Keçiören’de ulaşıma nefes aldıracak adım: İki yeni otobüs hattı geldi
Keçiören’de ulaşıma nefes aldıracak adım: İki yeni otobüs hattı geldi
İçeriği Görüntüle

ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın da katıldığı görüşmenin sert tartışmalarla geçtiği, toplantının ise gerilimle sona erdiği öğrenildi. Suriyeli kaynaklar, taraflar arasında özellikle imzalanan anlaşmanın uygulanması konusunda ciddi bir kopuş yaşandığını aktardı.

Toplantının başında Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara’nın sakin bir üslupla Mazlum Abdi’ye tek bir soru yönelttiği belirtildi. Şara’nın, “Dün elektronik ortamda imzaladığımız anlaşmayı uygulayacak mısınız?” sorusu, görüşmenin seyrini belirleyen ilk kırılma noktası oldu.

Mazlum Abdi’nin bu soruya verdiği yanıt ise tansiyonu yükseltti. Abdi, elektronik imzayı tanımadığını belirterek, “Anlaşmaya bağlı değilim. Şartları görüşebilmemiz için önce askeri konvoyları durdurun” dedi.

ŞARA: MÜZAKEREYE YER YOK

Abdi’nin talebine net bir şekilde karşı çıkan Ahmed Şara’nın, askeri hareketliliğin durdurulmasının söz konusu olmadığını ifade ettiği aktarıldı. Şara’nın, “Müzakereye yer yok. Konvoylar durmayacak. Devletin sahada yaptığı her şey anlaşma kapsamındadır” sözleriyle tavrını ortaya koyduğu kaydedildi.

Bu yanıtın ardından toplantıdaki atmosferin daha da sertleştiği belirtildi.

Ahmet-3

ABD TEMSİLCİSİ BARRACK’TAN SERT ÇIKIŞ

Mazlum Abdi’nin anlaşmayı reddetmesi üzerine ABD Temsilcisi Tom Barrack’ın devreye girdiği ve sert ifadeler kullandığı öne sürüldü. Barrack’ın Abdi’ye hitaben, Erbil’deki önceki temasları hatırlatarak, “Seni tamamen çöküşten kurtardıktan sonra Başkan Şara’nın önünde beni utanç verici bir duruma düşürdün. Bu ahlaksız bir inkârdır. 10 Mart anlaşmasına uymadın, şimdi de 18 Ocak anlaşmasını inkâr ediyorsun” dediği iddia edildi.

“KARARLARI KANDİL VERİYOR” İDDİASI

Krizin derinleşmesi üzerine Mazlum Abdi’nin, ABD’li elçi aracılığıyla 5 günlük bir uzatma süresi talep ettiği aktarıldı. Ancak Tom Barrack’ın bu talebi sert bir dille reddettiği belirtildi.

Barrack’ın, Abdi’nin bağımsız karar alma yetisine sahip olmadığını ima ederek, “Başkan Şara’nın huzurunda bunu istemekten utanıyorum. Sen kendi kararlarını veren biri değilsin. Bu yüzden Kandil’den çıkacak bir kararın garantisini de veremem” dediği öne sürüldü.

Abdi’nin Haseke ve Ayn el-Arab (Kobani) için “tam özerklik” talebi de Ahmed Şara tarafından reddedildi. Şara’nın, sadece daha önce belirtilen bakan yardımcılığı ve valilik gibi sınırlı idari düzenlemelerin geçerli olabileceğini vurguladığı ifade edildi.

Lub-1

TRUMP DEVREYE GİRDİ

Görüşmede yaşanan kriz sonrası Tom Barrack’ın durumu ABD Başkanı Donald Trump’a ilettiği ve bunun üzerine doğrudan temas kurulduğu öğrenildi. Başkan Trump’ın, Ahmed Şara’ya Suriye’de istikrarın sağlanması için attığı adımları destekleme konusunda ABD’nin kararlılığını teyit ettiği bildirildi.

Trump’ın, SDG’ye daha önce birden fazla fırsat tanınmasına rağmen anlaşmaların uygulanmamasından duyduğu rahatsızlığı açıkça dile getirdiği aktarıldı.

PERŞEMBE GÜNÜNE KADAR MÜHLET İSTEDİ

ABD Başkanı Trump’ın, Ahmed Şara’dan önümüzdeki Perşembe gününe kadar kısa bir mühlet verilmesini rica ettiği, bu sürenin SDG için değil, ABD’nin kendi iç süreçlerine ilişkin nedenlerden kaynaklandığını özellikle vurguladığı belirtildi. Trump’ın, bu sürenin sonunda Suriye devletinin anlaşmayı hayata geçirmek için uygun gördüğü tüm önlemleri alma hakkına sahip olduğunu da teyit ettiği kaydedildi.

DEAŞ HAPİSHANELERİ EN KRİTİK BAŞLIK

Trump’ın görüşmede özellikle DEAŞ hapishanelerinin güvenliğine dikkat çektiği öğrenildi. ABD Başkanı’nın, bu konuda Suriye devletinin yapıcı rolüne güvendiğini ifade ettiği ve ABD kuvvetleri ile Uluslararası Koalisyon komutanlığına, hapishanelerin korunması ve Suriye yönetimiyle tam iş birliği yapılması yönünde kesin talimat vereceğini açıkladığı aktarıldı.

TAM ENTEGRASYON ANLAŞMASININ KAPSAMI

Şam yönetimi ile YPG/SDG arasında varılan Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması; örgütün Fırat Nehri’nin doğusundaki Rakka ve Deyrizor’dan tamamen çekilmesini, Haseke’deki kamu kurumlarının Suriye devletine devredilmesini, tüm sınır kapıları ve enerji kaynaklarının merkezi otoriteye bağlanmasını ve YPG/SDG unsurlarının bireysel olarak güvenlik güçlerine entegre edilmesini öngörüyor.

Kaynak: Haber Merkezi