Üryanizade Ahmet Esat Efendi Camii, İstanbul’un Anadolu Yakası’nda, Üsküdar’a bağlı Kuzguncuk semtinde bulunuyor. Boğaz hattına yakın konumuyla dikkat çeken yapı, hem mimarisi hem de banisi nedeniyle İstanbul’daki özgün camiler arasında. Caminin inşa tarihi kapı kitabesinde 1860 olarak belirtilirken, bazı kaynaklarda yapım sürecinin 19. yüzyılın sonlarına, 1889 yılına tarihlendirildiği de belirtiliyor. Halk arasında caminin yalnızca 40 günde tamamlandığına ilişkin de güçlü bir rivayet bulunuyor. Bu da yapının ahşap ağırlıklı olması ve sade plan şemasına sahip olmasıyla ilişkilendiriliyor.

Üryanizade Camii-1

ŞEYHÜLİSLAM ÜRYANİZADE AHMET ESAT EFENDİ KİMDİR?

Camiye adını veren Üryanizade Ahmet Esat Efendi, Osmanlı Devleti’nde dinî hiyerarşinin en üst makamı olan şeyhülislamlık görevini yürütmüş önemli bir devlet adamıydı. Hoca Abdullah Efendi ve Ahıskalı Hoca İsmail Efendi gibi dönemin tanınmış âlimlerinden ders alan Ahmet Esat Efendi, 1878 yılında Sultan II. Abdülhamid tarafından şeyhülislamlığa getirildi.

Görev süresi boyunca padişahın dinî meselelerde doğrudan müdahil olmamasını savunan bir çizgi izlediği ve bu yönüyle dikkat çektiği bilinenler arasında. Kuzguncuk’ta yaptırdığı cami ise hem şahsi bir hayır eseri hem de dönemin mimari anlayışını yansıtan önemli bir yapı olarak kabul ediliyor.

Üryani̇zade Cami̇i̇

AHŞAP VE TAŞIN BULUŞTUĞU MİMARİ

Üryanizade Camii, dikdörtgen planlı ve köşk görünümüne sahip bir yapı olarak inşa edildi. Alt katı taş malzemeden yapılan caminin bu bölümü geçmişte kayıkhane olarak kullanıldı. Üst kat ise tamamen ahşap malzeme ile inşa edildi ve ibadet alanı olarak düzenlendi.

Giriş cephesi iki yanı tuğla örgülü bir kapı ile sağlanırken, caminin denize bakan cephesinde büyük pencereler bulunuyor. Diğer cephelerde ise pencere bulunmaması yapıya daha kapalı ve sade bir görünüm kazandırıyor. Avluya giriş, güneydoğu yönünden cadde üzerinden sağlanıyor. Beş basamakla ulaşılan giriş kısmı, tek eğimli ahşap çatılı bir sundurma ile korunuyor.

Ekran Görüntüsü 2026 01 20 235617

Hakan Altıner’in 50 yıllık sanat yolculuğu sahnede hayat buluyor
Hakan Altıner’in 50 yıllık sanat yolculuğu sahnede hayat buluyor
İçeriği Görüntüle

MİNARE VE SÜSLEMELER DİKKAT ÇEKİYOR

Caminin en ilgi çekici bölümlerinden biri hiç şüphesiz minaresi. Kısa gövdeli, ahşap malzemeden yapılan minare tek şerefeli olarak tasarlandı. Şerefe kısmında baklava motifleri öne çıkarken, kademeli kaş kemerler ve ara dolgularda beş kollu yıldız süslemeleri yer alıyor. Minarenin üst bölümünde İslam sanatında sık sık rastlanan mukarnas bezemeler bulunurken, köşelerde yaprak motifleri dikkat çekiyor. Sekizgen formdaki kurşun külah, minareyi zarif bir şekilde tamamlıyor.

Üryani̇zade Cami̇i̇5

İÇ MEKÂNDA SADELİK ÖN PLANDA

Üryanizade Camii’nin iç mekânı, dış cephesiyle uyumlu biçimde oldukça sade bir anlayışla düzenlendi. Mermerden yapılan mihrap basit bir niş şeklinde tasarlandı. Ahşap minber ve vaaz kürsüsü, yapının genel karakterini yansıtan yalın detaylara sahip. İbadet alanı ahşap tavanla örtülürken, yapı dışarıdan kırma çatı ile kapatıldı. Zemin kat mahfili ve kadınlar mahfili düzeni, caminin fonksiyonel kullanımını destekleyecek şekilde planlandı.

RESTORASYONLA YENİDEN HAYAT BULDU

Zaman içinde yıpranan Üryanizade Ahmet Esat Efendi Camii, 2013 yılında kapsamlı bir restorasyon sürecine alındı. Çalışmalar sırasında yapının özgün ahşap dokusunun korunmasına özel önem verildi. Taş duvarlar güçlendirildi, zarar gören ahşap bölümler aslına uygun şekilde yenilendi.

Ekran Görüntüsü 2026 01 20 235625

Yaklaşık dört yıl süren restorasyonun ardından cami, 2017 yılında yeniden ibadete açıldı. Bugün Üryanizade Camii, hem mahalle sakinlerinin düzenli olarak kullandığı bir ibadet mekânı hem de İstanbul’un ahşap cami geleneğini yansıtan önemli bir kültürel miras olarak varlığını sürdürüyor.

HEM İBADET HEM ZİYARET NOKTASI

Üryanizade Ahmet Esat Efendi Camii, Kuzguncuk’un simge yapıları arasında yer alıyor. Sessiz ve sakin atmosferiyle dikkat çeken cami, yerli ve yabancı ziyaretçilerin de uğrak noktalarından biri. Osmanlı’nın geç dönemine ait ahşap eser, Boğaz kıyısında tarihle baş başa kalmak isteyenler için eşsiz bir durak olmaya devam ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi