İsrailli yetkililerin hayatını kaybetmiş Filistinlilerden izinsiz organ ve insan derisi topladığına yönelik iddialar, Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi Direktörü Khalid Turaani’nin sert açıklamalarıyla yeniden uluslararası gündemin üst sıralarına taşındı.

“İSRAİL DÜNYANIN EN BÜYÜK İNSAN DERİSİ BANKASINA SAHİP”

Turaani, yaptığı açıklamada İsrail’in dünyanın en büyük insan derisi bankasına sahip olduğunu öne sürerek, bu derilerin Filistinlilerin cenazelerinden elde edildiğini öne sürerek. “İsrail’in Kanal 10 televizyonu, Mart 2014’te İsrail’in dünyadaki en büyük insan derisi bankasına sahip olduğunu bildirdi. Sizce bunca deriyi nereden aldılar? Çin ve Hindistan’dan bile daha fazla insan derisine sahipler. Kelimenin tam anlamıyla Filistin’deki erkek ve kız kardeşlerimin ölü bedenlerinin derisini yüzüyorlar” ifadelerini kullanan Turaani, sözlerinin devamında “Ve ben onlara Nazi dersem, yasalarınız beni cezalandıracak” ifadelerini kullandı.

K A P A K-4

1990’LARA UZANIYOR

Organ ve deri toplama iddiaları yeni değil. 1990’lı yıllarda İsrail’deki Abu Kabir Adli Tıp Enstitüsü’nde görev yapan uzmanların, ailelerin rızası olmadan cenazelerden kornea, kalp kapağı, kemik ve deri gibi doku ve organlar aldığı ortaya çıkmıştı. Enstitünün eski başkanı Yehuda Hiss, 2000 yılında verdiği bir röportajda bu uygulamaların yalnızca Filistinlileri değil, İsrail vatandaşlarını, askerleri ve yabancı işçileri de kapsadığını kabul etmişti. Hiss, otopsiler sırasında açık rıza alınmadığını ve sürecin “oldukça gayriresmî” yürütüldüğünü ifade etmişti.

İ N S A N D E R İ S İ

2009 yılında İsveç’te yayımlanan bir gazete haberinin ardından İsrail yönetimi, geçmişte rıza olmadan organ alındığını resmen kabul etmiş; ancak uygulamanın 1990’larda sona erdiğini açıklamıştı. Aynı dönemde İsveç basınında yer alan bir başka haberde, Filistinlilerin özellikle organları için öldürüldüğü iddia edilmiş, İsrail ise bu suçlamayı sert biçimde reddederek antisemitik olarak nitelendirmişti.

Tartışmaların merkezinde İsrail Ulusal Deri Bankası yer alıyor. Kurumun dünyanın en büyük insan derisi bankası olduğu belirtilirken, İsrail’de organ bağış oranının yaklaşık yüzde 14 seviyesinde olması eleştirilerin odağını oluşturuyor. Eleştirmenler, düşük bağış oranına rağmen büyük miktarda insan derisi depolanmasının kaynağını sorguluyor.

Tarife krizi büyüyor: Trump yüzde 10 küresel vergi hamlesini duyurdu!
Tarife krizi büyüyor: Trump yüzde 10 küresel vergi hamlesini duyurdu!
İçeriği Görüntüle

2014 yılında İsrail televizyonunda yayımlanan bir haberde, yanık tedavisinde kullanılmak üzere hayatını kaybetmiş Filistinliler ve Afrikalı işçilerden alınan derilerin kullanıldığının kabul edildiği aktarılmıştı. Antropolog Nancy Scheper-Hughes ise Yehuda Hiss ile yaptığı görüşmelerde, “düşman” olarak algılanan kişilerden deri alınmasının sembolik boyutuna dikkat çekmişti.

İsrail tarafı ise deri bankasının özellikle askerî yanık vakaları gibi meşru tıbbi ihtiyaçlara hizmet ettiğini savunuyor. Ancak bağış oranları ile depolanan doku miktarı arasındaki fark, yasa dışı kaynak iddialarının sürmesine neden oluyor.

GAZZE’DEN GELEN SON SUÇLAMALAR

Tartışmalar Ekim 2025’te ateşkes sonrası Gazze’den gelen açıklamalarla yeniden alevlendi. Gazze’deki yetkililer, İsrail Savunma Kuvvetleri’nin 120 Filistinlinin cenazesini kornea, koklea, karaciğer ve deri gibi organları eksik şekilde iade ettiğini öne sürdü. Gazze hükümet medya ofisi direktörü Dr. İsmail el-Sevabta, uluslararası soruşturma çağrısında bulunarak bu eylemleri “sistematik işkence ve organ hırsızlığı” olarak tanımladı.

Euro-Med Human Rights Monitor de 2023 sonunda İsrail gözetiminden iade edilen bazı cenazelerde kalp ve böbrek gibi hayati organların eksik olduğuna dair bulgular tespit edildiğini bildirdi.

2025 yılında yayımlanan Washington Report on Middle East Affairs dergisi ise iddiaları küresel organ ticareti ağlarıyla ilişkilendiren değerlendirmelere yer verdi.

İSRAİL’DEN RET VE “KAN İFTİRALARI” SAVUNMASI

İsrailli yetkililer suçlamaları kesin bir dille reddediyor. Hükümet ve ordu sözcüleri, geçmişte yaşanan uygulamaların sınırlı olduğunu ve onlarca yıl önce sona erdiğini belirterek Filistinlilerin özel olarak hedef alınmadığını vurguluyor.

Anti-Defamation League gibi kuruluşlar ise iddiaları “modern kan iftiraları” olarak nitelendiriyor ve Orta Çağ’daki antisemitik suçlamaların güncellenmiş bir versiyonu olduğunu savunuyor. İsrail, 2007 yılında organ ticaretini yasaklayan bir yasa çıkardığını hatırlatırken, destekçileri bunu reform göstergesi olarak sunuyor. Eleştirmenler ise özellikle işgal altındaki topraklarda denetim mekanizmalarının yetersiz olduğunu ileri sürüyor.

Gazze’den 2025’te gelen suçlamalara yanıt veren İsrail, cenazelerdeki eksikliklerin otopsilerden ya da çatışma koşullarından kaynaklanabileceğini, Filistinli kaynakların propaganda yürüttüğünü savundu.

SOSYAL MEDYADA İDDİALAR TARTIŞILIYOR

Özellikle X platformunda Şubat 2026 itibarıyla yayılan paylaşımlar, deri bankası için Filistinlilerden deri alındığı iddialarını yeniden gündeme taşıdı. Bazı kullanıcılar İsrail’i cenazelerin derisini yüzmekle suçlarken, kimi paylaşımlar küresel organ ticareti ağlarına dair iddialar içerdi.

Kaynak: Haber Merkezi