İsrailli gazeteci ve yazar Gideon Levy, İsrail hükümetinin Batı Şeria’da attığı son adımların, Filistin Devleti fikrini sahada ortadan kaldırdığını ve bölgenin fiilen ilhak edildiğini savundu. Levy, İsrail güvenlik kabinesinin aldığı kararların mevcut statükoyu tamamen değiştirdiğini belirterek, yaşanan sürecin geri dönülmesi zor sonuçlar doğurduğunu ifade etti. İsrail’in 1967’den bu yana işgal altında tuttuğu Batı Şeria, uluslararası anlaşmalar ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararları uyarınca işgal altındaki topraklar arasında yer alıyor. Bölge, uluslararası hukuk çerçevesinde gelecekte kurulması öngörülen Filistin Devleti’nin ayrılmaz bir parçası olarak kabul ediliyor. 1990’lı yıllarda Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile İsrail arasında imzalanan Oslo Anlaşmaları, Batı Şeria’da Filistin yönetiminin kurulmasını öngörse de, Levy’ye göre bu anlaşmalar uzun süredir sahada uygulanmıyor.

Başkent’te Kritik Zirve: Erdoğan ve Miçotakis 2 Yıl Sonra Ankara’da Bir Araya Geldi
Başkent’te Kritik Zirve: Erdoğan ve Miçotakis 2 Yıl Sonra Ankara’da Bir Araya Geldi
İçeriği Görüntüle

“Oslo Anlaşmaları resmen sona erdi”

AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Gideon Levy, Batı Şeria’daki mevcut durumu belirleyen Oslo Anlaşmalarının artık geçerliliğini yitirdiğini söyledi. Levy, İsrail’in bu anlaşmaları yıllar boyunca fiilen görmezden geldiğini belirterek, son alınan kararlarla birlikte sürecin resmen sona erdiğini ifade etti. Levy, “Daha da kötüsü, ilhak süreci zirve noktasına ulaştı. Batı Şeria, resmi bir ilan yapılmadan sahada oluşturulan gerçeklikle İsrail tarafından ilhak edildi” değerlendirmesinde bulundu.

İsrail hükümetinin 8 Şubat kararları

Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğinde, aşırı sağcı isimlerin etkili olduğu İsrail hükümetinin 8 Şubat’ta aldığı kararlar, Batı Şeria’daki dengeleri köklü biçimde değiştirdi. Bu kararlar arasında;

Yahudi yerleşimcilerin doğrudan arazi satın almasının önündeki engellerin kaldırılması,
– Filistin yönetiminin yetki alanındaki bölgelerin çeşitli gerekçelerle İsrail tarafından gasbedilmesine imkân tanınması,
El Halil kentinde Filistinli yerel yönetimin yetkilerinin devredilerek İsrail’e bağlı paralel bir belediye kurulması
yer aldı.

“Planlı şiddet ve zorla yerinden edilme”

Levy, Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin, Yahudi yerleşimcilerin sistematik baskı ve şiddetiyle karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Bölgede neredeyse her hafta Filistinli ailelerin saldırılar nedeniyle köylerini terk etmek zorunda kaldığını belirten Levy, yaşananları “planlı ve süreklilik gösteren bir süreç” olarak nitelendirdi. Sık sık Batı Şeria’yı ziyaret ettiğini aktaran Levy, Filistinliler arasında umutsuzluğun giderek arttığını söyledi.

“Her gün yeni ölümler ve yeni yerleşimler”

Batı Şeria’daki güvenlik durumuna da değinen Levy, İsrail ordusu ve yerleşimcilerin saldırılarının arttığını belirtti. Levy’ye göre bölgede her gün çocuklar, gençler ve yaşlılar dahil siviller hayatını kaybediyor. Bununla birlikte, her hafta onlarca yeni yerleşim biriminin kurulduğunu ve on binlerce dönüm arazinin bu yolla el değiştirdiğini ifade etti. Gideon Levy, son gelişmelerin ardından Filistin Yönetimi’nin fiilen işlevsiz hale geldiğini savundu. Levy, Filistinlilerin yeni ve birleşik bir liderliğe ihtiyaç duyduğunu ancak mevcut koşullarda bunun gerçekleşmesini zor gördüğünü dile getirdi. Levy’ye göre, İsrail hükümetinin aldığı kararlar sonrasında Filistin Yönetimi’nin yetkileri büyük ölçüde sembolik hale geldi.

ABD ve Avrupa’ya eleştiri

Batı Şeria’daki ilhak sürecinin gidişatını değiştirebilecek tek aktörün ABD olduğunu savunan Levy, Washington yönetiminin isterse süreci tersine çevirebilecek güce sahip olduğunu söyledi. Öte yandan Avrupa ülkelerinin sessizliğini eleştiren Levy, İsrail’in uluslararası hukuku ihlal eden uygulamalarına karşı somut yaptırımların gündeme gelmediğini belirtti. Levy, Avrupa’nın Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında aldığı hızlı yaptırımları hatırlatarak, Batı Şeria konusunda benzer bir iradenin gösterilmediğini ifade etti. Levy, Batı Şeria’daki yerleşim politikalarının yalnızca mevcut aşırı sağcı hükümete yüklenemeyeceğini vurguladı. Yerleşimlerin temelinin, geçmişte İşçi Partisi ve sosyal demokrat hükümetler döneminde atıldığını belirten Levy, bu sürecin uzun yıllara yayılan bir politika olduğunu dile getirdi. Netanyahu liderliğindeki mevcut hükümetin ise bu sürece ciddi bir hız kazandırdığını söyledi.

“Gazze savaşı Batı Şeria için fırsata dönüştü”

Levy’ye göre, Ekim 2023 sonrası Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılar, Batı Şeria’daki yerleşimciler ve onları destekleyen siyasi çevreler için bir fırsat yarattı. Dünya kamuoyunun Gazze’ye odaklanmasını fırsat bilen bu grupların, Batı Şeria’da yeni bir durum oluşturduğunu savundu. İsrail toplumunun Batı Şeria konusunda ikiye ayrıldığını ifade eden Levy, bir kesimin dini-mesiyanik motivasyonlarla hareket ettiğini, diğer kesimin ise yaşananlardan ya habersiz olduğunu ya da kayıtsız kaldığını söyledi. Levy, aşırı radikal kesimin hedefinin Batı Şeria’yı tamamen Yahudileştirmek olduğunu belirterek, bu vizyonun sahada adım adım uygulandığını savundu.

Kaynak: Haber Merkezi