Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Erdal Durmuş, orucun kalp sağlığı üzerindeki etkilerinin kişiye göre değiştiğini vurguladı. Oruç sürecinin bazı hastalarda iyi kolesterolü (HDL) artırabildiğini ve kötü kolesterolü (LDL) düşürebildiğini ifade eden Durmuş, bunun yanı sıra tansiyon üzerinde düşürücü etki sağlayarak kalp hastalığı riskini azaltabileceğini söyledi.
Ayrıca vücuttaki enflamasyonun azalmasının da kalp sağlığı açısından olumlu sonuçlar doğurabileceğini belirten Durmuş, buna rağmen tüm kalp hastaları için geçerli tek tip bir öneride bulunmanın mümkün olmadığını dile getirdi. “Her hasta kendi kardiyoloğu tarafından bireysel olarak değerlendirilmelidir” uyarısında bulundu.

KALP YETERSİZLİĞİ OLANLAR DAHA FAZLA RİSK ALTINDA
Kalp yetersizliği bulunan hastaların oruç konusunda daha dikkatli olması gerektiğini söyleyen Durmuş, bu hastaların çoğunlukla yoğun idrar söktürücü tedavi aldığını hatırlattı. Uzun süreli susuzluğun böbrek fonksiyonlarında bozulmaya ve ciddi tansiyon düşüşlerine yol açabileceğini belirten Durmuş, ileri derecede kalp fonksiyon bozukluğu olan hastalar için orucun uygun olmayabileceğini kaydetti.
KONTROLSÜZ TANSİYON HASTALARINA UYARI
Yüksek tansiyonu kontrol altına alınmamış hastalar için de risklerin bulunduğunu ifade eden Durmuş, uzun süreli açlık sonrası iftarda aşırı ve hızlı yemek tüketiminin sağlık açısından sakıncalı olabileceğini belirtti.
Tansiyonu ilaç tedavisiyle düzenli seyreden hastalarda ise ilaç saatlerinin iftar ve sahura göre yeniden planlanmasıyla oruç tutulabileceğini söyledi. Güncel yaklaşımlara göre tansiyonun ortalama 135/85 mmHg’nin altında seyretmesinin kontrol açısından önemli bir kriter olduğuna dikkat çekti.
SON DÖNEMDE KALP KRİZİ GEÇİRENLER İÇİN RİSK
Kalp damar tıkanıklığı bulunan hastalar için de özel değerlendirme gerektiğini belirten Durmuş, son 6 ay içinde kalp krizi geçiren, bypass ameliyatı olan ya da koroner stent takılan hastaların oruç tutmasının genellikle önerilmediğini söyledi.
Bu hastaların sıklıkla ikili kan sulandırıcı tedavi aldığını belirten Durmuş, uzun süreli açlık ve susuzluğun pıhtılaşma riskini artırabileceğini ifade etti. Hastalığın stabil hale gelmesi ve tekli kan sulandırıcı tedaviye geçilmesi durumunda ise mutlaka hekim onayı alınması gerektiğini vurguladı. Aktif göğüs ağrısı veya ciddi nefes darlığı bulunan kişilerin de oruç öncesinde mutlaka doktora başvurması gerektiğini sözlerine ekledi.
RİTİM BOZUKLUĞU VE KAPAK HASTALARINDA DİKKAT
Kontrolsüz ritim bozukluğu olan ya da ciddi kapak hastalığı bulunan kişiler için de risklerin söz konusu olduğunu belirten Durmuş, özellikle metal kapak takılan ve düzenli kan sulandırıcı kullanan hastalarda beslenme düzenindeki değişikliklerin ilaç düzeyini etkileyebileceğini söyledi. Bunun kanama ya da kapakta pıhtı oluşumu gibi ciddi sonuçlara yol açabileceğini kaydetti.
Ritmi kontrol altında olan ve beslenmeden etkilenmeyen ilaç kullanan hastaların ise doktor kontrolünde oruç tutabileceğini belirtti.
KALP PİLİ OLAN HASTALAR İÇİN DEĞERLENDİRME ŞART
Kalp pili bulunan hastaların da kendi içinde farklı gruplara ayrıldığını ifade eden Durmuş, kalp yetersizliği nedeniyle pil takılan ve yoğun ilaç kullanan hastalarda orucun uygun olmayabileceğini söyledi. Ancak yalnızca ritim bozukluğu nedeniyle pil takılan ve genel durumu iyi olan hastaların, hekim kontrolüyle oruç tutabileceğini dile getirdi.
RAMAZAN’DA BESLENME DÜZENİ ÖNEMLİ
Dr. Durmuş, Ramazan ayında kalp hastalarının beslenme alışkanlıklarına özel önem vermesi gerektiğini de hatırlattı. Aşırı yağlı ve ağır et yemeklerinden kaçınılması gerektiğini belirten Durmuş, sebze ağırlıklı Akdeniz tipi beslenmenin tercih edilmesini önerdi.
İftar ile sahur arasında yeterli miktarda su tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Durmuş, çay ve kahve gibi idrar söktürücü içeceklerin aşırı tüketiminden kaçınılması gerektiğini sözlerine ekledi.


