İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Meslek Fabrikası” olarak kullandığı tarihi binada tahliye süreci başladı. Tahliye süresinin dolmasının ardından sabah erken saatlerde polis ekipleri binaya girerek süreci başlattı. Bina çevresi güvenlik güçleri tarafından kapatılırken, içeride tespit çalışmaları yapıldığı öğrenildi.
“HUKUKSUZLUĞA RAZI OLMAYACAĞIZ”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, yaşananlara sert tepki gösterdi. Yıldır, sürece ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Bu durumu görür görmez hemen konuyla ilgilendik. Biz buradayız, hiçbir yere de gitmeyeceğiz. Sürecin sonuna kadar hiçbir yere ayrılmayacağız. Ciddi bir hukuksuzluk var burada. Bu süreç olumlu sonuçlanana kadar hiçbir yere ayrılmayacağız. Bütün halkımıza bunu duyurmak isterim. Bu hukuksuzluğa razı olmayacağız. Şu an içeride tespit yapılıyor. Arkadaşlarımız kendilerine refakat ediyorlar. Sürecin sonlanmasını bekliyoruz”
BAŞKAN TUGAY: “BU BİR UTANÇ VAKASI”
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada tahliye sürecine tepki gösterdi. Tugay, şu ifadeleri kullandı:
“Yüzde 100 mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesine ve dolayısıyla İzmir halkına ait olan meslek fabrikası binamızın tapusuna hukuksuz bir şekilde el koydunuz. Bu haksız hukuksuz uygulamanıza karşı açtığımız dava devam etmesine rağmen, alelacele belediye hizmet binamızı boşalttırmak ve verilen hizmeti durdurmak için ne uğraştınız. %100 haksız olduğunuz, sadece güç gösterisinde bulunmak için ısrar ettiğiniz bu yanlış kararı uygulamak adına belediyenin binasının sabahın beşinde yüzlerce polis tarafınca ablukaya alınması İzmir’in tarihine geçirdiğiniz bir utanç vakası olmaktan başka ne olacak sanıyorsunuz? Dünya Sağlık Örgütünün “Tek Sağlık Zirvesine” konuşmacı olarak davet edilmiştim. Dün akşam geldiğim Lyon şehrinden, konuşmamı yapamadan ilk uçakla İzmir’e geri dönüyorum. Buradaki herkes neden buraya geldikten bir kaç saat sonra, konuşmamı yapamadan, toplantıya katılamadan döndüğümü soracak; Onlara bu durum nasıl açıklanabilir bilmiyorum. Türkiye böyle bir ülke değildi. Ne çok şeyi kaybettirdiniz ülkemize. Bir toplantı ne kadar önemli diyebilirsiniz. Ama böyle böyle kaybediliyor ülkemizin itibarı ve ülkemize dair güven. Çok üzgünüm. Haklarımızın ve hukukun tamamen ayaklar altına alındığı belli bir siyaset mensuplarınca sahiplenilmiş bu zorbalığa karşı elbette razı olmayacağız ve boyun eğmeyeceğiz. Şehrimizi, insanlarımızı, haklılığımızı elimizden geldiğince, gücümüz yettiğince savunmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. Ne olursa olsun”
“ATATÜRK KARARNAMESİ” VURGUSU
Tugay, binanın geçmişine ilişkin de önemli bilgiler paylaşarak şu ifadeleri kullandı:
“Polis ablukası ile zorla tahliye etmeye çalıştığınız bina, bizim hizmet binamız, belediyenin ve İzmir halkının “her anlamda yüzde 100 sahibi olduğu bu mülk;
Un fabrikası olarak özel girişimciler tarafından yapılmış bir binadır. Herhangi bir vakıf bu binayı yapmamıştır.
1926 yılında Atatürk ve bakanlar kurulu tarafınca kamulaştırılmış ve İzmir yerel yönetimine verilmiştir.
2007 yılında tapuda vakıfların mülkiyetle alakasız mukataa şerhinin kaldırılması için İzmir Büyükşehir Belediyesi Vakıflara o günün parasıyla 1milyon 600 bin TL para ödemiş ve bu şerhi tamamen kaldırmıştır.
Bu bina yine İzmir Büyükşehir Belediyesinin tüm masrafını üstlendiği büyük bir restorasyon çalışması yapıldıktan sonra 2017 yılında meslek fabrikası olarak hizmete alınmış ve O TARİHTEN BUGÜNE KADAR ARALIKSIZ bu amaçla kullanılmaktadır.
Gerisi yalan, dolan, iftira, saptırma ve çarpıtmadır. Hatırlatmak istedim.”
KRİZ BÜYÜYOR
İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında yaşanan mülkiyet tartışması, tahliye sürecinin başlamasıyla birlikte yeni bir boyuta taşındı.
Taraflar arasında süren hukuki sürecin nasıl sonuçlanacağı ve tahliye işlemlerinin nasıl ilerleyeceği merakla bekleniyor.



