN TAHLİYE MEKANİZMASI GENİŞLETİLDİ

Paketin en önemli maddelerinden biri, hükümlülerin cezaevinden daha erken çıkmasına imkân veren düzenlemeyi içeriyor. 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlara ilişkin hükümlere, kapalı cezaevinden açık cezaevine ve buradan denetimli serbestliğe geçiş sürecini mevcut infaz rejimine göre 3 yıl daha erken tamamlama imkânı tanındı. Bu kapsamda yaklaşık 50 bin kişi, infazın erken aşamasında tahliye edildi.

AĞIR SUÇLAR BURADA DA KAPSAM DIŞI

Düzenlemenin kapsamı belirlenirken, kamu güvenliği ve mağdur haklarının korunması da göz önünde bulunduruldu. Terör ve örgütlü suçlar, kasten öldürme, cinsel saldırı ve çocuk istismarı gibi ağır suçlar ile deprem suçları gibi toplum vicdanını sarsan eylemler, bu infaz kolaylığından yararlanamayacak şekilde kapsam dışında bırakıldı.

“AF” DEĞİL, KOŞULLU SALIVERME

Yetkililer, düzenlemenin klasik anlamda bir “genel af” olmadığını, şartlı salıverme ve denetimli serbestlik imkânlarının adil ve ölçülü şekilde kapsamının genişletilmesi olduğunu vurgulamıştı. Meclis görüşmelerinde ve yasal metinde de şartlı tahliye kriterlerinin açıklandığı reform, infaz eşitsizliklerini gidermek amacıyla gerçekleştirildi.

Kaynak: Haber Merkezi