BANYO YAPARKEN FARK ETTİĞİ KİTLE HAYATINI DEĞİŞTİRDİ
Meme kanseri çoğunlukla kadınlarda görülen bir hastalık olarak bilinse de, erkeklerde de nadir olarak ortaya çıkabiliyor. Tekirdağ'da yaşayan 54 yaşındaki İlyas Akman'ın yaşadığı süreç ise erkeklerde de meme kanserine karşı farkındalığın artırılması ve erken teşhisin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
2018 yılında banyo yaptığı sırada sol göğsünde eline gelen kitleyi fark eden Akman, vakit kaybetmeden hastaneye başvurdu. Yapılan tetkikler sonucunda meme kanseri teşhisi konulan Akman, erken teşhis sayesinde kısa sürede tedaviye başladı.

Yaşadığı süreci anlatan Akman, şunları söyledi:
"Meme kanserine 2018 yılında teşhis konuldu. Teşhisimiz banyo yaparken sol göğsümde bir topaç hissetmemle oldu. Bu topaçı hissettikten sonra bunun normal bir şey olmadığını anlayıp, bir ağrı sızım yoktu, genel cerrahi bölümüne gittim. Genel cerrahi bölümünde gerekli tetkikler yapıldıktan sonra mamografi ve ultrason oldu. Orada bir kitle olduğuna karar verdiler. Daha sonra Sibel Hanım'la görüşüp, tedavi sürecine başladık. Biyopsi ve patoloji sonucu çıktıktan sonra bir kitle olduğu anlaşıldı. Erken teşhis olduğu için de direkt bir hafta içinde ameliyata girdik. Gayet güzel, başarılı bir ameliyat geçirdikten sonra 4 ay boyunca kemoterapi gördüm."
GENETİK YATKINLIK NEDENİYLE DİĞER MEMESİNİ DE ALDIRDI
Tedavi sürecinin ardından ailesiyle birlikte genetik test yaptırdıklarını anlatan Akman, test sonucunda genetik yatkınlık tespit edilmesi üzerine, herhangi bir sağlık sorunu bulunmamasına rağmen hastalığın yeniden ortaya çıkma riskini azaltmak amacıyla diğer memesini de aldırdığını söyledi.
Akman, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:
"Kemoterapiden sonra genetik testleri yaptırdık ailece. Ailede genetik çıktığı için bu sefer 1 yıl sonra sağ tarafı aldırmak zorunda kaldım. Çünkü şu an orada bir problem yoktu ama tekrar aynı sorunu yaşamamak için, aynı tedavi sürecini, tekrar kemoterapileri yeniden sil baştan yapmamak için sağ tarafı da aldırdık. Bu genetik şey de çıktıktan sonra ailemde kız kardeşimde de genetik çıktı. 3 sene sonra kız kardeşim de aynı rahatsızlığa yakalanınca o da tedavisine devam etti. Şu an o da gayet sağlıklı, ben de sağlıklıyım. Şu anda 6 ayda bir kontrollerime geliyorum, her şey yolunda."
"HASTALIK BANA GELDİĞİNE PİŞMAN OLMUŞTUR"
Kanser teşhisini ilk duyduğunda tedirgin olduğunu ancak hastalığa teslim olmamaya karar verdiğini ifade eden Akman, tedavi sürecinde doktorlarının desteğinin kendisine büyük moral verdiğini belirtti.
Hastalığı kabullenmeyerek günlük yaşamına devam ettiğini söyleyen Akman, şu ifadeleri kullandı:
"Bizi ayakta tutan. Yani hastalık bana geldiğine pişman olmuştur. İlk başlarda tabii hastalığı duyunca insan ister istemez tedirgin oluyor ama ondan sonra diyorsun ki, ‘Ya bunda da bir imtihan vardır' diyorsun kendi kendine. Kabullenmedim hastalığı ben. Hastalığı kabullenmedikten sonra tedavi süreci, gerek onkoloji doktorları, gerek beni ameliyat eden doktorların bana verdiği destek sayesinde hastalığı kabullenmedim ve bir şekilde kendimi dışlamadım dışarıdan. Aynı yaptığım işlere, çalıştığım şeylere devam ettim. Mesela hâlâ hem çiftçilik yapıyorum hem özel sektörde çalışıyorum. İşlerimden de vazgeçmedim. Kendimi bırakmadım. Oraya psikolojik olarak, beyin olarak ben hastalığı kabullenmediğim için şu an bu durumdayım ve gayet Allah'ıma şükürler olsun ki her şey yolunda."
"ERKEKLER BAYANLAR GİBİ DUYARLI DEĞİL"
Erkeklerde meme kanserinin nadir görülmesine rağmen hastalığın ciddiye alınması gerektiğini vurgulayan Akman, erkeklerin de düzenli olarak kendi vücutlarını kontrol etmeleri gerektiğini ifade etti.
Akman, erken teşhisin önemine dikkat çekerek şunları söyledi:
"Erkeklerde aslında biliyor musunuz, bunu araştırdım ben; bayanlara göre ölüm oranı erkeklerde yüzde 90 daha fazla. Bayanların avantajı tedavi, hormonlarından dolayı tedavi süreçleri uzun ama iyileşme süreçleri çok fazla. Erkeklerde erken teşhis olmadığı zaman, koltuk altı ve lenf bezlerine geçtiğinde geri dönüşü olmayan bir yola giriyorsunuz. Ve ölüm oranı gerçekten de. Tamam, erkeklerde çok nadir görünüyor ama bunun sebebi erkeklerin bayanlar gibi duyarlı olmamasından kaynaklanıyor. Ama eğer bizler sürekli 2 günde bir, günde bir banyo yapıyoruz değil mi? Banyo yaparken eğer şu şekilde ovunurken şu meme uçlarında şey ederseniz, orada herhangi bir farklılığı anlayabilirsiniz. Çünkü ben o şekilde fark ettim ve ağrı, sızım yokken geldim. Ama biz erkekler bunları bazen umursamıyoruz. Yani kolay, zor bir şey değil. 5 dakika ovunurken şu şekilde meme uçlarını ve şu şekilde ovulduğunda eğer orada farklı bir şey hissettiklerinde doktora gitmelerinde fayda var. Çünkü erken teşhis hayat kurtarır. Benimki de o şekilde oldu."
"GEÇ KALMAKTAN KORKUN"
Erken teşhisin tedavi sürecinde büyük avantaj sağladığını belirten Akman, erkeklere kontrollerini ihmal etmemeleri çağrısında bulundu.
Akman, sözlerini şöyle tamamladı:
"Geç kalmaktan korkun. Çünkü geç kaldıktan sonra bir daha dönüşü olmayan bir şey oluyor. Benim erken teşhis olduğu için tedavim de daha kolay sürdü, kısa sürdü. Bu yüzden tüm hastalara tekrar geçmiş olsun diyorum."
TERAPİ MERKEZİNDE DİĞER HASTALARA MORAL VERİYOR
Tedavisini başarıyla tamamladıktan sonra yaşamına kaldığı yerden devam eden İlyas Akman, hem çiftçilik yapmayı hem de özel sektördeki işini sürdürüyor.
Bunun yanı sıra Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi Terapi Merkezi'nde kanser hastalarına yönelik düzenlenen etkinlik ve kurslara da katılan Akman, burada çeşitli el emeği çalışmaları yaparak diğer hastalarla bir araya geliyor.
Yaşadığı zorlu sürecin ardından edindiği deneyimleri diğer hastalarla paylaşan Akman, terapi merkezinde hem moral buluyor hem de kanser tedavisi gören kişilere umut olmaya devam ediyor.



