Türk edebiyatının en güçlü kalemlerinden Sabahattin Ali’nin yaşamı, tek kişilik etkileyici bir performansla tiyatro sahnesinde hayat buluyor. Utku Çetin’in yorumuyla sahneye taşınan oyun, izleyiciyi yazarın iç dünyasına doğru derin bir yolculuğa çıkarıyor.

SABAHATTİN ALİ’NİN HAYATINA SAHNEDEN BAKIŞ

Hayatta fevkalade hiçbir hadise yoktur. Her şey birbirinin aynısıdır.” sözleriyle başlayan oyun; Sabahattin Ali’nin çocukluk yıllarından yazarlık serüvenine, aşklarından ailesine ve hayatının son dönemine kadar uzanan gerçek hikâyesini çarpıcı bir anlatımla aktarıyor.

Bir ömrün izleri, sahnede yalnızca biyografik bir anlatı değil; aynı zamanda insan ruhunun derinliklerine yapılan bir yolculuk olarak seyirciyle buluşuyor.

BERLİN DÜŞLERİ VE MARIA PUDER’İN SESİ

Utku Çetin’in sahne performansı, Sabahattin Ali’nin hayal dünyasını ve özellikle Berlin’e dair düşlerini ön plana çıkarıyor. Oyunda, yazarın içsel yolculuğu Maria Puder’in sesiyle buluşan sahnelerle daha da derinleşiyor.

Seyirciler, Sabahattin Ali’nin yaşamına yalnızca tanıklık etmiyor; aynı zamanda onun duygularını, hayal kırıklıklarını ve umutlarını da hissederek deneyimliyor.

TARİH VE MEKÂN

Edebiyat ve tiyatro tutkunları için kaçırılmaması gereken oyun, izleyicilere hem duygusal hem de düşünsel bir deneyim sunmayı hedefliyor.

Kaynak: Sevda Ecem Karapolat