Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin siyasi kulislerde hareketlilik sürerken, iktidar cephesinden gelen mesajlar dikkat çekti. AK Parti kaynakları, örgütün fiilen ve sahada doğrulanabilir biçimde silah bırakmadığı bir ortamda yeni bir hukuki düzenleme yapılmasının gündemde olmadığını belirtti. Parti yönetiminde, özellikle güvenlik boyutunun öncelikli olduğu ve somut gelişmeler görülmeden herhangi bir adım atılmasının riskli bulunduğu ifade ediliyor.

Ankara kulislerinde konuşulanlara göre AK Parti, sürecin ilerleyebilmesi için ilk ve en önemli şartın örgütün silah bırakması olduğu görüşünde birleşiyor. Parti kaynakları, “ihtimaller üzerinden yasa çıkarılamayacağı” değerlendirmesini yaparken, örgüt içinde sürece karşı duran grupların bulunduğu iddialarına da dikkat çekiyor.

AK PARTİ’DEN “ÖNCE SAHADA ADIM” VURGUSU

İktidar kaynakları, güvenlik birimlerinden gelen raporların dikkatle takip edildiğini ve örgütün silah bırakma konusunda henüz net bir tablo ortaya koymadığını savunuyor. Bazı bölgelerde silah depolarının güçlendirildiği ve belirli alanlara yeni mühimmat sevkiyatı yapıldığı yönündeki iddiaların da değerlendirildiği belirtiliyor. Bu nedenle AK Parti kurmayları, sahada doğrulanmış bir silahsızlanma süreci başlamadan kapsamlı bir yasal düzenlemenin siyasi ve güvenlik açısından doğru olmayacağını düşünüyor. Parti içinde hakim görüşün, “önce uygulama, sonra hukukî adım” yaklaşımı olduğu ifade ediliyor.

Ak Parti Aa 1896523

“MEVCUT MEVZUAT YETERLİ”

DEM Parti cephesinden gelen, “hukuki düzenleme olmadığı için bazı örgüt mensuplarının Türkiye’ye dönemediği” yönündeki açıklamalara da AK Parti kaynaklarından yanıt geldi. Parti kurmayları, mevcut yasal çerçevenin belirli koşulları sağlayan kişiler açısından zaten dönüş imkanına izin verdiğini savunuyor.

AK Parti’ye yakın kaynaklar, herhangi bir suça doğrudan karışmamış kişilerin mevcut mevzuat kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olduğunu belirtirken, yeni bir düzenlemenin zorunlu olmadığı görüşünü dile getiriyor. Sergilenen yaklaşımın, güvenlik politikaları ile hukuk sistemi arasındaki dengenin korunması amacı taşıdığı ifade ediliyor.

ÖCALAN’A STATÜ TALEBİNE MESAFELİ YAKLAŞIM

Siyasi gündemde en fazla tartışılan başlıklardan biri ise Abdullah Öcalan’a yönelik “hukuki statü” önerisi oldu. DEM Parti’nin gündeme taşıdığı ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de destek verdiği öneriye AK Parti cephesinin sıcak bakmadığı belirtiliyor.

Bahçeli öcalan-1

Saadet Partisi Ankara'da sahaya indi!
Saadet Partisi Ankara'da sahaya indi!
İçeriği Görüntüle

Parti kaynakları, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası bulunan bir hükümlüye özel bir statü verilmesinin mevcut hukuk sistemi içerisinde mümkün olmadığını savunuyor. AK Parti içinde yapılan değerlendirmelerde, böyle bir adımın hem hukuki hem de toplumsal açıdan ciddi tartışmalar doğurabileceği görüşü öne çıkıyor. Ankara’da konuşulan kulis bilgilerine göre, iktidar cephesinde “kişiye özel düzenleme” algısı oluşturabilecek adımlardan özellikle kaçınılması gerektiği düşünülüyor.

İMRALI İÇİN ARA FORMÜLLER GÜNDEMDE

Öte yandan AK Parti içerisinde, doğrudan hukuki statü yerine bazı “ara formüllerin” değerlendirildiği de ifade ediliyor. Bu kapsamda İmralı’daki iletişim imkanlarının genişletilmesi, farklı kesimlerle temas kurulabilmesinin sağlanması ve örgüt üzerindeki etkisinin sürecin ilerlemesi için kullanılmasının değerlendirildiği öne sürülüyor.

Kulislerde konuşulan iddialara göre, Abdullah Öcalan’ın gazeteciler, akademisyenler ve toplumun çeşitli kesimleriyle daha geniş iletişim kurabilmesine yönelik seçenekler masada bulunuyor. Ayrıca Kandil ile daha doğrudan temas imkanının sağlanmasının da süreç yönetimi açısından etkili olabileceği değerlendiriliyor. AK Parti kaynakları, iletişim kanallarının kontrollü biçimde genişletilmesinin örgüt üzerindeki baskıyı artırabileceği ve silah bırakma sürecini hızlandırabileceği görüşünü dile getiriyor.

Kaynak: Haber Merkezi