İran İslam Cumhuriyeti, Hürmüz Boğazı’ndaki abluka nedeniyle enerji krizi yaşayan Avrupa ülkelerine dikkat çeken bir teklif sundu. Hükümet Bilgi Konseyi Başkanı Elias Hazrati, Tahran’ın boğazın kullanımı konusunda dünya ülkeleriyle doğrudan ikili anlaşmalar imzalamaya hazır olduğunu açıkladı.
Bu teklifin, ABD Başkanı Donald Trump’ın boğaz güvenliğini kullanıcı ülkelere devretme açıklamasının ardından gelmesi, Avrupa’yı Washington ile Tahran arasında kritik bir tercihle karşı karşıya bıraktı.
“HÜRMÜZ ARTIK ESKİ DÜZENE DÖNMEYECEK”
İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, boğazın özellikle ABD ve İsrail açısından artık eski düzene dönmeyeceği vurgulandı.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Hürmüz Boğazı artık asla eski düzene dönmeyecek, özellikle ABD ve İsrail için”
Ayrıca Basra Körfezi için planlanan “yeni düzen” taslağının operasyonel hazırlıklarının son aşamaya geldiği belirtildi.
AVRUPA’DA ENERJİ KRİZİ DERİNLEŞİYOR
Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması Avrupa ekonomisi üzerinde ağır bir yük oluşturdu. İlk 30 gün içinde enerji maliyetlerinin 16,2 milyar dolar arttığı hesaplandı.
-
Doğal gaz fiyatları %100 arttı
-
Petrol fiyatları %60 yükseldi
Bu gelişmeler sanayi üretimini ve hane halkı bütçelerini ciddi şekilde etkiledi.
PETRODOLAR SİSTEMİ TEHLİKEDE
İran’ın teklifinde en dikkat çeken unsurlardan biri, ödemelerin dolar yerine euro veya yuan üzerinden yapılabilmesi ihtimali oldu. Bu durum, 1974’ten bu yana küresel enerji ticaretini domine eden “petrodolar” sistemini doğrudan hedef alıyor.
Avrupa Merkez Bankası yetkilileri ve finans çevreleri, bu gelişmenin doların rezerv para statüsünü sarsabilecek bir kırılma noktası olabileceğini değerlendiriyor.
AVRUPA İKİLEMDE: WASHINGTON MI, TAHRAN MI?
ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki sorumluluğu kullanıcı ülkelere bırakma yaklaşımı, Avrupa’da “yalnız bırakılma” hissini güçlendirdi. Diplomatik girişimlerin sonuçsuz kalması ise Avrupa Birliği’nin İran ile doğrudan anlaşma ihtimalini artırdı.
Ancak böyle bir adımın, ABD yaptırımlarını delmek ve transatlantik ilişkileri zedelemek anlamına gelebileceği belirtiliyor.
KÜRESEL DENGELER DEĞİŞEBİLİR
Uzmanlara göre İran’ın sunduğu bu teklif yalnızca bir enerji anlaşması değil, aynı zamanda küresel güç dengelerini etkileyebilecek stratejik bir hamle. Avrupa’nın vereceği karar, hem enerji piyasalarını hem de uluslararası finans sistemini doğrudan şekillendirebilir.





