Yükseköğretim Kurulu’nun gündeminde yer alan yeni model hakkında değerlendirmelerde bulunan Özvar, mevcut sistemin daha verimli hale getirilmesi için yoğun bir çalışma yürütüldüğünü dile getirdi. Lisans eğitiminin üç yıla düşürülmesinin yalnızca süreyi kısaltmak anlamına gelmediğini vurgulayan Özvar, eğitim kalitesinden ödün verilmeden daha etkin bir sistem kurulmasının hedeflendiğini söyledi.
Özvar, “Sekiz yarıyıllık eğitim yapısı korunacak ancak daha yoğun ve planlı bir akademik takvimle bu sürenin üç yılda tamamlanabilmesi mümkün hale gelecek” mesajını verdi.
YENİ MODEL DAHA YOĞUN, DAHA ESNEK EĞİTİM
Üzerinde çalışılan modele göre üniversitelerde klasik iki dönem yerine yıl içinde üç dönemlik (sömestr) bir eğitim sistemi gündemde. Bu sistemle öğrencilerin aynı akademik içeriği daha kısa sürede tamamlaması hedefleniyor.
YÖK’ün planlamasında, ders içeriklerinin sadeleştirilmesi, kredi sisteminin yeniden düzenlenmesi ve yaz dönemlerinin daha aktif kullanılması gibi başlıklar öne çıkıyor. Böylece öğrencilerin mezuniyet süreci hızlanırken, iş gücü piyasasına daha erken katılım sağlanması amaçlanıyor.
KALİTEDEN TAVİZ VERİLMEYECEK
Yapılması planlanan değişiklikle ilgili en çok merak edilen konulardan biri de eğitim kalitesinin nasıl etkileneceği. Bu noktaya özellikle vurgu yapan Özvar, öğrencilerin program yeterliliklerinden ve öğrenim çıktılarından taviz verilmeyeceğini belirtti.
Yeni modelde öğrencilerin yine aynı kredi yüküyle mezun olacağı, ancak akademik takvimin daha verimli kullanılması sayesinde sürenin kısalacağı ifade ediliyor.

ÜNİVERSİTELERDE DÖNÜŞÜM SÜRECİ
Yükseköğretimde planlanan bu değişim, sadece süreyle sınırlı kalmayacak. Aynı zamanda üniversitelerin daha esnek, dinamik ve uluslararası standartlara uyumlu hale getirilmesi hedefleniyor.
Özvar Türkiye’de üniversite eğitiminde önemli bir dönüşüm sürecinin kapıda olduğuna işaret ederken, yeni sistemin ne zaman hayata geçirileceği ve hangi bölümlerde uygulanacağı ise önümüzdeki süreçte netlik kazanacak.



